Birden bire her şey tek ve aynı bedende oluyormuş gibi olur.Pour une fois, tout le monde se trouve logé à la même enseigne.
Bireysel etkinliklte ise 6. sırada yer aldı.Sur l'épreuve individuelle, elle prend la sixième place.
Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur.Priez pour celle que le pauvre n'implorera jamais en vain ».
Grósz "Her renkten bireylere ihtiyacımız olduğuna kaniyim.Chaque joueur doit fournir de la couleur demandée.
Birey bunlardan sadece birinde yer alır.Lui-même s'en plaint en plus d'un endroit.
Bu arada ama toplumsal ilişkilere karşı bireysel karar alma özgürlüğünden yana olduğunu da vurguluyordu.Néanmoins, il continue d'insister sur le libre arbitre de l'individu face aux déterminismes sociaux.
Zamanla, bu alanlar birer bağımsız fakülteler haline geldi.Avec le temps, les sœurs devinrent ainsi une communauté indépendante.
Bu özellik kalıtılır bireylerin yavrularında da aynı görülür.Ce mode de calcul vaut pour les individus d'une même génération.
Bireysel olarak varılan mesafe yargısı ile gruptaki bireylerin yargıları birbirine yaklaşmaya başlamıştır.La séparation entre les gens des comptes et ceux du parlement commence à apparaître.
Ama evdeki bireylerden sadece hizmetçi bu çağrıya yanıt verebilir.Il pouvait de même n'y avoir qu'une seule personne dans la maisonnée à ce poste.
Her Alay, üçer süvari ve birer makineli tüfek bölüğüdür.Chaque régiment de cavalerie comprend trois escadrons et un bataillon de mitrailleuses.
Betty ve kızı artık birer tutsağa dönüşmüştür.Voilà que ta femme et tes enfants sont déjà en captivité.
Hepsi birer spin-off sayılabilirdi.On peut alors parler de spin-off hors-série.
Her biletten birer dolar Boys & Girls Clubs of America'ya verilecek.Ils passaient beaucoup de temps au local Boys and Girls Clubs of America,.
Takımlar birbirleriyle birer kez Singapur'da yarıştılar.Le concours se déroula à Singapour pour la première fois.
Bununla birlikte "Yalnız birey yoktur."Nous sentons que nous ne sommes pas seuls.
Bilimsel araştırmalar, bireye ait cinsin bireye ait davranışları etkilediğini ortaya koymaktadır.La recherche scientifique montre que le sexe d'une personne influence son comportement,,,,.
Allah'ı Bilen İnsanlar (Ehl ul-Ma`rife Billah) dünyada birer yabancı olup ahireti arzularlar" dedi.En vérité, il est mon moyen d'approche à Allah dans ce monde et celui de l'au-delà.
İroni kavramı ise bireyin mükemmelleşmesine dogru giden yolu gösterir.Une balance romaine illustre parfaitement ce qu'est l'égalité des moments.
Dolayısıyla, ahnentafelde farklı numaralara sahip olan bireylerin aslında aynı kişiler olmaları mümkündür.Pourquoi les gens qui sont fondamentalement différents ne peuvent-ils avoir les mêmes droits ?
Müzelerde canlı birer tabloymuşçasına kendilerini yerleştirdiler.Ils s'y sont installés comme des tableaux vivants dans les musées.
Artık ana karakterler, çocuk değil, yetişkin birer ninjadırlar.Non plus enfants, mais non pas encore adultes autonomes.
Uyumlu bireyler diğerleriyle kolay geçinir.Très sociable, il s’intègre facilement aux autres.
Birey savunma mekanizmaları ile tehdit altındaki benliğini korumaya çalışır.Il tente visiblement de les protéger des limiers.
Her dişi, konik yuvasına birer yumurta bırakır.Ils contenaient chacun un œuf blanchâtre.
Bireysellik bir puttur.Lâcheté personnelle, donc.
Çaylakların gerçek birer kahraman olmadan dünyayı terk etmeyeceğine yemin eder.Il fait serment de ne rentrer au camp que vainqueur.
Avrupa nüfusları, 20.000.000 ila 36.000.000 birey arasında tahmin edilmektedir (BirdLife International 2004).La population européenne est estimée à entre 270 000 à 290 000 couples par BirdLife International .
Bireysel ilişkilerde çok derin düşünüp tartma konusunda pek iyi değildir.Incapacité de répondre adéquatement dans les relations interpersonnelles.
Modern toplumsal yapı içindeki bireylerin direkt olarak siyasi surece katılmaları imkansızdır.Elle est en effet la seule de la Maison Blanche à s’impliquer directement dans la vie politique.
Aynı zamanda bireylerin özel mülkiyetten uzak durmalarını denetliyordu.Les particuliers furent eux aussi tentés par l'acquisition de biens immobiliers.
Genç bireyler daha kahverengimsidir.Les jeunes sont plus brunâtres.
Avrupa'nın ada devletleri ve Norveç birer ulus devlet haline gelmişti.L'Amérique du Nord et l'Amérique du Sud devenu une seule nation.
Fırtınalı havalarda Hamamaltı ve İbrice limanları gemiler için önemli birer sığınaktır.Dans les milieux subarctiques et boréaux les glaces flottantes sont un agent perturbateur important.
18 yaş altı bireyler için tercih edilen yöntem psikoterapidir.La psychothérapie est le traitement de choix pour les patients de moins de 18 ans.
Bu halk oylaması sonucu Birendra'nın Panchayat yönetim biçimi ayakta kalmıştır.D'une part, comment s'assurer que cette attitude mentale était bien celle de Pauling.
Etkilenen bireyler normal zeka kapasitesine ve normal yaşam süresine sahiptir.Tous les patients ont rapporté une capacité à avoir une érection et une sensation normale.
Bu türün bireyleri genellikle 2 sene yaşar.L'espèce a souvent deux générations par an.
Hala aile bireyleri tarafından yönetilmektedir.Chacun était géré par les membres de la famille.
Çocuk ölümlerinin yarısı bu yaş grubundaki bireylerdir.Elle est de moitié chez les hommes de la même tranche d'âge.
Yapraklarının büyüklüğü birer at derisi kadardır.La taille des fermes est même comptabilisée en nombre de chevaux.
Bireysel ve kurumsal müşteriler için çeşitli türlerde kredi ve ATM kartları ihraç edilmektedir.Un grand nombre de types de cartes de crédit et de débit est produit pour les clients commerciaux et privés.
Avusturyalı psikolog Freud'a göre bireylerde çocukluktan beri bilinçaltına itilmiş birçok şey vardır.Sarah Jane révèle avoir peur des clowns depuis l'enfance.
1926'dan itibaren tüm şampiyonalarda erkekler bireysel epe, flöre ve kılıç müsabakaları yer almaya başladı.Les championnats existent depuis 1906 pour le fleuret masculin, l'épée masculine et le sabre masculin.
Grup halinde veya bireysel olarak yapılmaktadır.Elles peuvent se faire en individuel ou en groupe.
Bireysel ürünler Glacéau adını taşıyordu ve şirketin ilk ürünü Glacéau Smartwater idi.Le premier produit ne tarda pas à être fabriqué : Glacéau Smartwater était né.
Fakat bunun sonucunda bireylerden birinin öldüğü belirtilir.Et le temps est compté lorsque l'une des victimes est tuée.
Çoğu alışveriş merkezi birer kondominyumdur.La plupart des rez-de-chaussées sont des commerces.
Bu kez iki sporcu da birer yarış kazanabilmişti.Cette fois cependant, deux juges donnent Ali vainqueur.
Uluslararası Balinacılık Kurulu'nun bir çalışması 60 bireylik bir grup ile karşılaşıldığını belirtir.Des employés du Comité international de la Croix-Rouge affirment avoir vu des douzaines de cadavres.
Türkiye'de ise Birecik'te 2009 yılında fotoğraflanmıştır.Elle a aussi participé à une séance photo bikini en 2009.
Yaşam alanlarında çok sayıda birey bulunurken öncelikle ormanlarda görülürler.On les observe surtout en forêt.
Kasımpaşa Beyoğlu ilçesinin, Karagümrük ise Fatih ilçesinin birer semtidir.L’humour de Monteilhet, toujours mordant, est l’une de ses marques de fabrique.
Bireysel farklılıklar her zaman göz önünde bulundurulur.Les variables individuelles sont aussi à prendre en compte.
İki farklı yerde yaklaşık 150 kadar birey bulunmuştur.Il a réuni sur les deux représentations un peu plus de 150 personnes.
Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.Chacun des artistes en prend une chez lui.
2. f fonksiyonu birebirdir.On considère une fonction F à deux arguments.
11, 32 ve 43 gereğince) bireysel kolluk işlemleri de yapabilirler.Le moteur 11.9 ou 14/32 pouvait être commandé au même prix.
Bu yemin, hukukun üstünlüğü ilkesini ve hukukun bütün bireylerden üstün olduğu kabulünü temsil eder.Ce verdict vous met hors la loi, vous et tous ceux qui défendent votre cause.
Tipik bir pilot balina sürüsü 50 - 100 bireyden oluşur.Cette colonie semble composée de l'ordre de 50-100 oiseaux.