Artık, her ikisini birden çözebiliriz.그리고 물론 이것은 0이 됩니다.
Artık, her ikisini birden çözebiliriz.0 か 2 x+ 5 =0
Artık, her ikisini birden çözebiliriz.A to bude samozřejme rovno 0.
Artık, her ikisini birden çözebiliriz.І звичайно, це дорівнюватиме 0.
Artık, her ikisini birden çözebiliriz.وبالطبع، ان هذا يساوي 0
Artık olan oldu. İkisinin birden mahvolmasına izin veremem.De ha a helyzet így alakult, nem hagyhatom, hogy mindkettő tönkremenjen.
Artık olan oldu. İkisinin birden mahvolmasına izin veremem.Mais la situation est ce qu'elle est et je ne peux pas tout manquer des 2 côtés.
Artık olan oldu. İkisinin birden mahvolmasına izin veremem.مع الاحداث الامور اصبحت معقدة, ولا يمكنني افساد كلا الامرين
Artı veya eksi bu anlama geliyor, bu veya bu veya her ikisi birden olabilir. .Das ist, was das Plus oder minus bedeutet, könnte es sein, dass dies oder oder beide, wirklich.
Artı veya eksi bu anlama geliyor, bu veya bu veya her ikisi birden olabilir. .Eso es lo que el signo más o menos significa.
Artı veya eksi bu anlama geliyor, bu veya bu veya her ikisi birden olabilir. .그게 +, -가 의미하는 것입니다. 이것은 이게 되거나 혹은 저게 되거나 혹은 둘 다가 될 수도 있습니다. 정말로.
Artı veya eksi bu anlama geliyor, bu veya bu veya her ikisi birden olabilir. .To je to, co plus minus znamená. Může to být to nebo ono nebo obojí.
Artı veya eksi bu anlama geliyor, bu veya bu veya her ikisi birden olabilir. .Това значи плюс или минус, може да бъде това или това, или това, наистина.
A: Sadece, trende anneme eşlik ettim, ve birdendire etrafımız güzel dağlar ve diğerler ile çevrilmişti.Я только сел со своей мамой на поезд, и, вдруг, уже был окружен красивыми горами и прочим.
Aslında ortak alanların trajedisi birden fazla oyuncunun bulunduğu bir tutsak ikilemi.A közlegelők tragédiája tulajdonképpen egy sokszereplős fogolydilemma.
Aslında ortak alanların trajedisi birden fazla oyuncunun bulunduğu bir tutsak ikilemi.De fapt, tradegia păşunilor e o dilemă a prizonierului multi-player.
Aslında ortak alanların trajedisi birden fazla oyuncunun bulunduğu bir tutsak ikilemi.De tragedie van de meent is in feite het dilemma van de gevangene met meerdere spelers.
Aslında ortak alanların trajedisi birden fazla oyuncunun bulunduğu bir tutsak ikilemi.En fait, la tragédie des biens communs est un dilemme du prisonnier multijoueurs.
Aslında ortak alanların trajedisi birden fazla oyuncunun bulunduğu bir tutsak ikilemi.En realidad, la tragedia de los comunes es el dilema del prisionero con míltiples jugadores.
Aslında ortak alanların trajedisi birden fazla oyuncunun bulunduğu bir tutsak ikilemi.In effetti la tragedia dei beni comuni è una versione "collettiva" del dilemma del prigioniero.
Aslında ortak alanların trajedisi birden fazla oyuncunun bulunduğu bir tutsak ikilemi.실제로 '공유지의 비극'은 멀티 플레이어에 의한 죄수의 딜레마입니다.
Aslında ortak alanların trajedisi birden fazla oyuncunun bulunduğu bir tutsak ikilemi.Tatsächlich ist die Tragik der Allmende ein Mehrspieler-Gefangenendilemma.
Aslında ortak alanların trajedisi birden fazla oyuncunun bulunduğu bir tutsak ikilemi.W zasadzie, tragedia dobra wspólnego jest wieloosobowym dylematem więźnia
Aslında ortak alanların trajedisi birden fazla oyuncunun bulunduğu bir tutsak ikilemi.Για την ακρίβεια, η τραγωδία των κοινών είναι ένα δίλημμα φυλακισμένου με πολλαπλούς παίκτες.
Aslında ortak alanların trajedisi birden fazla oyuncunun bulunduğu bir tutsak ikilemi.Всъщност, трягедията на общините е като дилемата на затворника за много играчи.
Aslında ortak alanların trajedisi birden fazla oyuncunun bulunduğu bir tutsak ikilemi.למעשה, הטרגדיה של נחלת הכלל היא דילמת האסיר רבת-משתתפים.
Aslında ortak alanların trajedisi birden fazla oyuncunun bulunduğu bir tutsak ikilemi.وفي الواقع، فإن مأساة الموارد المشتركة هي تماما كمعضلة السجين متعدّدة اللاعبين.
Aslında ortak alanların trajedisi birden fazla oyuncunun bulunduğu bir tutsak ikilemi.そして 彼女はこう言いました「自分自身を囚人と思う人のみが囚人である」
Aynı anda birden çok hayat yaşayamayacağımı farkettim.Ich habe herausgefunden, dass man nicht mehrere Leben zur selben Zeit führen kann.
