Bu nedenle son olarak hepinize bu bileziklerden birer tane vermek istiyorum.Jako poslední gesto jsme vám dnes ráno rozdali tyto náramky.
Bu nedenle son olarak hepinize bu bileziklerden birer tane vermek istiyorum.마지막 행동으로 우리는 이 팔찌를 만들어 나누어 드렸습니다. 오늘 아침에 여기 함께한 모든 분들을 위해서요.
Bu nedenle son olarak hepinize bu bileziklerden birer tane vermek istiyorum.Tehát utolsó gesztusként kiosztottuk ezeket a karkötőket mindenkinek ma reggel.
Bu nedenle son olarak hepinize bu bileziklerden birer tane vermek istiyorum.Và như một cử chỉ cuối cùng chúng tôi phân phát mấy chiếc vòng tay này đến tất cả các bạn vào sáng nay.
Bu nedenle son olarak hepinize bu bileziklerden birer tane vermek istiyorum.Λοιπόν σαν τελική χειρονομία μοιράσαμε δωρεάν αυτά τα βραχιόλια σε όλους σας σήμερα το πρωί.
Bu nedenle son olarak hepinize bu bileziklerden birer tane vermek istiyorum.И, в качестве прощального жеста, мы раздали эти браслеты всем вам сегодня утром.
Bu nedenle son olarak hepinize bu bileziklerden birer tane vermek istiyorum.אז כמחווה אחרונה חילקנו את הצמידים האלו לכולכם הבוקר.
Bu nedenle son olarak hepinize bu bileziklerden birer tane vermek istiyorum.وهكذا كبادرة أخيرة وزعنا هذه الأساور لكم جميعاً هذا الصباح.
Bu nedenle son olarak hepinize bu bileziklerden birer tane vermek istiyorum.そこで最後のアクションとして 今朝皆さんにグリーンバンドをお配りしました 私たちが皆さんに代わって KickStartの次のプロジェクトに
Bunlar birer lezzet.Те са деликатеси.
Bunlar birer küçük mekanik bilgisayarlar.Acestea sunt mici computere mecanice.
Bunlar birer küçük mekanik bilgisayarlar.Das hier sind kleine mechanische Computer.
Bunlar birer küçük mekanik bilgisayarlar.Éstas son pequeñas computadoras mecánicas.
Bunlar birer küçük mekanik bilgisayarlar.이것은 작은 컴퓨터와 같죠
Bunlar birer küçük mekanik bilgisayarlar.Là vous avez de petits ordinateurs mécaniques.
Bunlar birer küçük mekanik bilgisayarlar.Questi sono piccoli computer meccanici.
Bunlar birer küçük mekanik bilgisayarlar.To są małe mechaniczne komputery.
Bunlar birer küçük mekanik bilgisayarlar.Маленькі механічні комп'ютери.
Bunlar birer küçük mekanik bilgisayarlar.Това са малки механически компютри.
Bunlar birer küçük mekanik bilgisayarlar.Это маленькие механические компьютеры.
Bunlar birer küçük mekanik bilgisayarlar.אלה הם מחשבים מכניים קטנים.
Bunlar birer küçük mekanik bilgisayarlar.هذه حواسيب ميكانيكية صغيرة.
Bunlar birer lezzet.Chúng là những loại cao lương mỹ vị.
Bunlar birer lezzet.De är delikatesser.
Bunlar birer lezzet.Het zijn delicatessen.
Bunlar birer lezzet.Jsou chutní.
Bunlar birer lezzet.그것들은 별미입니다.
Bunlar birer lezzet.Különleges finomságok.
Bunlar birer lezzet.Mereka adalah makanan yang lezat.
Bunlar birer lezzet.São iguarias.
Bunlar birer lezzet.Sie sind Delikatessen.
Bunlar birer lezzet.Son exquisiteces.
Bunlar birer lezzet.Sono prelibatezze.
Bunlar birer lezzet.Sú to delikatesy.
Bunlar birer lezzet.Todellisia herkkuja.
Bunlar birer lezzet.Toţi sunt delicatese.
Bunlar birer lezzet.Uważane są za przysmaki.
Bunlar birer lezzet.Είναι λιχουδιές.
Bunlar birer lezzet.И это деликатесы.
Bunlar birer lezzet.І це делікатеси.
Bunlar birer lezzet.הם טעימים מאד.
Bunlar birer lezzet.فهم جميعاً لذيذين.
Bunlar birer lezzet.実際 バッタは「陸の海老」と呼ばれます
Bunlar, deri hücreleriniz değil; deri hücrelerinizin birer parçası, deri hücrelerinizi oluşturan moleküller.Ale nejsou to samotné kožní buňky, jsou to molekuly, které vytvářejí kožní buňky.
Bunlar, deri hücreleriniz değil; deri hücrelerinizin birer parçası, deri hücrelerinizi oluşturan moleküller.To nie są nawet same komórki skóry, są to cząsteczki które tworzą komórki skóry.
Bunlar, deri hücreleriniz değil; deri hücrelerinizin birer parçası, deri hücrelerinizi oluşturan moleküller.Вони навіть не являються клітинами шкіри, це молекули, з яких складаються клітини шкіри.
Bunlar, deri hücreleriniz değil; deri hücrelerinizin birer parçası, deri hücrelerinizi oluşturan moleküller.فعلياً أجزاء من خلايا الجلد. هذه حتى ليست خلايا الجلد نفسها هذه هي الجزيئات التي تكون خلايا الجلد
Bunlar ders değil, yalnızca artık sessiz olabilmeniz için birer araçtır.Dies sind keine Vorträge; dies ist einfach ein Mittel für dich, um still zu werden.
Bunlar ders değil, yalnızca artık sessiz olabilmeniz için birer araçtır.Dit zijn geen lezingen, het zijn gewoon hulpmiddelen voor je om stil te worden.
Bunlar ders değil, yalnızca artık sessiz olabilmeniz için birer araçtır.Isto não são conferências; apenas instrumentos para se tornarem silenciosos.
Bunlar ders değil, yalnızca artık sessiz olabilmeniz için birer araçtır. - OshoAcestea nu sunt prelegeri; acestea sunt pur si simplu mijloace prin care voi experimentati linistea.-Osho
Bunlar ders değil, yalnızca artık sessiz olabilmeniz için birer araçtır. - OshoDe är inte föreläsningar, de är helt enkelt konstgrepp för att få dig att vara tyst.- Osho
Bunlar ders değil, yalnızca artık sessiz olabilmeniz için birer araçtır. - OshoTo nie są wykłady, to po prostu metoda na to, abyście doświadczyli ciszy.
Bunlar ders değil, yalnızca artık sessiz olabilmeniz için birer araçtır. - Oshoזאת לא הרצאה; זאת פשוט תחבולה בשבילך בכדי להיות בדממה - אושו
Bunlar ders değil, yalnızca artık sessiz olabilmeniz için birer araçtır. - Oshoهذه هي ليست محاضرات؛ هي ببساطة أداة لك كي تصبح صامت. - اوشو
Bunlar ders değil, yalnızca artık sessiz olabilmeniz için birer araçtır.Queste non sono conferenze, sono soltanto un espediente per renderti silenzioso.
Bunlar ders değil, yalnızca artık sessiz olabilmeniz için birer araçtır.Това не са лекции, това е просто едно средство за теб да станеш безмълвен.
Bunları birer silah olarak kullanmıyorum.Ich benutze sie nicht als Waffen.
Bunları birer silah olarak kullanmıyorum.Je ne les utilise pas comme armes.
Bunları birer silah olarak kullanmıyorum.저는 그 이념들을 무기로 사용하지 않습니다