Ana içeriğe geç
Sözlük

bire ile cümle

bire kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Uzun yıllar de Cleyre, Amerikan bireyci anarşist gruplar içinde bulundu.Por muitos anos Cleyre esse ligada primeiramente com o meio anarco-individualista americano.
Bu durumda bireyin davranışları sadece kendi kişisel gücüne ve bilincine dayalıdır.Nesse estado, as ações dos indivíduos estariam limitadas apenas por seu poder e sua consciência.
Bu iki ada Bismark Takımadaları'nın birer adasıdır ve Saint George Kanalı'yla birbirlerinden ayrılmaktadırlar.Ambas integram o Arquipélago de Bismarck, e estão separadas pelo Canal de São Jorge.
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Mesmo que dois indivíduos tenham a mesma informação, a maneira como eles a interpretam pode ser tendenciosa.
Data Sense kullanıcıların bireysel planına dayalı veri kullanım limitlerini ayarlamak için izin verir.O Data Sense permite que os usuários definam limites de uso de dados com base no seu plano individual.
Genelde toplumdaki tüm bireylerin refahlarının toplamı olarak tanımlanır.Frequentemente, ele é definido como a soma do bem-estar de todos os indivíduos da sociedade.
Her 3 gerilimden birer pin hotplugging için kullanılır.Para cada uma das três tensões, um dos três pinos é usado para hotplugging.
Homeomorfizma: bir birebir fonksiyondur aynı zamanda sürekli olduğundan, tersi süreklidir .Homeomorfismo: é uma função injetora que é também contínua, cuja inversa também é contínua.
Tanrı ve Tanrıça Tanrılar gerçektir, insanlar gibi değillerdir, onlar mutlak gücün birer aracılarıdır."Os deuses são reais, e não como pessoas, mas como veículos do poder.
Triceratops, yıllardır, yalnız bireylerin fosillerinden bilinir.Por muitos anos, os achados de tricerátops consistiam apenas de indivíduos solitários.
Afrika kıtasında seyahat düzenleyen bireysel gezginler de ülkede uzun süreli kalmayı tercih etmemektedir.Para acompanhar os brasileiros que cruzaram o continente não será preciso viajar tanto.
Uyumlu bireyler insan doğası hakkında iyimser bir görüşe sahiptirler.Pessoas “amigáveis” têm também uma visão otimista da natureza humana.
Bireysel ve kurumsal müşteriler için çeşitli türlerde kredi ve ATM kartları ihraç edilmektedir.Vários tipos de cartões de crédito e débito são emitidos para clientes físicos e jurídicos.
Günlük yaşamı içinde birey her an hem çevresiyle, hem de kendisiyle sürekli etkileşim halindedir.Em um projeto solo, você tem que estar em cima dele, o tempo todo, constantemente.
Yaklaşık bir yaşında bir subadult bireyi temsil etmektedir.Representa um indivíduo subadulto, com cerca de um ano de idade.
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.Cada desejo tem seu respectivo preço, equivalente ao desejo.
Aynı zamanda bireylerin özel mülkiyetten uzak durmalarını denetliyordu.Mais tarde proibi-los-ia de adquirir bens de particulares.
Daha sınırlı anlamda ise bilimsel yöntem kullanan bir bireydir.Em um sentido mais restrito, cientista refere-se a indivíduos que usam o método científico.
İç çamaşırı hem erkek hem kadınlar için önemli birer moda aksesuarı olmuşlardır.Os trajes de banho tornaram-se os uniformes requiridos tanto para homens quanto para mulheres.
Bu fikirler önceleri birer hipotez konumundaydılar, fakat günümüzde gözlemlerle desteklenmektedirler.Essas ideias foram inicialmente tomadas como postulados, mas hoje há esforços para testar cada uma delas.
Luther’e göre aforoz şunları gerektirir: 1-Günah işleyen kimseye karşın fail ve bireyin yüzleştirilmesi.De acordo com Lutero, a excomunhão requer: O confronto entre o sujeito e o indivíduo contra quem pecou.
Daha sınırlı anlamda ise spora çok fazla katkı sağlamış bireydir.Mais ousada, contribuiu para o desporto com alguns movimentos.
Her birey, topluma yararlı olacak şekilde bir görev üstlenir.Chegando a ser um membro útil à sociedade.
Atlar ise birer çizgi oyunundan öteye geçmez.Não vai cair sobre os ombros de apenas um jogador.
"LGBT bireyler: Can güvenliği ve eşitlik istiyoruz".«As comunidades Eclesiais de Base: vida e esperança».
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.O lucro é privado e individual.
Çinliler; Çin ile bağdaşlaştırılmış çeşitli bireyler ve gruplar.China, combinando velhas e novas gerações.
10 Nisan Raw bölümünde Sasha, Bayley'ye bire bir kemer maçı için meydan okuyacaktı.No Raw de 10 de abril, Sasha demonstrou interesse em enfrentar Bayley em uma luta individual pelo título.
