Ana içeriğe geç
Sözlük

bire ile cümle

bire kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Set Paris'teki Opéra Garnier'nin birebir kopyası olarak yaptırılmıştı.Decorazione dell'Opéra Garnier a Parigi.
Her iki yöne doğru birer şeride sahiptir.Ha due corsie in entrambe le direzioni.
Şablon:UCI pist bisikleti dünya şampiyonları - Erkekler bireysel takip Şablon:UAE Abu Dhabi bisikletçileriCampionati del mondo di ciclismo su pista - Inseguimento individuale maschile Dilettanti
Bireysellik bir puttur.Disturbo di personalità.
Yarışmaya 13-18 yaşındaki bireylerden oluşan ekipler katılabilir.Possono partecipare al concorso i fotogiornalisti di età compresa tra i 18 e i 33 anni.
Grósz "Her renkten bireylere ihtiyacımız olduğuna kaniyim.Si legge che dovrebbero esserci le firme di ogni uomo.
Bu yapılar gelişerek yeni bireyler oluşur.Dalle cellule staccate si sviluppano nuovi individui.
Ağrı bireyin acı verici bir durumdan kaçmasını sağlar bu sayede vücudunun zarar görmemesini sağlar.Il dolore ci avverte che qualcosa sta funzionando male nel corpo o sta per avvenire un danno.
Birey hatırlamak ve bilmek arasındaki farkı ayırt etmelidir.Bisogna rammentare che c'è diversità tra coscienza e conoscenza.
Rick ve Carl silahlanır ve aylakları birer birer vurmaya başlar.Rick e Carl gli insegneranno a sparare.
Doğal hallerinde bireyler apolitikti ve asosyaldi.Dal punto di vista religioso e politico si dichiarava rispettivamente ateo e apolitico.
Grupla özdeşleşme, bireyin üyesi olduğu gruba yönelik aidiyet ve bağlılık duygusu olarak tanımlanmaktadır.Si valuta tuttavia insensata l'auto-attribuzione di un nome di gruppo o partito.
Fotoğraflar, çizimler, diyagramlar, haritalar ve diğer resimler birer grafiktir.Le preghiere, i mantra e i diari sono buoni esempi.
Ancak, tekrarların toplam uzunluğu ayni türün bireyleri arasında çeşitlilik gösterir.In questo modo, a ogni generazione appariranno sempre nuove varianti della stessa specie.
25 ton ağırlığa kadar çıkan bireyleri vardır.Il peso raggiunge le 25 tonnellate.
Türkiye bu konuda hamleler yapmış Rusya ile birebir görüşmeler yapılmış olumlu sonuçlar alınmıştır.C'è un notevole contenzioso tra Grecia e Turchia sulle modalità che hanno condotto a questo riconoscimento.
Ayrıca ağır kilolarına rağmen çok iyi birer yüzücülerdir.Essendo un ottimo nuotatore sopporta anche correnti molto forti.
Frankland ve Tyndall zamanla çok iyi birer arkadaş oldular.Manuele e Corrado erano da tempo diventati buoni amici.
Oraya vardığında ikisi birer bardak şampanya içti ve Lana Enzo'yu kandırdı.Quando incontrò Dylan, i due vendettero harmonica licks, bevevano vino rosso e giocavano a croquet.
Takımlar birbirleriyle birer kez oynadılar.Le squadre si incontrano tra di loro una sola volta.
Böylece yeni nesiller, rastgele seçilen bireylerden türemektedir.A. Scegliere in maniera casuale gli individui appartenenti alla popolazione.
Temel adımlardaki diğer altı zaman biriminde ise öne ve arkaya doğru birer adım atılması söz konusudur.Restare a sei passi di distanza uno dall'altro, fianco a fianco.
Daha sonra bu sancaklar Kudüs’e bağlı birer eyalet oldu.Oggi la conduzione è affidata a un comitato che ha sede a Gerusalemme.
Abdominal aort anevrizmaları en çok 50 yaş üstü bireylerde görülür.Come già accennato la fibrosi polmonare idiopatica colpisce in prevalenza dopo i 50 anni.
Aynı gün, parçalar için birer video klip de yayınlandı.Il giorno stesso sono affiorati in rete alcuni scatti delle riprese.
Kampanyayı başlatanlar, kampanyanın bireysel olduğu, siyasi hiçbir unsur taşımadığını dile getirdiler.Questo ha suggerito ai critici che la nazione non ha una strategia militare.
Yani, Tanrı bireyleri birbirleriyle birleştiren ateş ya da sıcak nefestir.Dopo di ciò, egli verrà posto tra i fuochi dell'Inferno insieme a coloro che ha illuso.
Birey kendi sağlık kaydını doktor, veya başka ilgilenen biri ile paylaşabilir.I dati possono anche riguardare la relazione di un individuo con un ente sociale o di volontariato.
Freud, rüyaların bireyin derin gereksinim ve arzularını ve bunların doyumunu ifade ettiğini varsayar.Hobson respinge con forza l'idea che i sogni esprimano necessariamente significati profondi o nascosti.
Arachidonic asit, yangıyı tetikleyen etmenlerin bireşimlenmesinde kullanılan önemli bir bileşiktir.L'acido azelaico è utile come stimolante della crescita dei capelli.
Eğer Kur'an'da birebir karşılık gelen bir şey bulunamazsa, Sünnet'e bakılır.Quando egli non udirà più alcun suono, allora avrà raggiunto la liberazione (mukti).
Bir grup Tanrı, Tanrı'nın kadını ve bu kadını oluşturan bireyleri kapsar.Dio sceglie quegli uomini e donne che accolgono la chiamata di Dio.
Ayrıca serbest programda aldığı 150.06 puan ve genel toplamda ulaştığı 228.56 puan birer dünya rekorudur..Ottenendo 159.31 punti nel programma libero stabiliscono anche il nuovo record mondiale.
Bu göç aile bireylerinin geçici veya kalıcı bir şekilde ayrılmaları ile olmaktadır.La vittima subisce pertanto uno squilibrio locale o sistemico.
Burada "yeniden eğitilmiş" bazı tutuklular sonradan bizzat birer işkenceci haline getirilmişlerdi.Alcuni, che avevano sacrificato sotto tortura, tornarono per essere torturati di nuovo.
Birey bütün fonksiyonlara dışsaldır, katılamaz.E noi artisti siamo innamorati di tutte queste forme, nessuna esclusa.
Bu düşünce, bireyin özgüven değerlerini sarsacak nitelikte olabilir.Un'altra causa potrebbe essere dipesa dal suo coraggio personale.
Bireyden bireye değişmeyip herkes için aynıdır.Perché tutti sono diversi da ognuno - insostituibili.
Rakipleri birer birer adaylıktan çekilmeye başladılar.Quindi i candidati furono chiamati uno per uno.
Bu tepeler Asurlular döneminde birer haber alma-verme aracı olarak kullanıldığı bilinmektedir.In questi sistemi, una sezione del capillare è usata come rivelatore.
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.Tutti gli scambi si fanno al prezzo d'equilibrio.
Bireyler günde altı saat çalışır, geri kalan zamanlarını sanat ve bilimle uğraşarak geçirirler.Per sei mesi la costrinse a studiare sei ore al giorno, usando una tecnica stabile e ferma.
Her mahallede birer tane olmak üzere toplam dört tane cami vardır.In alto sono presenti 4 monofore per lato.
18 yaş altı bireyler için tercih edilen yöntem psikoterapidir.Il mostro delle diciottenni potrebbe essere uno psicotico autolesionista.
Beş ila elli arasında birey içeren göçebe sürüler hâlinde yaşarlar.Essi erano in grado di trasportare da cinquanta a cento uomini alla volta.
Kurallar bireylere veya gruplara uygulanabilir.Le lezioni possono essere di gruppo o individuali.
Şu ana kadar kaydedilmiş en ağır birey 44,7 kg'dir.Il cong più pesante finora ritrovato pesa 3,5 kg.
Köy nüfusunun tamamı orta yaş grubundaki bireylerden oluşmaktadır.Ognuno di essi rappresenta una classe sociale del Medioevo.
Tehlike zamanlarında yavrular dişi bireyin ağzına girerler.In caso di pericolo gli avannotti si rifugiano nella bocca dei genitori.
Eğer maç beraberlikle sonuçlanmışsa iki takım da birer puan kazanır.Se l'incontro termina in un pareggio ad entrambe le squadre è assegnato un punto.
Geriye kalan taşlar oyun boyunca birer birer oyuncular tarafından çekilir.In caso contrario si procederà interpellando uno ad uno i restanti giocatori.
Bu kral tam bir canavardı ve efsaneye göre her iki omuzunda da birer yılan bulunuyordu.Un'altra leggenda molto simile narra che un re vide un serpente sul suo tappeto.
Her iki grup da Organized Noize'un Dungeon Family ortaklığının birer parçasıdır.Entrambi saranno integrazioni del Social Security Act di Roosevelt.
Bireysel özgürlük demokrasinin temelidir.Свобода личности - сущность демократии.
Bu cümleye birebir çeviri yapmanızı önermem.Я предлагаю вам не делать дословный перевод этого предложения.
Bu bir şiir olduğu için birebir çeviri yapmanıza gerek yok.Поскольку это стихотворение, то вам не нужно делать дословный перевод.
Bire bir çeviri her zaman en iyi sonucu verir demek doğru olmaz.Дословные переводы не всегда уместны.
Birebir yapılmış çeviriler her zaman isabetli olmayabilir.Дословные переводы не всегда уместны.
Tercüme bire bir olmak zorunda değil.Перевод не обязан быть дословным.
Eğer Kur'an'da birebir karşılık gelen bir şey bulunamazsa, Sünnet'e bakılır.Если они не указаны в Makefile, то они будут считаны из среды, если они там указаны.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod