Ana içeriğe geç
Sözlük

birde ile cümle

birde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Buna birde Etibank'a ait bor madenlerinde çalışmak da eklenebilir.Mesmo em nível doméstico, pode-se usar essa propriedade do etileno.
Ancak birden, übervampir, üç spot ışığının ortaya çıkmasıyla irkilir.Pouco tempo depois, no entanto, as luzes se apagam, assustando os três esquiadores.
Giorgio birden çok dil bilen ve çok kültürlü bir adamdı.Jorge era um poliglota e um homem muito erudito.
Birden Claudius ortaya çıkar ve tuzağa düşüp şaşırmış olan Nero'u öfkeyle oradan kovar.Cláudio ressurge e, em fúria, investe contra Nero que foge.
Kent birdenbire büyümeye başladı.Pouco a pouco a cidade começou a crescer.
Palatine'de görevli olan ve İmparatora eşlik eden cohort , birdenbire onu terk etti.A cohors que rondava pelo Palatino e que acompanhava o imperador, desertou.
Aynı makro durumda birden fazla mikro durum olabilir.Pode facilmente haver mais de um microestado com o mesmo macroestado.
Bu bölüm muhtemelen bir kişiden ziyade Deutero-Yeşaya etkisi altında olan birden fazla takipçinin eseridir.Este representa um modelo em que mais de um tipo de infecção está competindo por espaço.
Birden fazla fotoğraf seçmek ve tutmak için yeteneği.Para ganhar a vida é engraxador e pinta fotografias.
Eğer 2 bilyeye birden değerse tık olur ve tekrar dener.Se ambas as bolas se tocam, deve-se repetir.
Birden telefonu elinden düşürür.Deixou cair o telefone.
Şarkının birde İspanyolca versiyonu yapılmıştır.Esta canção ganhou mais tarde uma versão em espanhol.
Jackson'ın sapının şeklinin birden fazla birleşmiş halidir.A popularidade de Jackson cresceu absurdamente após seus singles.
Giles ise birden bağırır: "Kesin artık!"Varela grita: "Vamos adelante!"
Ve kutupların sayısı da birden fazla olabilmektedir.O número de leigos provavelmente excede em muito isso.
Fakat birden fazla CD'den oluşabilir.E mais do que imaginara: um CD.
Saat 14:00 sularında misogi uygularken, birden tüm öğrendiğim dövüş tekniklerini unuttuğum.Ao cair da noite, cerca de 21h00, todas as formações prussianas haviam deixado a batalha.
Birden onları şaşırtacak olarak mersin çalısı konuşmaya başlar.Porém, de repente, uma fumaça verde começou a os cercar.
Ve ayrıca iki mahalle bakkalı birde seyyar manavı vardır.Também é notável que as duas janelas-balcão existentes possuem guarda-corpos com balaustradas Barrocas.
Şanslı bir azınlıkta ise âdet kanamaları menopoza girince birden kesilir.Em algumas mulheres a ocorrência diminui após a menopausa.
Bir bölgede birkaç gün yaşayabilirler ve birdenbire kilometrelerce uzağa gidebilirler.Elas podem começar em uma pequena área e, em seguida, espalhar-se por centenas de metros.
Birden fazla değişik sistemler ve ölçüm ölçekleri bir süredir kullanımda olmuştur.Diversos sistemas e modelos de freio foram desenvolvidos ao longo do tempo.
Ancak birden Ninetta'nın meydanda yürümeye başladığı görülür.Ela parece desenvolver alguns sentimentos por Keita após o grupo viajar para a praia.
Aynı yıl iki sinema filminde birden rol aldı.No mesmo ano, também esteve em dois filmes.
Çok eşlilik veya poligami, bir kimsenin aynı esnada birden fazla kişiyle evli olmasıdır.Nos humanos, a poligamia é o casamento ou a união conjugal entre mais de duas pessoas .
Gauss kelimesinin birden fazla anlamı vardır: Carl Friedrich Gauss, Alman matematikçi ve bilim adamı.O sobrenome Gauss pode se referir a: Carl Friedrich Gauss, físico e matemático alemão.
Unity, oyunları birden fazla platformda hedefleyebilme özelliğiyle dikkat çekmektedir.A Unity é notável por sua capacidade de direcionar jogos para múltiplas plataformas.
Kişinin birden fazla, farklı protollerde hesabı varsa; tek hesap haline getirilebilir.A duplicata tem origem em uma só fatura, porém de uma só fatura podem ser extraídas diversas duplicatas.
Birden hepimiz istediğimizi ama sesli olarak söylemediğimiz fark ettik.Eu fiz um esforço enorme para tentar não soar como todo mundo.
Nüfusun çoğunluğu birden fazla dil bilmektedir; Cuhuri'nin yanı sıra Azerice ve/veya Rusça da bilmektedirler.Eles falam a língua tchuvache, muitos falam também a língua russa e/ou o Tártaro.