Felsefesi ve kitapları kendi bireycilik, rasyonel bencillik ve kapitalizm mefhumlarını vurgular.A filosofia e ficção enfatizam noções de individualismo, egoísmo racional, e capitalismo.
Farklı disiplinlerdeki anlamları her zaman birebir örtüşmez.A informação em níveis diferentes não precisa ser consistente.
İyi bireyin gücüne güç katan şey, kötü ise onu güçsüz kılan şeydir.Quem os desmafagafizá-los, um bom desmafagafizador será.
Kitap üç kısma ayrılmıştır ve bir önsöz, 24 fasıl ve birer son söz içermektedir.Este livro foi dividido em duas partes e além disso tem um capítulo introdutória e outro conclusivo.
Büyük ve küçük çekirdekler ikiye bölünür, yavrular bunlardan birer tanesini alırlar.Raposas e diabos possuem tamanho similar, predando os filhotes um do outro.
Bireysel ve takımsal puanlar kazanın.Há disputas no individual e por equipe.
Kabukları, her biri birer elektron çifti içeren birkaç hücreye böldü.As camadas eram, por sua vez, eram divididas em um número de células, cada uma contendo um par de elétrons.
Kategoriye galaksi çiftleri dahil edilse de kategorideki cisimlerin pek çoğu bireysel galaksilerdir.Embora incluído galáxias duplas na categoria, muitos desses objetos são galáxias individuais.
Mitler, insanların tam olarak anlayamayacağı tanrıların eylemleri için birer mecazdı.Mitos são metáforas para as ações divinas que os humanos não podem entender completamente.
Bu yapılardan her bir yetişkin bireyin ağzının iki yanında toplam 262 ile 473 arasında bulunur.Um adulto tem entre 262 e 473 barbas de baleia em cada lado da boca.
Rosé'den başlayarak tüm grubun birlikte ve bireysel teaser görüntüleri yayınlandı.Fotos teaser deles também foram divulgadas e o perfil de cada um.
Birey bunlardan sadece birinde yer alır.Somente um deles conseguiria esse posto.
Özel şirket, herhangi bir şahsa veya bireysel bir yatırımcıya ait olan ticari şirkettir.Empresa privada é uma empresa cujo proprietário é uma pessoa natural ou jurídica.
Ve ilk defa bireysel zaman yarışında start rampası kullanılıyordu.Nesta edição foi incluida pela primeira vez uma etapa de corrida Contra-relógio individual.
Bu yapılar gelişerek yeni bireyler oluşur.As partes então se regeneram em novos indivíduos.
Her iki oğlu da birer yelken eğitmeni olarak yetişti.Louis, filho de ambos, tornou-se marinheiro.
Her bir federal bire üç dövüşmek durumunda kalmıştır.Assim, sempre haverá 3 atacantes na rede.
Kim vede karısı Hristiyan kiliselerine girdi ve birer Presbiteryen oldular.Mas a sua avó a convenceu de ir à igreja, e ela tornou-se cristã.
Rakipleri birer birer adaylıktan çekilmeye başladılar.O trabalho foi feito retirando os trabalhadores um por um.
Bilimsel araştırmalar, bireye ait cinsin bireye ait davranışları etkilediğini ortaya koymaktadır.A investigação científica mostra o sexo do indivíduo influencia em seu comportamento.
Douglas’ın reformunun ana hedefi bireysel özgürlük ve temel iktisadi özgürlüktü.A liberdade individual, a principal liberdade econômica, era o objetivo central da reforma de Douglas.
Şarkıcı, "Ben onların çok iyi birer müzik dinleyicisi olduklarını düşünüyorum.Mas quanto mais eu escutei, eu percebi que há algumas músicas muito boas aqui."
Grósz "Her renkten bireylere ihtiyacımız olduğuna kaniyim.Ele observa que todo ser humano tem a necessidade de pertencer a um grupo.
Ayrıca “parole” kavramının da sosyal ve bireysel bir tarafı bulunmaktadır.Mesmo essas imagens "privadas" tem um viés social.
Bireylerin bu gücü toplumun gücünü oluşturur.O poder político se origina dessa necessidade que as pessoas têm de viver em sociedade.
Hepsi birer spin-off sayılabilirdi.E é considerado uma epécie de spin-off.
Birecik Fırat Köprüsü.Torcida Jovem Ponte.
Aile içi empati ise aile bireylerinin karşısındaki insanı kendi yerine koymasıdır.Agir como italianos significava colocar a família acima de todos os outros interesses.
Sürekli görev-emir-komuta zincirine odaklanıp, birer android konumuna getirilmişlerdir.Também é acionado pela voz e permite dar comandos para um telefone Android.
Araziyi bireysel sahiplenme görülmez.Esse povo não adotava a propriedade individual do solo.
Fermi bu fikri geliştirerek 1933'te ve 1934'te birer makale yazdı ve bu parçacığa “nötrino” adını verdi.Fermi pegou essa ideia e, em 1934, escreveu um artigo que decretava a existência do neutrino.
Bu ya bireysel ticarette ya da müşterilerin vekâletinde ortaya çıkar.Dependerá da crença individual ou do conjunto da loja.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod