Ana içeriğe geç
Sözlük

birey ile cümle

birey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Birey bunlardan sadece birinde yer alır.Omvendt skal mænd kun have et.
Kariyeri boyunca bireysel ödüller almıştır.Hun fortsatte med at modtage priser gennem hele sin karriere.
Birey hayatını kontrol edemediğini düşünür.Du er ikke i stand til at kontrollere dine tanker.
Fakat, bireysel sistem seviyesinde sketchup kullanmışlardır.Spillet gør i personskabelses fasen brug af SPECIAL Systemet.
Kurallar bireylere veya gruplara uygulanabilir.Supervision kan gives til enkeltpersoner eller til mindre grupper.
Bazı rivayetlere göre tutsak tutulan bireyler severek balık yemiştir.Fjeldørred fiskes gerne af lystfiskere.
Bireylerin bu gücü toplumun gücünü oluşturur.De viser, hvor magten i samfundet ligger.
19. yüzyıl sonlarında bu dans, çiftlerin icra ettiği danzón dansında bireyselleşmiş bir hal aldı.I den niende uge dansede parrene én af deres individuelle danse.
Bununla birlikte beş bireyin 50 yaşın üstünde öldüğü saptanmıştır.Efter de nye undersøgelser var begge kvinder lidt over 50 år, da de døde.
Travis önceleri hiç konuşmaz, aile bireylerine soğuk davranır adeta aklını yitirmiş gibidir.Pludselig føler Barney sig utilstrækkelig - som om livet er passeret forbi ham.
Bir soruda geçen bireye direkt olarak hitap edildiğinde bu hitap hâli kullanılır.Hvis vi igen benytter eksemplet givet ovenover, så er svaret i det omtalte tilfælde JA.
Abdominal aort anevrizmaları en çok 50 yaş üstü bireylerde görülür.Den primær progressive type er mere almindelig hos 50-årige personer.
Uyumlu bireyler insan doğası hakkında iyimser bir görüşe sahiptirler.Hans værker er kendetegnet ved naturalistiske tilgang til naturen.
Erkek ve dişi memeli bireyler karşılaştıklarında kopülasyon yaparak cinsel birleşme gerçekleştirirler.Både kvinder og mænd kan opleve præstationsangst i forbindelse med samleje.
Bazı bireylerinde daha uzun olabilmektedir.Visse individer kan dog blive meget ældre.
Erkek bireyler ise büyücü veya savaşçı olmak üzere eğitim alırlar.Du kan også blive en fantastisk kriger eller magiker.
Birey kendi sağlık kaydını doktor, veya başka ilgilenen biri ile paylaşabilir.Dette kan ske, enten ved personlige aftaler med en læge, eller ved virksomhedens, lægefaglige rådgiver.
Bu beklentiler çevre hakkındaki detaylar nedeniyle doğal olarak bireyler arasında benzerlik göstermektedir.Udfordringerne vil i stedet forventes at komme fra individets omgivelser, generelt.
Liberalizm, bireysel özgürlük üzerine kurulan bir siyasi felsefe veya dünya görüşüdür.Individualisme er en etisk, politisk og social filosofi som omhandler individuel frihed.
Toplam risk bireysel sınıf risklerinin toplamıdır; aşağıya bakınız.Eventulle medejeres andel af resultat og egenkapital medtages særskilt – se afsnittet minoritet.
Eğer zorluklar çok fazlaysa birey yeni beceriler edinerek akış durumuna geri dönebilir” demiştir."Så meget som de glæder sig, kan de sagtens genskabe den gamle nerve".
Yaşam alanlarında çok sayıda birey bulunurken öncelikle ormanlarda görülürler.I skoven findes den primært, hvis der findes lysninger.
Hayat sigortası ve bireysel emeklilik alanlarında faaliyet göstermektedir.Brand Liv og Pension arbejder med livsforsikringer og pensionsopsparinger.
Tipografi dalında uzmanlaşmış bireylere tipograf denir.Fagpersoner med typografisk utdannelse kalles typografer.
Sevgi ve arkadaşlık konusunda fikirlerim biraz bireyci; ya ilk sırada olmalıyım ya da hiç görüşmeyelim."Jeg er noe ensidig i mine tanker om kjærlighet og vennskap; jeg må ha førsteplassen eller ingenting».
Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur.Bønnen blir fulgt av en preken (khutba) som man ikke er pålagt å høre.
Her biri bireysel olarak vatandaş olmalıdır.De må bli borgere hver for seg.
Kadınlar bireysel okçuluk yarışmasının sıralama turunda ise 17. sırada yer aldı.Han kom på 17.-plass i den individuelle trapkonkurransen.
Autofellatio, erkek bireyin kendi penisini oral yolla uyardığı bir mastürbasyon çeşididir.Autofellatio er oral stimulering av ens egen penis som en form av onani.
Tıbbi önlemler, vücudu bireyin hissettiği cinsiyete olabildiğince uygun hale getirmeye çalışmaktadır.Moderne behandling består av å gjøre kroppen mest mulig i samsvar med deres mentale kjønn.
Teşvik, birey bir eylem gerçekleştirmek için motive eden tanımlama.Begrepet insentiv brukes for å betegne noe som motiverer noen til å utføre en bestemt handling.
Aile bireyleri okumaya özendirilmiştir.I: Å lese etter familien.
Bireyler çoğunlukla tek olarak yaşar.Larvene lever oftest enkeltvis.
Etaplar * bireysel zaman yarışıydı.Herfra var konkurransen individuell.
Bazı türler hermafrodittir ve yumurta ile sperm aynı birey tarafından aynı anda oluşturulur.Dvs at samme individ produserer egg og sperm til samme tid.
Son haftada iki tane Bireysel zaman yarışı vardı.To ganger i uka var det streikemøte.
Herhangi bir bitki familyasında bu türün bireylerine rastlanabilir.Familien kan finnes på en rekke ulike plantefamilier.
Sosyal baskınlık yönelimi, sosyal baskınlık kuramının bireysel tutumsal yönüdür.Sosialt nederlag er en form for sosialt stress.
Kurallar bireylere veya gruplara uygulanabilir.Tilbudene kan gjelde både enkeltmennesker eller grupper.
Bireysel anlamda Yahudiler, Mısır milliyetçiliği konusunda önemli roller aldılar.Flere egyptiske jøder spilte en rolle i Egypts nasjonalisme.
Hasta kadın birey sayısı, hasta erkek birey sayısının yaklaşık iki katıdır.I overkant av 600 mennesker får diagnosen hvert år, nærmere dobbelt så mange menn som kvinner.
Bireysel yıldızlardan oluştuğuna karar verilen ilk yıldız kümesidir.De forgylte stjernene må anskaffes av den enkelte.
Birey, 47, XYY karyotipli olarak doğar.De fleste menn med 47,XYY er normalt utviklet og er fertile.
Seansın süresi, hastanın bireysel ihtiyacına göre belirlenir.Behandlingen retter seg etter den enkelte pasients spesielle behov.
Etkilenen bireyler normal zeka kapasitesine ve normal yaşam süresine sahiptir.Mennesker med Tourettes har normal levealder og intelligens.
Genellikle 10-30 bireylik gruplar halinde bulunur.De fleste lever i grupper på 10–30 individer.
Bu risk, AAT kusurlu olan ve tütün kullanan bireylerde daha da yüksektir.Risikoen øker med jo flere år og sigaretter man røyker.
O ayrıca 20. etapta Bireysel zaman yarışı' nı kazanmıştı.Han kom på 20.-plass i det individuelle rennet.
En iyi performansı bireysel kategorideki beşinciliğiydi.Han ble nummer 5 i det individuelle løpet.
400 m bireysel karışıkta ise 8. sırada yer almıştır.Individuelt deltok hun også på 400 meter, der hun kom på 8.-plass.
Erkek bireyler dişilerden daha büyük ve ağırdır.Hunnene er større og tyngre enn hannene.
Araştırmacılar ‘bireyler arasındaki görüş farklılıkları’nı da incelemeye başladı.Forskerne trakk opp grensene mellom forskjellige «menneskeraser».
Kanunlar, bireylerce anlaşılabilir şekilde olur ve anlaşılabilir dille yazılır.Selv mennesker synes å være underkastet lovene for årsaker og bør derfor blitt forstått og forklart.
Bu yüzden çok sayıda interseksüel birey sözde hemafrodit olarak tanımlanmışlardır.De blir av mange definert som en hatside.
Mahalledeki her birey birbirine candan bağlıdır acı günlerini mutlu günlerini hep beraber yaşar paylaşırlar.De deler sorger og gleder de begge har opplevd i løpet av livet gjennom hele natten.
Yalnızca tek birey tipinden tanımlanmıştır.Den eneste arten er beskrevet fra Kongo.
Genellikle kolonileri 100.000'den fazla bireye sahiptir.Enkeltkolonier omfatter mer enn 100 000 individer.
Buna göre üniversiteler özerk bireylerin öne çıkarıldığı yahut öne çıktıkları yerler olmalıdırlar.En fremla derfor at skolene burde slås sammen, men hvor?
Bireycilik klasik liberal gelenekte önemli bir yer tutar.WHO ser på tradisjonell medisin som et svært viktig tilbud.
Liberalizm, bireysel özgürlük üzerine kurulan bir siyasi felsefe veya dünya görüşüdür.Individualisme er en etisk, politisk og sosial filosofi som vektlegger individuell frihet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod