Bireysel suçlar ve bilişim suçları.علم الجريمة والعقاب.
Bireysel arıcılık da yapılır.ويأتي كذلك ضميراً منفصلاً.
Futbol, on birer oyuncudan oluşan iki takım arasında, kendine özgü küresel bir topla oynanan takım sporudur.كرة القدم هي رياضة جماعية تُلعب بين فريقين يتكون كل منهما من أحد عشر لاعباً بكرة مُكوَّرة.
Listedeki her bireyin serveti, varlıkları ve borçlarının tahmini olarak hesaplanması ile bulunmuştur.ويتم تقدير ثروة كل فرد على القائمة، بالدولار الأمريكي، على أساس احتساب أصولهم و قيمة ديونهم.
Fakat bunlar yaptıkları ile kendilerine pek inanılmayacak birer müttefik olduklarını gösterdiler.إنما كانوا أصحاب إيمان راسخ، فأنكروا على قومهم شركهم بالله، وطلبوا منهم إقامة الحجة على وجود آلهة غير الله.
Bire bir İsviçre kulübü yetkilileriyle görüştüm.و هو يلعب مع نادي سيون السويسري.
Web sayfaları birer internet dokümanıdır.الانترنت هو أحد الأمثلة عن الشبكات الحاسوبية.
Ne Einstein ne de Langevin bu sonuçları birer paradoks olarak değerlendirmemiştir.ولا عجب أن لم تكن بغداد ولا طهران على استعداد لقبول هذه النتيجة.
Albümden çıkan "You Make Me Wanna", "My Way" ve "Nice and Slow" singleları birer hit olmuştur.بعد نجاح ألبومه الأول الذي يحمل اسمه، أصدر ألبوم My Way، وكانت أشهر أغانيه You Make Me Wanna وNice and Slow.
Hava Kalitesi Endeksi değerleri aşamalara göre sınıflandırılmıştır ve her aşama birer renk ile simgelenir.وتقسم قيم مؤشر جودة الهواء في نطاقات، ويتم تعيين كل مجموعة بوصف و لون يرمز لها.
Mevzubahis bireylerin çoğu Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi (FSLN) üyesiydi.لقد كان معظم السجناء من أتباع تنظيم مونتونيروس.
Bireysel iş sözleşmeleri Toplu iş sözleşmesiصناديق مكافآت عقد العمل الفردى .
Bu dört devlet Mikronezya Federal Devletleri bayrağı üzerinde birer yıldızla temsil edilir.هؤلاء الاربعة ولايات يمثلون بنجمة بيضاء في الشعار الوطني.
Dolayısıyla her birey kendi görüşleri yönünde insanları baba olarak kabul edebilir.وذلك لأن كل واحد منهم يريد إنقاذ العالم بطريقته الخاصة.
Filmde bireyler arası ilişkiler incelenmekte, dostluk ve ihanet temaları ele alınmaktadır.تتمحور المسرحية حول موضوعي الصداقة والخيانة.
Birey olmak ne demektir?كيف تصبح انسانا؟.
Her takımın birer yabancı tenisçi oynatma hakkı vardır.يحق لكل فريق اشراك ثلاث لاعبين أجانب فقط.
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.والفلسفة الي ترتكز عليها هذه المعارف الثلاث واحدة، غير أن كلاً منها تطبق بشكل متفرد عن الأخرى.
Evler, birey ya da ailenin sürekli olarak yaşadığı sosyal ünitedir.المستوطنة هي جماعة مشتركة دائمة أو مؤقتة يعيش بها الناس.
Rakipler birer birer elenir.رجل الأعمال نزار ريدان.
Tedavi gören bireylerde, enfeksiyon haftalar veya aylar sonra nadiren nüksetebilir.الأشخاص الذين يعانون من عدوى الحد الذاتي تُزال عدواهم تلقائياً خلال أسابيع أو شهور.
Alternatif olarak, prosopagnozisi olan bireyler işitsel bilgileri görsel bilgilerin yerine kullanabilirler.بدلاُ من ذلك يمكن للفرد مع عمه تعرف الوجوه استخدام المعلومات السمعية من أجل استبدال المعلومات البصرية.
Buna göre, genel seçimlerin yapılma süresi beş yılda birden, dört yılda bire düşürüldü.مهما كانت جودة العضو عالية, لا بد من استبداله كل 5 سنين تقريباً.
Döllenme olayı dişi bireyin vücudunun içinde olur.وهذا يسمح للإخصاب أن يتم داخل جسم المرأة.
Böylelikle de trenin merkezindeki hız, herhangi bir vagonun bireysel hızını geçmektedir.وتفوق سرعة القطار الكهربائي سرعة أي نوع آخر من القطارات.
En son birey 1979 yılında görüldü.تمّت مشاهدة آخر عينة بريّة في عام 1979.
Birey, algısal veya tanıma kusurunu kabul ettiği zaman, terapi çeşitlerinden birisi önerilebilir.بمجرد أن يقر الفرد بأن لديه عجز إدراكي أو عدم القدرة على الاعتراف فإنه يوصى بنوع من أنواع العلاج.
Erkeklerde beneklerin sayısı büyüklüğü ve dağılımı bireyden bireye önemli farklılılıklar gösterir.أما حجم الغاز المخرج وعدد مرات إخراجه فقد تكون شديدة الاختلاف بين الأفراد.
Devlete ait Çin Endüstri ve Ticaret Bankası 20 bin bireysel şubesinin tümüne Linux kurmaktadır.يملك القرض الصناعي والتجاري الفرنسي 20% من رأس ماله.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.المجتمع والمنفعة الفردية.
Sermayenin mal sahipleri bireyler, hane halkları, şirketler veya hükümetler olabilir.يمكن للمدينين تكون الحكومة أو الشركات أو المنازل الخاصة.
8 ila 100 bireyden oluşan gruplar içinde yaşarlar.انهم يعيشون في مجموعات تصل إلى 80 فردا.
Keynesyen ekonomi altında, makroekonomik eğilimler bireylerin ekonomik tercihlerini bastırabilir.وفقا Tobin’s Q، يمكن لأسعار الأصول أن يؤثر على النشاط الاقتصادي.
Şoşeng önemli dini konumlara ailesinden bireyleri yerleştirerek güney Mısır'ın kontrolünü de ele geçirdi.كما سيطر شيشنق أيضا على جنوب مصر من خلال وضع أفراد من أسرته في مراكز كهنوتية هامة.
Genellikle kalelerin arkasına birer file konulsa da, bu durum kurallar tarafından zorunlu kılınmamıştır.توضع عادة الشباك خلف المرمى، على الرغم من أن هذا لم يكن مطلوبًا في القوانين.
Bireysel özgürlük konusunda ise liberallere yakındırlar.الليبرالية تتعدد بتعدد الليبراليين.
Bir öğretmen grupta ders yaparken diğer öğretmen her çocukla birebir çalışır.إذا كان الطفل لديه أكثر من معلم، فإنه ينبغي على كل المعلمين الحضور مع فريق البرنامج.
Allah'ı Bilen İnsanlar (Ehl ul-Ma`rife Billah) dünyada birer yabancı olup ahireti arzularlar" dedi.« من أراد أن يعرف معرفته بالله، فلينظر إلى ما وعده الله ووعده الناس، بأيهما قلبه أوثق ».
Abdominal aort anevrizmaları en çok 50 yaş üstü bireylerde görülür.يزداد خطر الإصابة بالليستريا المولدة للوحيدات في الأشخاص الذين تتجاوز أعمارهم 50 سنة.
Klasik ticaretin aksine, ağ pazarlama ile kazanç her bireye emeği karşılığında eşit olarak dağıtılmaktadır.أما العامل الحر، فهو بالعكس يبيع نفسه بنفسه، وذلك بالمفرق.
Yaş ayrımcılığı (İngilizce: ageism) herhangi bir bireye ya da gruba yaşından ötürü yapılan ayrımcılık türüdür.التفرقة العمرية هو مصطلح لوصف التمييز على أساس العمر وهو تمييز (تنميط وتحيز) ضد افراد أو جماعات بسبب سنهم.
Aynı türün bireylerinde görülür.نفس الطريقة نجدها في مختلف الكائنات الحية.
Tüberküloz menenjitte de faydalı olduğu görülmüş, en azından HIV negatif olan bireylerde.كما أنها تبدو مفيدة للمصابين بالتهاب السحايا السلّي، على الأقل أولئك غير المصابين بفيروس الايدز.
Oraya vardığında ikisi birer bardak şampanya içti ve Lana Enzo'yu kandırdı.Quando chegou lá, os dois beberam um copo de champanhe e Lana forçou Enzo a tirar sua roupa.
Her peygamber, birer imâm, rehber olarak kabul edilir ve ona tabi olanlara da onun ümmeti denir.Cada mensageiro será um membro da igreja pela qual ele é apontado.
Küçük kekler veya bireysel kekler fiyat açısından daha verimli olabilir.Pequenos bolos ou bolos individuais podem ser mais eficientes em termos de preço.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.O impacto económico da hepatite C é bastante significativo, quer a nível individual, quer a nível social.
Gece olunca evden çok sayıda ses duyulur ve Bill'in arkadaşları birer birer kaybolmaya başlar.À medida que a noite cai, os ruídos na casa aumentam e os amigos de Bill começam a desaparecer um a um.
Ukrayna, Bireysel Ortaklık Eylem Planına (BOEP) sahip sekiz Doğu Avrupa ülkesinden biridir.A Ucrânia é um dos oito países da Europa Oriental com um Plano de Ação de Adesão Individual.
Sollys Lig sonunda 5 oyuncu bireysel ödüller aldı.5 jogadoras do Sollys receberam prêmios individuais.
Bu nedenle, genelde her köyün, denize ulaşımı mümkün kılacak birer iskelesi vardır.E cada um dos grupos tem uma nava-mãe capaz de transportar a todos.
Gaga "tüm iyi müziklerin piyano başında söylenebileceğine ve yine de birer hit olabileceğine" inanıyor.Gaga acredita que "toda boa música pode ser tocada em um piano e ainda soar como um sucesso".
Özel çiftlikler ve bireylerin bahçe arazileri tüm tarımsal üretimin yarısından fazlasını oluşturmaktadır.As fazendas privadas e hortas individuais respondem por mais da metade de toda a produção agrícola.
Daha fazla bilgi için bireysel ürün makalelerine bakınız.Veja os artigos individuais de cada produto para mais informações.
Birey olmak ne demektir?O que é ser homem?
Bireysel yatırımcıların etkileşimleri sayesinde borsanın karmaşıklığı bir bütün olarak belirir.Através das interações de investidores individuais a complexidade do mercado com um todo emerge.
Fakat bunlar yaptıkları ile kendilerine pek inanılmayacak birer müttefik olduklarını gösterdiler.Eles confiavam em si mesmos, consideravam-se justos e desprezavam os outros.
Birçok pin-up resmi, kendi dönemlerinin birer seks sembolü olarak görünen Şöhretler (Celebrity)dir.Muitas pin-ups eram fotografias de celebridades consideradas sex symbols.
Normal risk taşıyan bireylerde bu test gebeliğin 24 ila 28. haftalarında yapılması önerilir.Em pessoas de risco normal, o rastreio é recomendado entre a 24ª e a 28ª semanas de gestação.
Sonuçta insanın bireyselliği ve ahlakı para için bir araç olmaktadır.A consequência é que a individualidade e a moralidade humana se tornam um veículo para o dinheiro.