Aynı anda birden çok hayat yaşayamayacağımı farkettim.Odkryłem, że nie możesz mieć wielu różnych żyć jednocześnie.
Aynı anda birden çok hayat yaşayamayacağımı farkettim.Pochopil jsem, že nemůžu žít několik životů současně.
Aynı anda birden çok hayat yaşayamayacağımı farkettim.Βρήκα ότι δεν μπορείς να κάνεις πολλές ζωές ταυτόχρονα.
Aynı anda birden çok hayat yaşayamayacağımı farkettim.Я обнаружил, что невозможно прожить много разных жизней одновременно.
Aynı anda birden fazla farklı bölgede konut için başvuruda bulunabilirsiniz.Encontrará los datos de contacto en la página web del Ayuntamiento de Helsinki.
Aynı anda birden fazla farklı bölgede konut için başvuruda bulunabilirsiniz.Les coordonnées sont disponibles sur le site Internet de la ville de Helsinki.
Aynı anda birden fazla farklı bölgede konut için başvuruda bulunabilirsiniz.Yhteystiedot löydät Helsingin kaupungin sivuilta. Voit hakea asuntoa samaan aikaan monelta eri alueelta.
Aynı anda birden fazla farklı bölgede konut için başvuruda bulunabilirsiniz.Заявление на получение квартиры вы можете подать одновременно в различных регионах.
Aynı anda birden fazla farklı bölgede konut için başvuruda bulunabilirsiniz.بإمكانك أن تتقدم بطلب المسكن في نفس الوقت من مختلف المناطق المتعددة.
Aynı anda birden fazla farklı bölgede konut için başvuruda bulunabilirsiniz.您得到排号后,即可向业主及建筑商了解空房信息。请访问赫尔辛基市的官方网站获取联系信息。您可同时申请不同地区的房屋。
Aynı işi yapan birden fazla uygulamanın olması, onların gerekli olduğu anlamına geliyor...Istnienie tylu podobnych aplikacji jednoznacznie wskazuje, iż istnieje na nie zapotrzebowanie.
Aynı işi yapan birden fazla uygulamanın olması, onların gerekli olduğu anlamına geliyor...Le fait qu’il y ait plusieurs applications de ce type prouve l’existence d’un réel besoin.
Aynı mantık, birden fazla zar attığımızda da geçerli. .Acum, aceiasi logica se aplica cand rulam mai multe zaruri
Aynı mantık, birden fazla zar attığımızda da geçerli. .A mesma lógica aplica-se quando lançamos vários dados
Aynı mantık, birden fazla zar attığımızda da geçerli. .Lý luận này cũng áp dụng khi chúng ta lăn nhiều viên súc sắc cùng lúc
Aynı mantık, birden fazla zar attığımızda da geçerli. .Maintenant, la même logique s'applique lorsque nous tirons plusieurs dés.
Aynı mantık, birden fazla zar attığımızda da geçerli. .Questa stessa logica si applica quando lanciamo più di un dado.
Aynı mantık, birden fazla zar attığımızda da geçerli. .Rovnaká logika sa dá použiť, keď hádžeme viacerými kockami.
Aynı mantık, birden fazla zar attığımızda da geçerli. .Stejná logika se dá použít, když házíme více kostkami.
Aynı mantık, birden fazla zar attığımızda da geçerli. .To samo rozumowanie ma zastosowanie do rzutu wieloma kostkami.
Aynı mantık, birden fazla zar attığımızda da geçerli. .Y ahora esta misma lógica se aplica cuando lanzamos múltiples dados. Imaginad que él necesitaba saber
Aynı mantık, birden fazla zar attığımızda da geçerli. .Τώρα, η ίδια λογική εφαρμόζεται όταν ρίχνουμε πολλά ζάρια.
Aynı mantık, birden fazla zar attığımızda da geçerli. .כעת, אותם שיקולים תקפים כאשר אנו זורקים יותר קוביות.
Aynı mantık, birden fazla zar attığımızda da geçerli. .الآن نفس المنطق يطبق عندما نقوم برمي أكثر من نرد
Aynı mantık, birden fazla zar attığımızda da geçerli. .同様の理論が使えます。 転がした際のさいころの目の
Ayrıca, ikisi birden eksi olmalı çünkü toplamları eksi.여기에 있는 이것이 양수이기 때문입니다. 그리고 그 두 숫자는 모두 음수가 될 것입니다. 왜냐하면
Ayrıca, ikisi birden eksi olmalı çünkü toplamları eksi.Отже, вони повинні бути одного знаку, тому що ми отримуємо в результаті додатнє число.
Ayrıca, ikisi birden eksi olmalı çünkü toplamları eksi.عدد موجب وكلاهما سيكونان سالبان لأن
Ayrıca, ikisi birden eksi olmalı çünkü toplamları eksi.その計が負数なので、 それぞれが負数です。
Ayrıca kasıtlı da yapmadım, sadece öyle birden bire oluverdi.Di sicuro non l'ho fatto apposta.<br />E' solo andata così.
Ayrıca kasıtlı da yapmadım, sadece öyle birden bire oluverdi.À ce sujet, je ne l'ai pas exprès. C'est juste arrivé comme ça.