Hava birden değişti.Houve uma mudança repentina no clima.
Mûsâ, birden içinde bir korku duydu.Zij zijn echter bang en vragen Mozes de leiding te nemen.
Elvino birden bu yabancıyı Amina'ya ilgi gösterdiği için kıskanmıştır.Elvino is jaloers vanwege de bewondering van de vreemdeling voor Amina.
Birden yeni haberler gelir.Plotseling kwam er slecht nieuws.
Bu ek paket oyuncuların evde parti vermelerine ve çok sayıda arkadaşı birden çağırmalarına olanak sağlıyor.Het geeft spelers de mogelijkheid om thuis feestjes te geven en een grote hoeveelheid vrienden te ontvangen.
Eddie Murphy filmde iki değişik karakteri birden canlandırmaktadır.Eddie Murphy speelt in deze film drie verschillende rollen.
Çok eşlilik veya poligami, bir kimsenin aynı esnada birden fazla kişiyle evli olmasıdır.Polygynie of veelwijverij is de vorm van polygamie waarbij één man met meer dan één vrouw getrouwd is.
Edwards birden Dahmer'ın yüzüne ve karnına yumruk attı; sonra da kapıya koşup kaçtı.Edwards sloeg Dahmer in zijn gezicht en trapte hem in zijn maag – en ontsnapte.
"İkimizi birden öldür doktor".“Dood de tijd of de tijd doodt jou doc.”
Süreya, birden fazla takma ad kullanmıştır.Hij gebruikte ten volle de extra tijd.
Bunun, "doğru nesnenin birden ortaya çıkmasından başka bir sebebi yoktur.De Koran bevestigt slechts dat het zo is.
Aynı sesi duyunca McDaniel birden kapıyı açar ve gözlerine inanamaz.Wanneer Charlie terugkomt en de boom ziet, kan hij aanvankelijk zijn ogen niet geloven.
Monopsoni, tek alıcının birden fazla satıcının olduğu bir piyasaya hakim olduğu iktisadi bir durumdur.Monopsonie, waar er slechts één koper van een goed is.
Madalya birden fazla kez kazanılabilir.Men kan deze medaille meerdere malen ontvangen.
Roma Senatosu birden tehlikenin farkına vardı.De Romeinse autoriteiten waren zich bewust van dit gevaar.
Fakat, aynı anda bütün bunların hepsi birden olamaz.”Het is niets van dat alles en toch ook weer allemaal wel."
Hastaların yaklaşık %65'inden bir ya da birden çok ağrı şikayeti gelmektedir.Bij ongeveer 15% van de patiënten treedt permanente of langdurige remissie op van de klachten.
Genellikle, bir dişi birden fazla erkek ile çiftleşir.Een vrouwtje paart meestal met meerdere mannetjes.
Aynı anda birden fazla görevi yerine getirebiliyordu.Zich met meerdere taken tegelijk bezig kunnen houden.
Birden telefonu elinden düşürür.Plotseling gaat zijn telefoon.
Ancak burada veba yüzünden birdenbire öldü.Hij overleed plotseling na een beroerte.
“Aslında bu hikâyenin birden fazla başlangıcı var.Onder meer het begin van het verhaal is sterk uitgebreid.
Yol üzerinde malların çoğu değiştirilmiş ve asıl varış noktasına yetişmeden birden çok el değiştirmiştir.Na een aantal omwentelingen te hebben gemaakt, zal het schroefje dus een bepaalde weg hebben afgelegd.
Yazı birdenbire ortaya çıkmadı.Dit nieuwe boekschrift ontstond niet plotseling.
Verisign 12 kök sunucu operatörü arasında, 13 kök ad sunucusunun birden fazlasını yöneten tek operatördür.Verisign is de enige van de twaalf rootserverbeheerders die meer dan één rootserver beheert.
Bu yöntem birden fazla seçeneğe oy vermeyi mümkün kılar.Het doel van deze vorm is om sneller tot een bepaalde keuze te kunnen komen.
Birden, solgun yüzlü bir adam (S. William Hinzman) Barbra'yı yakalar.Een bleke man (Bill Hinzman) strompelt op Johnny en Barbra af.
Angola İç Savaşı (1975–2002) - birden fazla ülke tarafından müdahale ile sonuçlanır.Tijdens de Angolese burgeroorlog (1975-2002) werd Ondjiva grotendeels verwoest.
Single uluslararası bir başarı yakaladı ve yirmi birden fazla ülkede liste başı oldu.De single was een wereldwijd succes en bereikte in diverse landen de top 10 van de hitlijsten.
Birdenbire üç tüfek sesi duyulur.Later op de avond hoort men twee geweerschoten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
birde ile cümle - Sayfa 27 - birde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App