Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Каждая буханка испечённая в его пекарне была сделана конкретным пекарем в дровяной печи.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.כל ככר לחם נאפה במאפייה שבבעלותו, ככר אחר ככר, בתנור עצים.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.كل رغيف في مخبزه الذي يملك، من خباز واحد كل مرة، في فرن يعمل بالخشب.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.ライオネルがベーカリーを始めた時、 フランス人はバカにしてたんです。
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.그것을 열어보기 전까지는 안에 무엇이 들었는지 모릅니다. 그리고 15개의 파이를 획득할 때까지, 상자를 열어봅니다.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Et je vais ouvrir une boîte après l'autre jusqu'à ce que j'aie 15 tartes.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Ik weet niet wat erin zit, tot ik ze open. En ik ga door met dozen openen, tot ik 15 taarten heb.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Nem tudom mi van bennük, amíg nem nyitom ki őket. És egymás után nyitom ki a dobozokat, amíg nincs 15 pitém.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Nevím, co v nich je, dokud je neotevřu. A tak otevírám krabici za krabicí, až najdu patnáct koláčů.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Nie znam ich zawartości. Otwieram je do uzbierania 15 ciastek.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Non so cosa ci sia dentro finchè non le apro. E io andrò in giro aprendo scatole finchè avrò 15 torte.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.No sé lo que tienen dentro hasta que las abro. Y voy abriendo caja tras caja hasta que consigo 15 tortas.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Só sei o que está dentro delas quando as abrir. Vou abrindo uma após outra, até obter as 15 tartes.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.אני לא יודע מה יש בתוכן, עד שאני פותח אותן ואני הולך מסביב ופותח קופסא אחר קופסא, עד שיש לי 15 עוגות
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.لا أعلم ما بداخلها حتى أفتحها. و أدور بالمكان فاتحاً الصندوق تلو الآخر. إلى أن أتم الخمس عشرة فطيرة.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.そうしてパイを 15 個得るまで箱を開け続けます さて 例えば Warcraft の様なゲームは
İnsanları birer birer saymaktansa, ikişer ikişer sayıyoruz.Ahelyett, hogy egyesével számolnánk őket, két embert számolunk meg egy időben.
İnsanları birer birer saymaktansa, ikişer ikişer sayıyoruz.En vez de contar personas de una por una, vamos a contar dos a la vez.
İnsanları birer birer saymaktansa, ikişer ikişer sayıyoruz.În loc să numărăm oamenii unul câte unul, numărăm doi o dată.
İnsanları birer birer saymaktansa, ikişer ikişer sayıyoruz.Invece di contare le persone una alla volta le contiamo due alla volta.
İnsanları birer birer saymaktansa, ikişer ikişer sayıyoruz.한 번에 한 명을 세는 것 대신에 한 번에 두 명씩 세어 보겠습니다.
İnsanları birer birer saymaktansa, ikişer ikişer sayıyoruz.Plutôt que de compter les gens un par un, nous les comptons deux par deux.
İnsanları birer birer saymaktansa, ikişer ikişer sayıyoruz.Thay vì đếm từng người một ta đếm hai người một.
İnsanları birer birer saymaktansa, ikişer ikişer sayıyoruz.Zamiast liczyć pojedynczo, liczymy po dwie osoby na raz.
İnsanları birer birer saymaktansa, ikişer ikişer sayıyoruz.Вместо да броим хората един по един, вместо това ги броим по двама наведнъж.
İnsanları birer birer saymaktansa, ikişer ikişer sayıyoruz.Чтобы не считать по одному человеку, будем считать сразу по два.
İnsanları birer birer saymaktansa, ikişer ikişer sayıyoruz.במקום לספור אנשים אחד אחד, אנחנו סופרים במקום שניים כל פעם.
İnsanları birer birer saymaktansa, ikişer ikişer sayıyoruz.بدل من عدّ الناس واحدًا على حدة، نقوم بعدهم اثنين اثنين.
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Allora cominciarono a rattristarsi e a dirgli uno dopo l'altro: «Sono forse io?»
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.A oni počali se rmoutiti a praviti jemu jeden každý obzvláštně: Zdali já jsem? A jiný: Zdali já?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.A oni sa začali rmútiť a hovoriť mu jeden po druhom: Či som to ja? A iný tiež: Či azda ja?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Ao que eles começaram a entristecer-se e a perguntar-lhe um após outro: Porventura sou eu?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Các môn đồ bèn buồn rầu lắm, cứ lần lượt mà thưa cùng Ngài rằng: Có phải tôi chăng?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Các môn_đồ bèn buồn_rầu lắm , cứ lần_lượt mà thưa cùng Ngài rằng : Có phải tôi chăng ?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Da begynte de å bedrøves og en for en å si til ham: Det er da vel ikke mig?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Då begynte de bedrövas och fråga honom, den ene efter den andre: »Icke är det väl jag?»
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Dat was een slag voor hen. Verdrietig vroegen zij allemaal: "Ik toch niet?"
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.De begyndte at bedrøves og at sige til ham, en efter en: "Det er dog vel ikke mig?"
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Ei au început să se întristeze, şi să -I zică unul după altul: ,,Nu cumva sînt eu?``
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Entonces comenzaron a entristecerse y a decirle uno tras otro: --¿Acaso seré yo
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.He tulivat murheellisiksi ja rupesivat toinen toisensa perästä sanomaan hänelle: "En kaiketi minä?"
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Ils commencèrent à s`attrister, et à lui dire, l`un après l`autre: Est-ce moi?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.저희가 근심하여 하나씩 하나씩 여짜오되 내니이까
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Õk pedig kezdének szomorkodni és néki egyenként mondani: Csak nem én? A másik is: Csak nem én?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Oni se pa začno žalostiti in mu praviti eden za drugim: Ali jaz?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Tedy oni poczęli się smucić, i do niego mówić, każdy z osobna: Azażem ja jest? A drugi: Azaż ja?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Und sie wurden traurig und sagten zu ihm, einer nach dem anderen: Bin ich's? und der andere: Bin ich's?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Οι δε ηρχισαν να λυπωνται και να λεγωσι προς αυτον εις εκαστος Μηπως εγω; και αλλος Μηπως εγω;
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Вони ж почали смутити ся і казати до Него один по одному: Ажеж не я? і другий: Аже ж не я?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Они опечалились и стали говорить Ему, один за другим: не я ли? и другой: не я ли?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Те почнаха да скърбят и да Му казват един по един: Да не съм аз?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.ויחלו להתעצב ויאמרו אליו זה אחר זה הכי אני הוא׃
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.فابتدأوا يحزنون ويقولون له واحدا فواحدا هل انا. وآخر هل انا.
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.他 們 就 憂 愁 起 來 、 一 個 一 個 的 問 他 說 、 是 我 麼
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.他 們就憂愁 起來 、 一 個 一 個 的 問他說 、 是 我 麼
-Onları birer birer gönder.- Oczywiście. - Hej! Co wy robicie?
-Onları birer birer gönder.- Posílejte mi je jednu po druhé.
-Onları birer birer gönder.- Razumem. - Hej! Kaj počneš?
-Onları birer birer gönder.-Στείλτες μία μία. -Πολύ καλά.
-Onları birer birer gönder.- Изпратете ги една по една.