Çizimler The Simpsons ile birebir paralellik gösterir.Der Film wird in einer Folge bei „Die Simpsons“ parodiert.
O ayrıca 20. etapta Bireysel zaman yarışı' nı kazanmıştı.Sie trat auch in den Einzelwettbewerben an und wurde 20. im Mehrkampf.
Petrol ürünleri ilk olarak eczanelerde birer yan ürün olarak satılmaktaydır.Das Wasser wurde zunächst als Heilmittel in Apotheken verkauft.
Bir birey kendinden bir tavşan alabilir, ancak bir tavşan erkeklerden azdır.Ebenso könne ein Kaninchen mit einem Hund gejagt werden, aber nicht ein Hase.
Ayrıca alemdeki tüm varlıkların Allah'ın birer parçaları olduğu varsayılarak onlara değer verilirdi.Darüber hinaus habe Gott allen die Güter der Erde gleichmäßig geschenkt.
Villandry şatosundaki bahçıvanlar gerçek birer sanatçı.Les jardiniers du château de Villandry sont de vrais artistes.
Bu yılın başlarında B1A4 üyeleri bireysel aktivitelerine odaklandılar.En début d'année, les membres de B1A4 étaient focalisés sur leurs activités individuelles.
Beş ve altıncı tur'da birer katılımcı elenmiştir.Dans les cinquième et sixième émissions, un seul participant a été éliminé.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Le business model a attiré beaucoup d'investisseurs institutionnels et privés.
Uyumlu bireyler insan doğası hakkında iyimser bir görüşe sahiptirler.Les personnes agréables ont aussi une vision optimiste de la nature humaine.
Bireyler kendilerinin sahipleridir.Ses habitants sont les Tichissois(es).
Trompların arası da birer kemerle birbirlerine bağlanmıştır.Les nœuds (les pères avec leurs fils) sont reliés entre eux par une arête.
21 Kasım - İdil Biret, Türk piyanist.21 novembre : İdil Biret, pianiste turque.
Birey/toplum değişir mi?On veut changer la société?
Bireyler, kitleye dahil olarak deşarj olurlar, bu sayede mesafelerin yükünden kurtulurlar.Ceux qui t'aimeront partageront assurément ton malheur, tandis que les autres t'abandonneront.
Birey olmak ne demektir?Que veut dire être humain?
Bireysel arıcılık da yapılır.L'abattage individuel est également pratiqué.
Bireyselliği ve hümanizmi ile en önemli isimlerden biri ise Michel de Montaigne'dir.Un exemple fameux est celui de Michel de Montaigne.
Etaplar * bireysel zaman yarışıydı.Il s'agissait du concours individuel.
1 milyon insanda 1 birey olmak üzere çok nadir görülen bir hastalıktır.Il s'agit d'une maladie rare, atteignant environ un enfant sur un million.
Genellikle 10-30 bireylik gruplar halinde bulunur.Il vit habituellement en groupes de 10 à 30 individus.
Bireysel anlamda Yahudiler, Mısır milliyetçiliği konusunda önemli roller aldılar.Des Juifs, en tant qu'individu, jouent un rôle important dans le nationalisme égyptien.
Dolayısıyla işçilerin bireysel kazançları, üretimleriyle doğru orantılıydı.Ainsi, leurs salaires individuels étaient directement liés à leur quantité de travail.
Böylece hepsi z = 0 merkezli mükemmel birer çember olurlar.Soit Z {\displaystyle Z} un 0-cycle principal.
Eğer Kur'an'da birebir karşılık gelen bir şey bulunamazsa, Sünnet'e bakılır.Et, si elle ne parvient pas à s'imposer comme telle, elle deviendra ténor du barreau.
Her iki kadından da aynı gün birer şehzade dünyaya gelir.Le soir même les deux femmes arrivent dans la grande maison.
Web sayfaları birer internet dokümanıdır.Tous les quatre ont des pages Twitter qu'un compte facebook officiel.
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Même si deux individus détiennent la même information, la façon dont ils l'interprètent peut être biaisée.
Kenarlarında yan bölümlere geçmek için birer kapı bulunan küpler içinde çıkış yolunu ararlar.Ils se dirigent alors vers la porte, puis ouvrent afin de laisser entrer les Vardens.
Gençlik Olimpiyatlarına bireysel olarak katılma hakkı kazanma durumu yoktur.Ne doit pas être confondu avec Jeux olympiques de la jeunesse.
Halen 50 yetişkin bireyden daha az kaldığı düşünülmektedir.Il reste moins de 50 individus matures vivants.
“İdil Biret Yasası” veya “İdil-Suna Yasası” olarak da bilinir.Il est également connu pour la « loi des débouchés » ou loi de Say.
Diğerleri: psikanaliz, bireysel psikoloji.Articles détaillés : Psychologie individuelle et Psychologie analytique.
1984'te yapılan bir çalışma sonucunda MAcellan Boğazı'nda 3.400 bireyin olduğu tahmin edilmiştir.Une étude de 1984 a évalué à 3 400 le nombre d'individus présents dans le détroit de Magellan.
Bu sebeple anti devletçi düşünceler aşırı bireyci ya da aşırı kolektivist olarak sınıflandırılır.Ainsi, les catégories de pensée antiétatistes sont parfois classés comme collectivistes ou individualistes.
Her insandaki ruh bireysel ve ölümsüzdür.Chaque être humain est doté d'une âme éternelle et de libre arbitre.
Bireysel Engel Atlama Yarışları'nda Olimpiyat'larda mücadele etmiştir.Il a disputé la vitesse individuelle aux Jeux olympiques de Rio.
Şirket, bireyler ve şirketler için geniş bir hizmet yelpazesi üzerine uzmanlaşmıştır.L'entreprise propose une large gamme de services pour les particuliers et pour les entreprises.
Birlikte gelip buradaki ormanın içinde birer ev yaparlar.Ensemble, ils se rendent à la maison isolée en forêt.
Tali soylular birer birer imparatorluk güçlerine biat ettiler.Les nobles insubordonnés ont dû être écrasés un à un par les forces de l'empereur.
Sollys Lig sonunda 5 oyuncu bireysel ödüller aldı.Cinq joueurs des Americans ont gagné des récompenses individuelles.
Birebir film üzerine düşen görüntüyü görme imkanımız yoktur.Je ne peux pas penser à une meilleure raison de voir le film en entier.
Bireyin grup içerisindeki konumu da özdeşleşmenin yaşanmasında önemli bir etkendir.La reconnaissance par des personnes extérieures est vitale à l'existence du groupe.
Bu yüzden iyi birer tırmanıcıdırlar.Ce sont d'ailleurs d'excellents grimpeurs.
PGA Tour'da 3, European Tour ve Nationwide Tour'da ise birer birinciliği bulunmaktadır.Ses débuts sur l'Alps Tour, troisième niveau européen, sont prometteurs.
Norveç, Danimarka günümüzde birer NATO üyesidir.Le Danemark, à la suite de la Norvège, s’invita donc à l’OTAN.
Bu etki sağlıklı bireylerde küçüktür.Cette maladie concerne des individus de petite taille.
Daha fazla bilgi için bireysel ürün makalelerine bakınız.Regarder les articles individuels pour plus d'information.
Ayrıca, her öğrenci spor etkinliklerine bireysel olarak katılabilir.Ils peuvent participer quel que soit leur niveau sportif.
Anormal sonuçlar bireysel elektronların olması durumunda oluşur.Des résultats non-attendus peuvent se produire dans le cas d'électrons individuels.
Genç bireyler, yetişkin erkek bireyler tarafından korunur.Les jeunes peuvent être gardés avec les adultes.
Bu yerine koyma, tersine çevrilebilirliği (dolayısıyla şifre çözme) sağlamak için bire bir olmalıdır.Ne doit pas être confondu avec De Waal (homonymie), Waa (homonymie), Waza (homonymie) ou Waha (homonymie).
Bölümler yalnızca bireysel başvurulara bakmaktadır.Les candidats sont jugés uniquement sur les demandes spécifiques des clients.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Ils sont directionnels et réglables séparément.
Programlara bireyler, aileler ve topluluklar katılmaktadır.Interventions auprès de groupes, de familles.
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.On leur attribue à tous un degré par défaut égal à 1.
Thomas Claire'i her şeyin iyi olacağına ve iyi birer anne-baba olacaklarına ikna ediyor.Ann et Chris se demandent s'ils seront bons parents.
Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.Une troupe d'artillerie à cheval peut accompagner.
İnsan bireylerinin var olma tarzıdır.Certaines ont des formes humaines.
Genellikle kurbanlar aile bireylerinden veya yakın arkadaş çevresindendir.Dans ces cas, il s’agit plutôt des amis ou de la famille très proche.