Ana içeriğe geç
Sözlük

bire ile cümle

bire kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Daha sonra bu sancaklar Kudüs’e bağlı birer eyalet oldu.Ali, fundou uma colónia a que chamou Nova Jerusalém.
Sasha, otobüsün acil çıkış kapısını açarak aylakların birer birer oradan çıkmaya başlayacağını umar.Sasha abre a porta de emergência, com a intenção de permitir que um zumbi saia por vez.
Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.Eram apoiadas por artilharia e metralhadoras.
HSE geliştiren bireylerin yaklaşık %50'si 50 yaşın üzerindedir.A GMSI é identificável em cerca de 3% da população acima dos 50 anos.
İlk olarak ses oluşturma eylemi düşüncelere birer kimlik ve farklılık vermektedir.Primeiro, a possibilidade de identificação e distinção.
Birebir fonksiyon: Tanım kümesinde birbirinden farklı her öğenin, görüntüsü de birbirinden farklıdır.Hino: Para cada dia e cada momento do mesmo há um hino diferente.
Bu nedenle, İhtilal gerçekleştiğinde Baptistler aktif birer vatansever olarak ihtilal girişiminde yer aldılar.Uma vez começada a Revolução, os batistas logo se tornaram patriotas ativos na causa.
Takımların her birinin, her devre için birer dakika mola kullanma hakları vardır.Cada equipa tem direito a um Tempo Morto (timeout em inglês) de um minuto a cada dois.
1777 ve 1819 yıllarında birer ek yayın daha yayınlanmıştır.Outras edições foram feitas, em 1777 e 1819.
Değerleme bire-birdi.Irmão de Bi Bi.
Filmde kullanılan arabalar ile oyundaki arabalar neredeyse bire bir aynıdır.Apesar disso, todos os carros que aprecem no filme são veículos reais.
Nüfustaki bireyler uygunluk değerleri azalan şekilde sıralanır.Membros de uma organização são aptos para reconhecer seus valores razoavelmente de maneira fácil.
Alli ve Tom adlarında birer erkek ve kız kardeşi vardır.Ele tem dois irmãos, chamado Tom e Alli.
Genellikle kolonileri 100.000'den fazla bireye sahiptir.Os municípios geralmente possuem mais de 10.000 habitantes.
Birey savunma mekanizmaları ile tehdit altındaki benliğini korumaya çalışır.Possuem o comportamento de bater os dentes como mecanismo de defesa quando se sentem ameaçados.
Bireyin tek çekirdekli bir hücreden gelişebileceği bu çalışmalar ile ilk defa olarak önerilmiştir.Esta foi a primeira vez que era sugerido que um indivíduo se desenvolve a partir de uma única célula nucleada.
Ama insan özü, tek tek bireyin doğasında bulunan bir soyutlama değildir.Mas a essência do homem não é uma abstração inerente a cada indivíduo.
Rawls’ın adalet dağılımı bu malların bireyler arasında dağılımı koşullarına biçimlenmektedir.Nesses termos, Rawls estabelece uma situação equitativa entre os indivíduos.
Flex-Able, Amerikalı gitar ustası ve besteci Steve Vai'ın bireysel sanatçı olarak çıkardığı ilk albümdür.Flex-able é o álbum de estreia de Steve Vai como artista solo.
10 yıl Birecik Belediye Başkanlığı görevinde bulundu.Havia passado dez anos desde que a missão do bafuku visitou o local.
Tabii Taker bu adamları birer birer dövdü.Kopa marcou um desses gols.
Genellikle kurbanlar aile bireylerinden veya yakın arkadaş çevresindendir.As linhas da frente são geralmente reservadas para membros próximos da família ou amigos.
Hedef ve kaynak adresleri datagram başlığında birer alan olarak bulunur.Os endereços de origem e destino, bem como um campo de tipo são encontrados no cabeçalho de um datagrama.
Ayrıca, öğrenciler spor etkinliklerine bireysel olarak da katılabilir.Neste ponto ainda devemos prestar atenção nas características individuais do esporte.
İki karakter bakımından birbirinden farklı olan bireyler arasında yapılan çaprazlamaya denir.Fazendo distinção entre duas terceiras pessoas referidas.
Erkek ve dişi bireyler arasında görünüşte az bir fark vardır.Há poucas diferenças visíveis entre machos e fêmeas.
Aynı zamanda birefringence (çifte kırılma) ve moleküler titreşimler üzerine çalıştı.Também estudou birrefringência e vibração molecular.
Yan salonların da ön ve arka cephelerinde birer kapı bulunur.Existem portas na parte frontal e posterior do salão.
Kendi aralarında bireysel farklılıklar gösterirler.De qualquer modo, é importante registar as diferenças entre cada um.
Mahkemenin aldığı karar 23 Eylül'de Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından, bire karşı dört oyla onaylandı.Finalmente, o júri condenou-o à morte por 8 votos a 4.
Birey kendi sağlık kaydını doktor, veya başka ilgilenen biri ile paylaşabilir.O pesquisador pode ser funcionário da editora ou um profissional à parte.
Arapça bu bölgelerde birer ortak dil olarak hizmet etmeye başladı ve lehçeler oluştu.A língua árabe peninsular tornou-se comum entre essas áreas; dialetos também se formaram.
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.Trata-se na verdade de três prédios distintos, porém com uma única fachada, todos com 8 pavimentos.
Yalnızca en aşırı bireyciler anarşi yanlısıdır.Todos os homens bons são anarquistas.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.O primeiro é o tráfico para colecionadores particulares e zoológicos.
"İdil Biret'ten Verda Erman İçin"." Desde que tenha Licor Beirão."
Bu durum daha da kötüleşirse, birey toplumdaki tüm olumsuzlukları kışkırtmaya daha da eğilimli olur.Se torna-se mais ambicioso, este seria preocupado com o bem-estar da sociedade.
Ayrıca atlarına da birer avuç yem verir.Ele também carregou uma dúzia de cavalos.
Keza bu aile içinde ancak bir birey olabilir.Nesta série só há um membro nesta família.
Bu cinste sınıflandırılan türler genellikle altı kolludur ancak beş kollu bireylere de rastlanmaktadır.Usualmente, três pessoas ocupavam o mesmo leito, mas podia haver até cinco pessoas.
Genç fok bireyleri ise yetişme dönemlerinde uzak bölgelere gidebilirler.Eventualmente, manda os filhos para longe, onde estarão mais seguros.
Yani rasyonel sayılar, reel sayılar ve karmaşık sayılar birer halkadır.Os racionais, reais e os complexos são corpos.
Birecik Barajı.Shopping Barra.
NOT: Palindromik olmayan tüm permütatif asal sayılar birer lasa sayıdır.Números reais transcendentes: não são raízes de polinômios com coeficientes inteiros.
Üç höyük de birer Hitit yerleşmesidir.Existem três portões cem passos um do outro.
Karikatür tarihsel olarak bireylerin abartılı özelliklerini sergilemek anlamına gelmektedir.Cada um começa a demonstrar exagerações cômicas de personalidade.
İkinci döngü bireye ve topluma adanmıştır.Um olhar voltado para a empresa e a sociedade.
Bireysel gelişim için sürekli çalışmaktır.O grupo estimula o desenvolvimento individual.
Gözlemin nesnesi bireysel insan öğeleri değil, daha çok 'yapı'dır.Não são mais consideradas "doidas", e sim pessoas especiais.
Yani, öncelikle bireyin yazgısını ve kurtuluşunu dikkate alır.E que, sobretudo, dá-lhe o controle sobre as vinhas e as prensas.
Yaş ayrımcılığı (İngilizce: ageism) herhangi bir bireye ya da gruba yaşından ötürü yapılan ayrımcılık türüdür.Tamanhismo ou discriminação por tamanho é uma discriminação baseada no tamanho de alguém.
Ayrıca 400m bireysel karışık finalinide kazanmıştır.Competiu também nos 400 metros medley individual, na qual terminou em sexto lugar.
Kardeşleri Gustaf, Bill ve Valter da birer oyuncudur..Zijn broers Gustaf, Bill en Valter zijn ook acteurs.
Çünkü bunlar onlar için birer beklentidir.Dit was voor hen een inspiratiebron.
Sağında ve solunda son cemaat yerine girişi sağlayan birer kapı bulunmaktadır.Van rechts naar links (bij vooraanzicht) is daar de toegang tot de gang met een boog.
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.Iedereen ging een gelijke premie betalen.
Başaramayınca da ondan uzaklaşmak ister, ama artık onlar zoraki birer yol arkadaşı olmuşlardır.Gingen zij niet in op haar avances, dan kon zij in grote woede ontsteken en wilde zij wraak nemen.
Zamanla, bu alanlar birer bağımsız fakülteler haline geldi.Later zijn deze departementen verworden tot zelfstandige universiteiten.
En iyi performansı bireysel kategorideki beşinciliğiydi.Zijn beste individuele prestatie daar was de vijfde plaats bij de individuelen.
Bireysel Üyelerin yanı sıra, 17 adet ulusal Esperanto organizasyonu da UEA ile bağlantılıdır.Behalve individuele personen zijn 99 landelijke Esperanto-organisaties lid van UEA.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod