Ana içeriğe geç
Sözlük

bire ile cümle

bire kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kitapları hem tarımın birer el kitabı, hem de bir yaşam biçiminin rehberi olarak görüldü.His books are considered both farming compendiums and guides to a way of life.
Pramipeksol - Sağlıklı bireylerde bilişsel aktivitelerde artış bulunmamıştır.Fexofenadine – no significant cognition-enhancing effects in healthy individuals.
Sorular bir test veya sınavda, bireyin bilgisini test etmek amacıyla kullanılabilir.Questions may be asked for the purpose of testing someone's knowledge, as in a quiz or examination.
Bu uygulamalar bireyler, organize gruplar veya hükümet birimleri tarafından yürütülebilir.Aid may be given by individuals, private organizations, or governments.
Birey için dünya genel olarak budur.That is what socialism does for man!
Genç bireylerin tepesi genelde soluk renklidir.Young leaves are often very sticky.
Yaz aylarında aile bireylerinin ziyaretleri ile bölgede bir ekonomik hareketlilik yaşanmaktadır.Summer months see a spike in inhabitants and economic activity.
Birebir oyunlarda kazanan 3 puan, oyunu kaybeden ise 1 puan almıştır.Every victory is worth 3 points, but if the losing team attains 50 jocs they sum up 1 point.
Merkür ve Venüs birer alt gezegendir.Mercury and Venus specifically seem bigger to them.
Bunun dışında disiplinler-arası bireyselleşmiş dereceler veren programlar da bulunmaktadır.Additional interdisciplinary programs are offered as well.
1996 tarihli versiyonunun birebir aynısı olmamakla birlikte aynı hikâyeyi takip etmektedir.She texts again, only to hear the same notification.
Ayrıca tüm kleruklar kolonilerini birer hoplit olarak savunmakla yükümlüydü.Defensively, all of his appearances were as catcher.
Birey farklılık yaratır mı?How determined is social life?
Sonuç olarak bunlar sadece birer hikâye, daha fazlası değil.So these stories are also just stories, no more, no less.
Buraya 2'ye ve 7'ye birer sütun vererek bir kafes çiziyoruz.Just like that. We gave the four a row and we gave the eight a row.
4'e ve 8'e de birer sıra veriyoruz. Şimdi de köşegenlerimizi çiziyoruz.And the key here is the diagonals, as you can imagine, otherwise we wouldn't be drawing them.
Onun için bunlar sadece birer küp.So to him, they were just blocks.
Bireyler olarak, tüm bu şeyleri yapıyoruz, her zaman, her gün.And as individuals, we all do these things, all the time, everyday.
Bunların her biri sadece birer terim içeriyor.Each of these only, obviously, have one term in them.
Her ikisi de bire bağlanmış.They're both attached to the one.
Bireyden toplanan farkındalığı düşünün hesaplanır ve bütün hayatı boyunca yansıtılır.Imagine this collected awareness of the individual computed and reflected across an entire lifespan.
Çin, Hindistan'la birebir karşılaştırıldığında insan sermayesi açısından büyük bir avantaja sahip.China held a huge advantage in terms of human capital vis-a-vis India.
Bu sohbetler meditasyonunuz için birer temeldir.These discourses are the foundations of your meditation.
Bunlar ders değil, yalnızca artık sessiz olabilmeniz için birer araçtır.These are not lectures; these are simply a device for you to become silent.
Tanrı, sadece kainat için başka bir isim mi? hiç bir bireyselliği olmayan?Is God just another name for the universe, with no independent existence at all?
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.I can't; you can't, as individuals; but we can change the world.
(Video): Birer adım ileri, bir hemşite, bir öğretmen, bir ev kadını ve hayatlar kurtuldu.One by one they step forward, a nurse, a teacher, a homemaker, and lives are saved.
Birer birer...One, by one, by one.
Kültürel durumları en fazla birer tören olarak görüp, gerçekliğe bağlı kalacaksın.At most you will accept cultural situations as some rituals, but remain aware of reality.
Adeta görünmez birer yükleme tesisi gibiler.They're like a stealth tower installation program.
Kozmik bir makinede birer hücre miyiz?Are we like cells in some cosmic machine?
Bu organlar, bedenimizdeki kimyasal dengeyi sağlayarak bireyi sağlıklı tutuyorlar.[Doctor] That's good Herby, that's lovely; no change.
Düz bir benç seçin iki yanına birer dambıl koyunChoose a flat bench and place a dumbbell on each side of it.
Düz bir benç seçin iki yanına birer dambıl koyun kollarınızla değilAlso, make sure the lift is performed with the back muscles and not the arms.
Irkçılık, yobazlık, ahmaklık hepsi sorunun birer parçasıdır.Racism, bigotry, stupidity are part of the problem. Stupidity means
Ama bu sadece bireysel seviyede değil.But it wasn't just individuals.
Bu resimdeki nesnelerin hepsi birer galaksi.Almost every object in that picture there is a galaxy.
Ve sanırım söylemek doğru olacak ki birey ya da bireyleri keşfetmekle ilgiliyim.I suppose it's fair to say that I am interested in the invention of self or selves.
Kendine güvenen ve kararlı bireyler olmuşlar.They were self-confident and determined.
Birer tane alalım.One each.
Bireysellikten bahsediyorsan, bu tamamen yalan.You talk of individuallity like there is such a thing. There isn't.
Dudaklar dudak değil birer volkandır.Lips are not lips, but volcanoes.
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.But you know, sort of "our brains have been manipulated; we're all addicts."
Bunları birer silah olarak kullanmıyorum.I do not use them as weapons.
İşbirliği, planlamanın yerini birebir olarak alıyor.That is a point-to-point replacement of coordination with planning.
Bizler sadece bilinen ailelerin yeni bireylerini mi keşfediyoruz yoksa yeni aileler mi keşfediyoruz?Are we just discovering new members of known families, or are we discovering new families?
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.One group of monkeys gets an apple, they're pretty happy.
Böyle bir şey gördüğünde çizgilerin bitiş noktalarında birer karbon olduğunu kabul edeceksiniz. .When you see something like this, you assume that the end points of any lines have a carbon on it.
O sayının da bire eşit veya büyük, 10'dan küçük olması lazım.Where this number right here is going to be
İki elinize birer dambıl alınStart with a dumbbell in each hand.
İki elinize birer dambıl alın İki elinize birer dambıl alınKeeping your back straight, bend at the waist until your torso is almost parallel to the floor.
İki elinize birer dambıl alın sadece ön kolunuz çalışsınKeep your elbows close to your body, and use the form only for holding the weight.
İki elinize birer dambıl alın alçak makara kürek hareketini tercih edinIf you have back issues, you may also consider doing low pulley rows instead.
Saymama gerek yok. sadece onların birebir karşılıklı olduğunu görmem yeterli.I don't have to count, I only need to see that I can match them up, one to one.
Gördüğünüz gibi, alttaki satırda çift sayılar var ve birebir karşılık gelme söz konusu.As you can see, the bottom row contains all the even numbers, and we have a one-to-one match.
Herkes birer yazar olabilir. herkesin bir hikayesi vardır.And everybody's a narrator, because everybody has a story to tell.
Şekil birebir çizilmemiş.The figure is not drawn to scale.
Hammaddeleşti: nasıl üretildiklerinin önemsenmediği, birer hammadde gibi kullanılmaya başlandılar.Commoditized: where they're treated like a commodity, where people don't care who makes them.
Sonuç olarak endüstriyel ekonomiden bu bahsettiğimiz bireye doğru ilerledik.So, we moved from an industrial economy to a service-based economy.
Tüm bunlar birer deneyim.Those are all experiences.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod