Bireyler bu çerçeve içinde kendilerini evlerinde hissederler.Maar lelijkerds zoals ik voelen zich daar juist thuis.
Açığa çıkarılan sekiz gömütün üçü çocuk, beşi bireylere aittir.Bij de familie zijn drie geslachten met acht soorten ingedeeld.
Anne bireyler, genellikle her yıl aynı bölgeye döner.Mannetjes keren waarschijnlijk jaarlijks terug naar hetzelfde territorium.
Şehirdeki tüm insanlar, zombiler tarafından katledilip birer zombiye dönüşür.Iedereen wordt gedood of in een zombie veranderd.
2006’da sarayın birer parçası olan mobilyalar ve nesneler de koruma altında alınmıştır.In 2006 werden de meubelen en voorwerpen die deel uitmaken van het gebouw beschermd.
Vostok 3 ve Vostok 4, birer gün arayla fırlatıldılar.Daags na elkaar werden de Vostok 3 en 4 gelanceerd.
BVI birey sabah uyandıktan hemen sonra ölçülür.Tsjechov was er 's morgens vroeg net na het opstaan.
Çoğu birey, transseksüellik kavramını reddetmektedir.De meeste protestanten nemen de idee van transsubstantiatie niet aan.
Her biri bireysel olarak vatandaş olmalıdır.Zij moeten individuele burgers zijn.
Takımsal ve bireysel ödevleri tamamlayın.Beëindig het level en alle bijbehorende missies.
Eşcinsel olmayan erkek bireylere hakaret olarak da kullanılır.Zelf onterecht voor homoseksueel worden aangezien.
Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur.Zakahar voor wie de juiste gebeden niet zegt en geen aalmoezen geeft.
Her bir gluon, birer renk yükü ile antirenk yükü taşır.Een gluon transporteert kleurlading van de ene naar de andere.
Üreyen bireyler avlanma sırasında yuvadan 14 km uzaklaşabilir.Het dier kan tijdens het jagen tochten maken van wel honderd kilometer.
Ross Adası üzerinde yaklaşık yarım milyon bireyden oluşan adelie pengueni kolonisi vardır.Er is een kolonie op het eiland Ross van ongeveer een half miljoen adeliepinguïns.
Facebook için Docs.com, bireysel kullanıcıları (ör.Docs.com voor Facebook was gericht op individuele gebruikers zoals studenten.
Grósz "Her renkten bireylere ihtiyacımız olduğuna kaniyim.De Baule geloven dat ieder mens een partner heeft in Blolo.
Tıbbi önlemler, vücudu bireyin hissettiği cinsiyete olabildiğince uygun hale getirmeye çalışmaktadır.Deze medewerkers zorgen ervoor dat het lichaam van de patiënt het orgaan zo goed mogelijk accepteert.
Genç bireyler, yetişkin erkek bireyler tarafından korunur.Veel kinderen komen, begeleid door volwassenen.
Besbelli ki, o adam birey sıfatı ile yok olacaktır.De wandbeenderen vormen achteraan een duidelijke dwarskam.
Fakat bunun sonucunda bireylerden birinin öldüğü belirtilir.Dan wordt duidelijk dat het gaat over iemand die dood is.
Etkilenen bireyler normal zeka kapasitesine ve normal yaşam süresine sahiptir.Aangedane individuen hebben een normale verstandelijke ontwikkeling en een normale levensverwachting.
Bunun yanı sıra armanın her iki yanında birer aslan bulunur.Ook komt het wapen voor waarbij beide leeuwen links gericht zijn.
Bireyler 40 yaşından fazla yaşayabilirler.Ze kunnen meer dan 40 jaar oud worden.
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.De single bestaat uit drie delen, elk met een eigen muziekstijl.
İkinci kısım bireysel zaman mücadelesiydi.De tweede etappe was een individuele tijdrit.
Sosyal baskınlık yönelimi, sosyal baskınlık kuramının bireysel tutumsal yönüdür.Persoonlijke psychologische repressie wordt gelinkt aan sociale repressie.
Bireysellik bir puttur.Individuele gevoeligheid.
Sesli bir bireyci olarak aşırı bir vejetaryenlik türü olan "Ultra Dönüşümlü Vejetaryen"dir.Ze is een goth, ook doet ze aan de extreme vorm van vegetarisme "Ultra recyclo vegetariër".
Kasaba Filistin Ulusal Yönetimi'nin Ramallah ve el Bireh valiliğinde yer alır.Het dorpje valt onder de administratieve controle van Ramallah & Al-Bireh Gouvernement.
Anıtın yan yüzlerinde birer asker heykeli, üstlerindeki madalyonlarda ise iki kadın portresi yer almaktadır.Aan iedere zijkant van het standbeeld staat een soldaat met een medaillon met daarop twee vrouwelijke figuren.
Bireysel ve takımsal puanlar kazanın.Individueel, dubbels en teams.
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.Streef naar datgene wat een positief resultaat oplevert, voor jezelf en voor anderen.
Ayrıca genelde William Godwin’de bireyci anarşist olarak değerlendirilir.William Godwin wordt vaak aangehaald als de eerste anarchist.
Yani bir anlamda bireyin tercihleri, diğerlerinin tercihlerine bağlı.Het moment van vingeren hangt af van de voorkeur van de partners.
Mülki idarecilerin nezdinde birer idare meclisi olacaktı.Aan het hoofd van de bestuursdistricten stond een Kreisdirektor.
Üstünlük kompleksi, Alfred Adler tarafından ortaya atılan Bireysel Psikolojinin temel ilkelerinden biridir.De individualpsychologie of individuele psychologie werd opgericht door Alfred Adler.
Halk, üç uyanık arkadaşa sorular sorar, bunlara uygun birer cevap alırlar.Drie kandidaten moeten vragen foutloos beantwoorden.
Ergen bireyler genellikle yoğun ve karışık duygular ve düşünceler içerisindedir.Meestal kennen we de gevoelens en gedachten.
Çevreden yeni bireylerin yerleşmesi ile köy genişlemiştir.Het dorp is door woonwijken vastgegroeid aan het naburige Ternat.
Evsizlik olgusunu yaşayan bireye evsiz denilmektedir.Deze engere kijk noemen we dakloosheid.
Bireyciliğin tam tersini temsil eder.Het omgekeerde is het individueel belang.
Aynı zamanda bireylerin özel mülkiyetten uzak durmalarını denetliyordu.Tevens hield hij zich vaak bezig met het plunderen van de bezittingen van de vergaste mensen.
Özel bir toplumsal bütün içinde her biri birer çelişkiydi.Voor elk gebied was een apart 'kengetal'.
Aile bireyleri bu lanetli durumdan kurtulmak için boşuna çırpınırlar.En niemand weet hoe ze van de vloek af moeten komen...
Ayrıca illerde birer küçük divan bulunurdu.Vroeger was er ook een kleine kruidenier.
Birlikte gelip buradaki ormanın içinde birer ev yaparlar.Daarom ontmoeten ze elkaar in een houten huis in het bos.
Set Paris'teki Opéra Garnier'nin birebir kopyası olarak yaptırılmıştı.Het ontwerp is geïnspireerd op de Opéra Garnier in Parijs.
Höyükteki kazılarda 9 bireye ait gömüte ulaşılmıştır.Hij liet op het landgoed een meer van 9 ha. graven.
Göbeklerine birer ağaç kazık çakıldı ve yürekleri bir kazan kaynar su ile haşlandı.Hun boten hadden een houten geraamte, en waren bedekt met huid.
Haberleşen taraflardan her birinde birer çift anahtar bulunur.Er zijn dan twee sleutelgaten - voor elke sleutel een.
İlk evlenme yaşı, bir yıl içinde ilk kez evlenen bireylerin ortalama yaşını ifade eder.De gemiddelde leeftijd waarop vrouwtjes voor het eerst jongen krijgen is 2 jaar.
Egoizm genel anlamıyla bireyin kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesi ile ilgilidir.Egoïsme is simpelweg het handelen uit eigenbelang.
Bölümler yalnızca bireysel başvurulara bakmaktadır.Verder is de onderscheiding alleen aan individuele personen toegekend.
Aynı kökten olan ailenin her hanesinin bireylerine ayrı soyadı verilir.Wel moeten alle kinderen uit het gezin dezelfde achternaam dragen.
Bazı bireylerde sırtta ve kanatlarda beyaz lekeler bulunur.Sommige vogels hebben witte vlekken op de rug en vleugels.
Dönem süresi biten rektör üç defadan fazla olmamak üzere birer yıl süre ile yeniden seçilebilir.Elk wetsontwerp die zij verworpen kon niet opnieuw worden voorgesteld voor ten minste één jaar.
Yönelimi "biseksüellik" olan bireyin cinsel kimliği de biseksüeldir.De 'zonde' uit de titel betreft biseksualiteit.
Geriye kalan vampir dostlarının aslında birer canavara dönüştüğünü bildiğinden onları da öldürür.Van weerwolven werd geloofd dat zij na hun dood in vampieren veranderden.
Bireylerden ziyade siyasi partiler tarafından oluşturulmaktadırlar.De oprichting werd onder andere verwelkomd door politici van verscheidene partijen.