Ana içeriğe geç
Sözlük

birey ile cümle

birey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Her birey 7000 dolar ödedi.Each individual paid 7000 dollars.
Her birey 1.000 dolar ödedi.Each individual paid 1,000 dollars.
Bir bireyin sevgisini kabul et.Accept a person's love.
Yaşlı doktor her bir hastaya bireysel ilgi gösterdi.The old doctor gave individual attention to each patient.
Ölçümler bireyden bireye farklıdır.Measurements are different from individual to individual.
Bu oda, bireysel kullanım içindir.This room is for individual use.
AIDS sadece her birey buna karşı harekete geçmeye karar verirse durdurulabilir.AIDS can be stopped only if every person decides to take action against it.
Yalnızca her birey ona karşı harekete geçmeye karar verirse, AIDS durdurulabilir.AIDS can be stopped only if every person decides to take action against it.
Her durum bireysel analiz gerektirir.Every situation requires individual analysis.
Bir bireyin hakları ve sorumlulukları vardır.An individual has rights and responsibilities.
Bireyin isteğine saygı göstermeliyiz.We must respect the will of the individual.
Bireyin hakları özgür bir toplumda en önemli haklardır.The rights of the individual are the most important rights in a free society.
Bireysel özgürlüklere saygılı olmalıyız.We must respect individual liberty.
Her birey farklıdır.Each individual is different.
Özgür bir toplumda bireyin hakları önemlidir.The rights of the individual are important in a free society.
Toplum ve birey birbirinden ayrılamazlar.Society and the individual are inseparable.
Toplum, bireylerden oluşur.Society is composed of individuals.
Toplumun bireyler üzerinde büyük bir etkisi vardır.Society has a great influence on individuals.
Japonlar grup ya da organizasyona bireyden daha fazla dikkat etmektedir.The Japanese pay more attention to the group or the organization than to the individual.
O bir bireycidir.She's an individualist.
Bireysel özgürlük, demokrasinin ruhudur.Individual freedom is the soul of democracy.
Sen dar fikirli bir bireysin.You're one narrow minded individual.
O oldukça nadir bir bireydi.She's a rather rare individual.
Bir birey toplumun en küçük birimidir.An individual is the smallest unit of the society.
Birey, devletin menfaati için mevcut değildir.The individual does not exist for the good of the State.
Dünyada bir birey için en elzem şey kendisini anlamasıdır.The most essential thing in the world to any individual is to understand himself.
Birey ne kadar gururlu olursa, ceza o kadar sert olur.The prouder the individual, the harsher the punishment.
Her insan bir bireydir.Each human being is an individual.
Bu bir bireyin görüşünden daha fazla bir şey değil.It is nothing more than an individual's opinion.
Keşke dünyadaki her bireyle konuşabilsem.I wish I could talk to every person in the world.
Sanat dünyanın bildiği bireyciliğin en yoğun biçimidir.Art is the most intense mode of individualism that the world has known.
Bireysel özgürlük demokrasinin temelidir.Individual liberty is the essence of democracy.
Böyle sorunlu bir birey ile tartışmak anlamsız.It's pointless to argue with a disturbed individual like that.
Öyle dengesiz bir bireyle tartışmak için hiçbir yere gitmeyeceksin.You won't get anywhere arguing with a disturbed individual like that.
Öyle rahatsız bir bireyle konuşarak bir yere varamazsın.You won't get anywhere by talking with a disturbed individual like that.
Böylesine rahatsız bir bireyle tartışarak bir yere varmayacaksın.You won't get anywhere by arguing with such a disturbed individual.
Tom sıcak kanlı bir bireydir.Tom is a hot-blooded individual.
Tom'u adamakıllı sorumlu bir birey olarak düşünüyorum.I consider Tom a thoroughly responsible individual.
Milletlerin, aynı bireyler gibi egoları vardır.Nations have their ego, just like individuals.
Dan çok dini bütün dindar bir bireydi.Dan was a very devout religious individual.
Biz bir takımız, bireyler değil! Bir takım olarak çalışmamız gerekiyor.We're a team, not individuals! We need to work as a team.
O çok bireyci.She's very individualistic.
Mary çok bireysel bir kız.Mary is a very individualistic girl.
Amerikalılar gerçekten çok bireyci mi?Are Americans really so individualistic?
Ne iğrenç bir birey!What a disgusting individual!
Bireyciliğe ne oldu?Whatever happened to individualism?
Soruşturma otuz yaşından büyük bireyleri içeriyordu.The investigation included individuals of more than thirty years.
Sadece yakın aile bireyleri Tom ve Mary'nin düğününe katıldı.Only immediate family members attended Tom and Mary's wedding.
Birey ya da aile toplumumuzun temeli midir?Is the individual or the family the basis of our society?
Tom çok yönlü bir birey.Tom is a well-rounded individual.
Her kişi bir bireydir.Every person is an individual.
Kişilik bireyleri benzersiz kılan şeydir.Personality is what makes individuals unique.
O yaratıcı, akıllı ve düşünceli bir bireydir.He is a creative, intelligent and thoughtful individual.
Hiçbir bireyin hakları ihlal edilmedi.No individual's rights were violated.
Bireysel sonuçlar farklı olabilir.Individual results may vary.
Bireysel suçların sonucunun ortak cezalandırma olması gerekir.The consequence of individual crimes should be collective punishment.
Tom'un çok değişik bir bireysel dili var.Tom has a very distinct idiolect.
Kadınlar bireydir.Women are individuals.
Sonar, 432 bireysel transdüserden oluşan büyük bir dizi idi.The sonar was a large array of 432 individual transducers.
Bireysel Üyelerin yanı sıra, 17 adet ulusal Esperanto organizasyonu da UEA ile bağlantılıdır.In addition to individual members, 70 national Esperanto organizations are affiliated with UEA.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod