Ana içeriğe geç
Sözlük

birdenbire ile cümle

birdenbire kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Birdenbire önümüzde üç köpek çıktı.All of a sudden, three dogs appeared in front of us.
Birdenbire, o güzel ve sıcak görünmeye başladı.Suddenly, it started to look almost nice and warm.
Birdenbire, pek çok kitap için para ödeyemediğimi hatırladım.All of a sudden, I remembered that I couldn't pay for so many books.
İş birdenbire yapılamaz.The work can't be done at a moment's notice.
Her şey birdenbire oldu.Everything happened all at once.
Birdenbire James'ten bir çağrı aldım.I had a call from James out of the blue.
Mary birdenbire ortaya çıktığında ben ayrılmak üzereydim.I was about to leave when Mary appeared out of the blue.
Birdenbire gökyüzü karardı.All of a sudden the sky became dark.
Birdenbire, hava bulutlandı.All of a sudden, it became cloudy.
Birdenbire ahır tamamen yandı.All of a sudden, the barn went up in flames.
Birdenbire ahır yanıp kül oldu.All of a sudden, the barn went up in flames.
Birdenbire, Jack kendisine ne olduğunu fark etti.Suddenly, Jack realized what had happened to him.
Birdenbire ışıklar yandı.All of a sudden, the lights went on.
O birdenbire çok mutlu oldu.He was suddenly very happy.
Birdenbire, tiz bir çığlık duydum.All at once, I heard a shrill cry.
Birdenbire yangın alarmı çalmaya başladı.All of a sudden, the fire alarm went off.
Birdenbire, kalın bulutlar güneşi sakladı.Suddenly, the thick clouds hid the sun.
Birdenbire, o konuştu.All at once, he spoke out.
Birdenbire onun yüzü soldu.Suddenly, her face was pale.
Birdenbire, 100 işçi işten çıkarıldı.Suddenly, 100 workers were laid off.
Birdenbire, bütün ışıklar söndü.Suddenly, all the lights went out.
Birdenbire, aklıma iyi bir fikir geldi.Suddenly, a good idea occurred to me.
Birdenbire çok hüzünlendim.I suddenly became very sad.
Bölüm şefi birdenbire söyledi: "Kadınlar ve et, onları biraz kokmuş severim."The section chief said out of the blue: "Women and meat, I like them a little rotten".
En büyük kız "şeker istiyorum" diyerek birdenbire konuştu.Suddenly the eldest daughter spoke up, saying, "I want candy."
Kısa bir ziyaretten sonra birdenbire ayağa kalktı ve ayrıldığını söyledi.After a short visit, he suddenly stood up and said he was leaving.
Birdenbire çok mutlu oluverdi.He suddenly became very happy.
Dewey birdenbire bir kahraman oldu.Dewey was suddenly a hero.
Birdenbire, bir adam onların önüne doğru yürüdü.Suddenly, a man stepped in front of them.
Tom'un kalbi birdenbire daha hızlı atmaya başladı.Tom's heart suddenly began to beat faster.
Tom birdenbire soğuk terler dökmeye başladı.Tom broke into a cold sweat.
E-postalar birdenbire gelen kutumdan kaybolmaya başladı.Emails have started suddenly disappearing from my inbox.
Birdenbire öfkelendi.He went ballistic.
Birdenbire beni öpüverdi.She suddenly kissed me.
Tom ve Mary birdenbire yalnız olmadıklarını fark ettiler.Tom and Mary suddenly realized they weren't alone.
Onun neden işini birdenbire bırakma konusunda hiçbir fikrim yok.I have no idea why he quit his job suddenly.
Birdenbire oldukça acıktım.I'm suddenly rather hungry.
Birdenbire çok susuyorum.I'm suddenly very thirsty.
Tom tehlikeyi hissetti ve birdenbire endişelendi.Tom sensed danger and was suddenly worried.
Bu birdenbire olmadı.It didn't happen all at once.
Mary'nin açıklamaları beni büyüledi ve birdenbire beni üzdü.Mary's explanations enchanted me and desolated me all at once.
Tom birdenbire az önce ne yaptığını fark etti.Tom suddenly realized what he had just done.
Kaza birdenbire oldu.The accident happened suddenly.
Onun birdenbire olmasını bekleme.Don't expect it to happen overnight.
Benzin fiyatları bu yaz birdenbire fırlıyor mu, merak ediyorum?Are gasoline prices skyrocketing this summer, I wonder?
Birdenbire ayağa kalktı, çok solgundu ve gözlerinde tuhaf bir ışık vardı.Suddenly she stood up, very pale, and with a strange light in her eyes.
Birdenbire, kırmızı ve mavi ışıklar arkamızda yanıp sönmeye başlar.Suddenly, red and blue lights start flashing behind us.
Sami'nin arabası birdenbire ortadan kayboldu.Sami's car suddenly disappeared.
Tom birdenbire hastalandı.Tom suddenly became sick.
Robert birdenbire uyandı.Robert was suddenly woken up.
Hitler birdenbire koltuğuna geri döndü ve çöktü.Hitler suddenly returned to his chair and collapsed.
Birdenbire Ermeni haydutlar, Jamil ve Kossar arasındaki yolda onlara saldırdılar.Suddenly, the Armenian soldiers attacked them on the road between the Dzhamilli and Kosalar.
Birdenbire balkonda Herman görünür.To her shock, Herman appears on the balcony.
Lobotomi motifi “Geçen Yaz Birdenbire”de de kendini gösterir.In addition, he used a lobotomy as a motif in Suddenly, Last Summer.
Birdenbire Alman Kralı Barbarosa'nin "Ben Italya'nin gelecekteki kaderiyim." dediğini öğrenirler.Suddenly, Barbarossa himself appears, proclaiming that "I am Italy's great destiny".
Ancak, yolda hava birdenbire değişti.But the atmosphere changed all of a sudden.
Buna göre her şeyin meydana gelişi de bir anda ve birdenbire olmuştur.Door to door there and all of a sudden ...
Buna karşılık, köpek bir bütün olarak görünür birdenbire.Dogs, by contrast, are all too obvious a sight.
Mason hala görevdeyken 5 Eylül 2017'de 57 yaşında birdenbire öldü.Gina Mason died suddenly while still in office on September 5, 2017.
Ebbinghaus’un bellek araştırmalarına etkisi neredeyse birdenbire olmuştur.Ebbinghaus' methods achieved a remarkable set of results.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod