(Bazı durumlarda birden çok pozitif ve negatif yük var olabilir.)(Próba określenia pozytywnych i negatywnych następstw).
Arapgir'e doğru birdenbire kesilir.Huwajdżat Szinan (arab.
8 yaşındayken, Ian birden kilo vermeye başladı.Ba Nee w wieku ośmiu lat zaczęła tracić wzrok.
Gerçekten birden çok programın aynı anda çalıştırılabilmesine izin veren bir yapısı vardır.Uruchomiona może być nieskończona liczba zdjęć w tym programie jednocześnie.
Birden önünde Caleb belirir.W późniejszym czasie zaczęła czuć coś do Caleba.
Köpeği bir bütün olarak birdenbire görür.Cesarz nagle doświadczył pewnego wglądu.
1950'li yılların başında, bir bilgisayar eş zamanlı olarak birden fazla program çalıştıramıyordu.W 1952 roku brakowało komputera wystarczająco silnego, aby uruchomić program.
Fakat birden Donati'nin bütün mirasını bir manastıra bıraktığı haberi yayılır.Zmarły Buoso Donati cały swój ogromny majątek zapisał bowiem mnichom.
Ayrıca birde değirmen olduğu belirtilmektedir.Oczywiście jest też mysz.
Aynı anda birden fazla görevi yerine getirebiliyordu.Pełnił jednocześnie więcej niż jedną funkcję.
Birden denizden bir canavar ortaya çıkar .Przedstawiany jest jako potwór morski.
Üç film 11 oscar heykelciği birden almayı başardı.Tylko dwa inne filmy dostały 11 statuetek Oscara.
Dokuzdan sonra, on birden önce gelir.Po starcie z dziewiątej lokaty dojechał jedenasty.
Birden çok oturumda yapılır.Często je w pozycji siedzącej.
Oysa bazı ülkelerde bir erkek birden çok kadınla, bir kadın birden çok erkekle evlenebilir.Nie jest więc czymś słusznym, by jeden mąż miał wiele żon.
Radyoterapi birden çok seansta yapılır.Audycja radiowa Nagle BOM!
Belirli bir prosedürde aynı değişken birden fazla tanımlanamaz.Nie wyróżnia się tekstu więcej niż jedną metodą naraz.
Serdar o sezon toplam 32 kez kadrodaydı ve hepsinde ilk on birde başladı.W pierwszym sezonie rozegrał 32 spotkania, każde w pełnym wymiarze czasowym.
Ayrıca köyde birde eczane bulunmaktadır.We wsi funkcjonuje także apteka.
Tüm sandalyeler dolmuştur (boş sandalye kalmamıştır) Hiçbir sandalyeye birden fazla öğrenci oturmamıştır.Otwierał modlitwą każdy posiłek (bez niego prawie nigdy nie zasiadano do stołu).
Birden fiyatlar arttı.Wzrosły podatki.
Mahone birden ortaya çıkar ve kaçaklara ateş etmeye başlar.W pewnym momencie pojawia się agent Mahone i otwiera do nich ogień.
Torres birde 27 Ekim 2008 tarihinde 2008-09 sezonu FIFPro World XI takımına da seçildi.27 października został wybrany do najlepszej drużyny sezonu 2007/08 według FIFPro.
Birden çok duygu barındırabilen duygudurum aynı zamanda yoğunluk da ifade edebilir.Rzadkim objawem charakterystycznym może być również nadziąślak.
Bu noktada roman birden biter.W takim tempie utwór się kończy.
Dönüşler sırasında bir ya da birden fazla pozisyon gösterilir.Na jednym podecjum występuje jedno lub kilka apotecjów.
Bir bölgede birkaç gün yaşayabilirler ve birdenbire kilometrelerce uzağa gidebilirler.Na danym obszarze mogą utrzymywać się przez całą dobę, a nawet kila dni z rzędu.
Başta kendi firmware güncellemesi olmak üzere birden fazla işletim sistem yüklenebilinmektedir.Magazyn o tym, jak krok po kroku założyć własne przedsiębiorstwo.
Ödülü yalnızca bir kişi birden fazla kazanmıştır.Uczestnik może wygrać więcej niż jedną nagrodę.
Sicimlerin titreşim modları için bir benzetme birden çok farklı müzik notaları olan bir gitar teli eseridir.Analogią dla trybów wibracji struny jest struna gitary odtwarzająca wiele różnych muzycznych nut.
Kişinin birden fazla, farklı protollerde hesabı varsa; tek hesap haline getirilebilir.Jeżeli natomiast powód dochodzi w jednym pozwie więcej niż jednego roszczenia, wówczas zlicza się ich wartość.
Şarkı söylüyordu ve birden bir adam annesiyle konuşmaya başladı.Zaczął śpiewać jako mały chłopiec, występował razem ze swoim ojcem.
Ancak, yolda hava birdenbire değişti.Nagle samolot się zmienia.
Birden Anjali’nin bütün dünyası yıkılır.Świat Nishiego zawalił się.
USS Tucker, ABD Donanması'ndaki birden fazla geminin adıUSS "Willard Keith" było nazwą więcej niż jednej jednostki US Navy.
Yeti birden arkasına dönünce Pia korkudan çığlık atar.Nagle odwraca się, i przerażona krzyczy.
Arama motorları görevlerine göre birden fazla karmaşık teknoloji içermektedir.Po badaniach uznano jego konstrukcje za zbyt skomplikowaną technologicznie.
İkisine birden saldırdı.Obu bezzwłocznie rozsztrzelano.
Süreya, birden fazla takma ad kullanmıştır.Süreya używał wielu pseudonimów.
Al Pacino ve Arnold Schwarzenegger iki listeye birden giren tek oyunculardır.Al Pacino och Arnold Schwarzenegger är de enda skådespelarna som finns med på båda listorna.
Bazı sistemlerin birden fazla, ayrı rezonans frekansları vardır.Vissa system har flera, distinkta, resonansfrekvenser.
Lobotomi motifi “Geçen Yaz Birdenbire”de de kendini gösterir.Lobotomimotivet förekommer i Plötsligt i somras.
Kutuya bir kez bakıldığında kedi canlı veya ölü olabilir, ikisi birden olamaz.Men, när kammaren öppnas, ser man bara en katt som antingen lever eller är död, inte både och.
Çoğu zaman, enfeksiyona neden olan birden fazla virüs mevcuttur.Ofta är fler än ett virus orsaken till infektionen.
Buna göre her şeyin meydana gelişi de bir anda ve birdenbire olmuştur.Allt detta kommer på en gång och plötsligt.
Ancak birden karşısına canavarlar çıkar.Då kommer Odjuret fram.
O sırada uçak birden patlar ve Sam'ın vücudu patlama sırasında alev alır, Sam yanarak ölür.Planet exploderar och Sam blir bränd till döds.
Her bir lokasyonda birden çok bölüm ve her bir lokasyonun kendine has final bölümü mevcuttur.Där berättar de om det hemskaste de varit med om och varje avsnitt är en avslutande berättelse.
1976'da iki albüm birden yapmıştır.Så kom de med två album 1976.
Çoğu insan, hipertansiyonu kontrol altında tutmak için birden fazla ilaca ihtiyaç duyar.För många krävs det mer än ett läkemedel för att hålla hypertonin under kontroll.
Şarkı söylüyordu ve birden bir adam annesiyle konuşmaya başladı.Han började tidigt sjunga så han följde med sin mor till kyrkan.
Bununla beraber, bir tanığın telkine açık oluşunu etkileyen birden çok faktör vardır.Ett spår dyker emellertid snabbt upp i form av ett vittne.
Mahallenin birde çiftlik evi vardır.Jag bor här i närheten, där jag har en gård.
Fakat birden Donati'nin bütün mirasını bir manastıra bıraktığı haberi yayılır.Men snart tisslar och tasslar de med varandra om att Donati har skänkt sin förmögenhet till ett kloster.
Ancak burada veba yüzünden birdenbire öldü.Han dog plötsligt av ett slaganfall.
RAB Musa'ya, "Bu topluluğun arasından ayrılın da onları birden yok edeyim" dedi.Och Herren sade till Mose: "Mannen skall straffas med döden.
Şarkılarda aynı anda üç, bazen dört gitar birden kullanılır.Lite speciellt är också användandet av hela tre gitarrer samtidigt i vissa låtar.
Angola İç Savaşı (1975–2002) - birden fazla ülke tarafından müdahale ile sonuçlanır.Det angolanska inbördeskriget 1975-2002 gjorde tågtrafik mer eller mindre obrukar på sträckan.
Aynı anda birkaç yerde birden bulunabilme.Och i viss mån på alla ställen samtidigt.
Buraları ziyaretle birlikte yağmur duasına çıkılınca üçüne birden kurban kesilir.Ändå ska de alla tre, när regnet kommer denna eftermiddag, ha ställts inför sig själva.