Ana içeriğe geç
Sözlük

birden ile cümle

birden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.Retirá-lo, de repente torna-se mais complexo.
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.Richiamarlo, adesso diventa più difficile.
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.Tetapi menarik mereka kembali, secara tiba-tiba menjadi lebih kompleks.
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.Αλλά αν τον καλέσουν πίσω, ξαφνικά γίνεται πιο περίπλοκο.
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.Однако теперь решение об отмене операции влечёт за собой неожиданное усложнение.
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.אך משיכה בחזרה הופכת פתאום להיות מורכבת יותר.
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.لكن إرجاعه، فجأة يصبح أكثر تعقيداً.
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.決めることが一つ増えました
Ama, her an, birden bire bu çocuğu üremeye daha uygun hale getirecek bir doğal etken çıkabilir.어쩌다 한 번 정도는, 어떤 환경적인 요소가 존재할 것이며, 그리고 아마도, 갑자기 이 개체가 번식하는 데에 더 유리하도록 만들 것입니다
Ama, her an, birden bire bu çocuğu üremeye daha uygun hale getirecek bir doğal etken çıkabilir.Lo que hace una fuerte, por ejemplo, saxen mejor sigivaks.
Ama, her an, birden bire bu çocuğu üremeye daha uygun hale getirecek bir doğal etken çıkabilir.אין גורם סביבתי המבכר אחד מהם לשרוד ולהתרבות יותר טוב מהאחרים בקבוצה אבל, מידי פעם בפעם, יתכן גורם סביבתי
Ama, her an, birden bire bu çocuğu üremeye daha uygun hale getirecek bir doğal etken çıkabilir.بين الحين والآخر، قد يكون هناك بعض البيئية عامل، ويجعل ربما، فجأة، هذا الرجل أكثر يصلح لاستنساخها.
Ama, her an, birden bire bu çocuğu üremeye daha uygun hale getirecek bir doğal etken çıkabilir.そしてもしかすると、突然、この個体をもっと 生殖に適したものにするかもしれない。 そして、何らかの理由で、 この個体はもっと頻繁に生殖できるようになり、
Ama, HIV tedavisine para ödediği ve şüphesiz, ikisine birden gücü yetmediği için kirasını ödemiyordu.하지만 그는 집세를 낼 수 없었던 것이 그는 HIV(에이즈 바이러스) 약에 돈을 쓰고 있었고, 도저히 둘다 낼 수는 없었던 거죠.
Ama, HIV tedavisine para ödediği ve şüphesiz, ikisine birden gücü yetmediği için kirasını ödemiyordu.Ovviamente non aveva pagato l'affitto perché pagava le cure per l'HIV e non poteva permettersi entrambi.
Ama, HIV tedavisine para ödediği ve şüphesiz, ikisine birden gücü yetmediği için kirasını ödemiyordu.אבל הוא לא שילם שכר דירה כמובן, כי הוא משלם לתרופות לאיידס. והוא לא יכול לשלם לשניהם.
Ama, HIV tedavisine para ödediği ve şüphesiz, ikisine birden gücü yetmediği için kirasını ödemiyordu.両方払うようなお金もなく 家賃を滞納するしかなかったのです ある母親は娘が喘息を
Ama köleler ayaklanıp özgürlüklerine kavuşunca durum birden değişti.한 번 그 노예들이 반란을 일으켰고 그들의 자유를 얻어냈으며 갑자기
Ama neden birden bire bunu soruyorsun?Aber warum fragst du mich das auf einmal?
Ama neden birden bire bunu soruyorsun?Dar de ce ma intrebi asta, asa dintr-o data?
Ama neden birden bire bunu soruyorsun?Dlaczego pytasz się mnie o to, tak nagle?
Ama neden birden bire bunu soruyorsun?Ma perchè improvvisamente me lo chiedi?
Ama neden birden bire bunu soruyorsun?Tapi, kenapa tiba-tiba kamu menanyakan itu?
Ama neden birden bire bunu soruyorsun?Όμως, γιατί με ρωτάς έτσι ξαφνικά;
Ama neden birden bire bunu soruyorsun?Но, почему ты меня об этом спрашиваешь?
Ama neden birden bire bunu soruyorsun?و لكن لما تسألين عن هدا فجأة ؟
Ama o gun nas?lsa, birdenbire...Aber wie war der Tag, als plötzlich...
Ama o gun nas?lsa, birdenbire...T: Και πώς ήταν η μέρα που ξαφνικά...
Ama o gun nas?lsa, birdenbire...Но как это было в тот день, когда вдруг -
Ama Park Il-soon dün 5 oyun birden kazandı!În timp ce Park Il-sun a câºtigat 5 partide la rând, numai ieri!
Ama Park Il-soon dün 5 oyun birden kazandı!PARK Il-sun hingegen hat gestern fünf Spiele gewonnen.
Ama Park Il-soon dün 5 oyun birden kazandı!Podczas gdy Park Il-soon tylko wczoraj wygrał pięć razy!
Ama Park Il-soon dün 5 oyun birden kazandı!Ενώ ο Park ll-soon νίκησε 5 παιχνίδια μόνο χθές!
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Aber als der Morgen kam, wollte ich hübsch aussehen.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Ale kiedy nastał ranek, chciała wyjść i ładnie wyglądać.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Dar cand aceasta dimineata se apropia vroiam sa vin aratand dragut.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Maar toen het morgen werd, wilde ik toch komen en mooi uitzien.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Mais quand le matin s'est pointé, je voulais sortir en étant jolie.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Men morgonen kom, jag ville komma ut vacker.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Nhưng tới sáng nay, mình lại muốn đến xem thế nào.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Però quando stamattina mi sono ripresa (dalla collera), volevo venire vestita in maniera carina.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Tapi saat pagi tiba, aku ingin keluar mencari keindahan.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Zjutraj pa sem hotela biti lepa za sestanek.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Αλλά μόλις ήρθε το πρωί, ήθελα να έρθω και να δείχνω όμορφη.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Но когда наступило утро, мне захотелось выглядеть красивой и пойти.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.אבל.. כשהבוקר הגיע, רציתי להראות יפה
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.و لكن عندما جاء الصباح, أردت أن أخرج و أبدو جميلة
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.私ってホントにあなたの事が 好きなんだと思わない?
Ama sakinleştiğimde, birden farkettim ki... ...hiç de deli değilsin.Ma dopo essermi calmata, mi sono resa conto che la tua non č follia.
Ama sakinleştiğimde, birden farkettim ki... ...hiç de deli değilsin.Pero una vez conseguí calmarme, me di cuenta de repente que no estás loco en absoluto.
Ama sakinleştiğimde, birden farkettim ki... ...hiç de deli değilsin. Yepyeni bir türün öncü sanatçısısın.Mais je me suis ressaisie, j'ai compris que vous n'étiez pas un fou mais bien un artiste unique en son genre.
Ama sakinleştiğimde, birden farkettim ki... ...hiç de deli değilsin.Μόλιs όμωs ηρέμησα, ξαφνικά συνειδητοποίησα... ότι δεν είσαι τρελόs.
Ama sakinleştiğimde, birden farkettim ki... ...hiç de deli değilsin.Но как только я успокоилась, я пришла к выводу, что ты вовсе не сумасшедший.
Ama şimdi birdenbire ikinci bir problem vardı:Aber plötzlich war da nun ein zweites Problem.
Ama şimdi birdenbire ikinci bir problem vardı:Ale nagle pojawia się drugi problem.
Ama şimdi birdenbire ikinci bir problem vardı:Eso está bien. Pero de la nada ahora había un segundo problema.
Ama şimdi birdenbire ikinci bir problem vardı:갑자기 두 번째 문제가 생긴 것입니다.
Ama şimdi birdenbire ikinci bir problem vardı:Ma all'improvviso è venuto fuori un altro problema.
Ama şimdi birdenbire ikinci bir problem vardı:Mais voilà qu'un second problème se présentait.
Ama şimdi birdenbire ikinci bir problem vardı:Men plötsligt hade vi ett till problem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod