Takip eden 1967-68 sezonunda, üç il dışındaki illerden ilk defa birden fazla katılımcı sağlandı.En 1967, pour la première fois depuis 1948, trois hauts fourneaux seulement suffisent à assurer la production.
Onu birden karşımda görünce korkudan öleyazdım.Quand je l'ai vu, j'ai failli tomber à la renverse.
Oyunda birden fazla oynanabilen karakter bulunmaktadır ve oynanabilen karakterlerin hepsi android robottur.On découvre par la suite que tous les joueurs de cette équipe sont en réalité des androïdes.
Ancak birden fazla turnuvanın aynı anda açıklandığı da olmuştur.Une tournée américaine est annoncée au même moment.
Bir sanatçı aynı yıl içerisinde birden fazla şarkıyla aday gösterilebilir, bunun beş örneği yaşanmıştır.Un premier démo de cinq de ces chansons voit le jour la même année.
Bildirim hizmeti birden fazla kişiye aynı anda bir bildirim göndermek için araçlar sağlar.Certaines stations envoient plus d'un message par transmission.
Kent birdenbire büyümeye başladı.Peu de temps après, la population commença à croître.
Bu cümlede ise “buluşma” işi birden çok özne tarafından ve karşılıklı yapılmıştır.Si le point se trouvait plus loin de la plaque, on le « verrait » plus loin et réciproquement.
18. yüzyılda kömür madenciliği birden gelişti.Mais c'est au XVIIIe siècle que l'utilisation du charbon se développe réellement.
Bu model birde müşterilere daha çok seçenekler sundu.Au bout du compte le client a plus de choix.
Şarkının birde İspanyolca versiyonu yapılmıştır.Il existe aussi une version espagnole de la chanson.
Birden bir asker tüfeğini ateşler.Brandissant un fusil de tireur d'élite.
Birden fazla minareye sahiptirler.Ils montent ensuite dans un minaret.
İkisine birden saldırdı.Tous deux se précipitent.
Bu dönemde, Tissot'a birden yüksek eleştirel beğeniler geldi ve çok konuşuldu.P.S. Nous avons eu enfin, hier au soir, ce fameux TANNHÄUSER dont il avait été tant et trop parlé.
Aynı anda iki şey birden yapma.No hagas dos cosas a la vez.
Sıfır birden önce gelir.El cero viene antes del uno.
Saat birde yatmaya gittim.Me fui a la cama a la una.
Her şey birdenbire oldu.Todo sucedió de repente.
Tom, Mary'yi saat on birde uyandırır.Tom despierta a Mary a las once.
Bu öğleden sonra saat birden dörde kadar uyudum.Esta tarde he dormido desde la una hasta las cuatro.
Tom birdenbire hastalandı.Tom de repente se enfermó.
Manon gibi bir kadının birden fazla sevgilisi olabilir.Una mujer como Manon puede tener más de un amante."
Lobotomi motifi “Geçen Yaz Birdenbire”de de kendini gösterir.El tema de la lobotomía también aparece en De repente, el último verano.
Birdenbire Proteus Juliya'ya olan aşkını hatırlar ve ona geri döner.Proteus se acuerda de su amor hacia Julia y vuelve con ella.
BMS de orijinal paklitaksel lisansını aldı, ancak şu anda birden fazla jenerik üretici var.BMS también celebró la licencia original de paclitaxel, pero ahora hay varios productores genéricos.
Tek bir bölgeden, tek bir milletvekili veya birden fazla milletvekili seçilebilir.Desde un solo distrito, se puede elegir un único miembro o varios miembros.
Zhi-Qiang Zhang tarafından 2001 yılında kurulan dergi haftada birden fazla yeni araştırma yayınlar.La revista fue creada por Zhi-Qiang Zhang en 2001 y las nuevas emisiones se publican varias veces a la semana.
Ardındaki dağların birden yükselmesi dolayısıyla yamaç yağışları gerçekleşir.下完這陣雨我才會爬那座山。 Solo después de que haya pasado esta lluvia escalaré aquella montaña.
Saat 14:00 sularında misogi uygularken, birden tüm öğrendiğim dövüş tekniklerini unuttuğum.Al rededor de las 2am, de pronto olvidé todas las técnicas de artes marciales que alguna vez aprendí.
Birden malikanenenin kulesi balkonunda bir soluk-yüzlü adam görünur.De repente, ve a un hombre de rostro pálido en la torre de la casa.
RAB Musa'ya, "Bu topluluğun arasından ayrılın da onları birden yok edeyim" dedi.Musa muy exasperado le dijo: "¡Has matado a una criatura inocente quien no había hecho daño a nadie!".
Birden telefonu elinden düşürür.De repente se corta el teléfono.
Birden Jin onları çağırır, çünkü Hurley ile beraber ağaçtan sarkan paraşütün işaret ışığını bulurlar.Jin los llama repentinamente, con Hurley han descubierto la luz y el paracaídas colgando inmóviles del árbol.
Benedetto, Fulcone Zaccaria ile eşlerinden Giulietta ya da Beatrice'in birden ikinci oğlu olarak doğmuştur.Benedetto era el segundo hijo de Fulcone Zaccaria y una de sus esposas: Giulietta o Beatrice.
Birdenbire balkonda Herman görünür.Para su sorpresa, Herman aparece en el balcón.
Sonuç olarak, Pocket PC 2000 birden fazla CPU mimarilerinde: SH-3, MIPS, ARM-de yayınlandı.Como resultado, Pocket PC 2000 fue lanzado en múltiples arquitecturas de CPU; SH-3, MIPS y ARM.
Birdenbire elektrik kesilir ve Sungmin kayıt odasında mahsur kalır.De pronto, la energía se corta y Sungmin es atrapado brevemente dentro de la cabina de grabación.
İki oyuncu birden fazla el yapmışlarsa, isteme önceliği bir önceki turda rolü daha yüksek olan oyuncudur.Si la quieren dos o más jugadores, se la lleva el que cuyo turno sea antes.
Çokluk birden fazla insanı imlemektedir.Acabas invitando a demasiada gente.
Oyuncular birden fazla FIFA vatandaşı olabilirler.Los jugadores pueden tener más de una nacionalidad fuera de la FIFA.
Polimorfizm birden fazla kristal şeklinde mevcut olduğu, bir katı yeteneğidir.El polimorfismo es la capacidad de un sólido para existir en más de una forma de cristal.
Oyuncular birden fazla ülkenin vatandaşı olabilir.Los jugadores pueden tener más de una nacionalidad.
Birden fazla altın Olimpiyat madalyası kazananlar listesi ^ a b Mallon, Bill; Heijmans, Jeroen (2011).Boicot a los Juegos Olímpicos de 1980 Juegos de la Amistad Mallon, Bill; Heijmans, Jeroen (2011).
Beşinci sezonda Buffy'nin kız kardeşi Dawn tanıtılır ki kendisi birdenbire Buffy'nin hayatına girmiştir.En la quinta temporada, la hermana de Buffy, Dawn se une a Buffy y a su madre como residente en la casa.
Tayland boğazın önemini azaltmak için birden fazla proje geliştirmiştir.Tailandia ha elaborado varios planes para disminuir la importancia económica del estrecho.
Film, ilk kez 6 Ocak 2006 tarihinde ABD çapındaki 985 sinema salonunda birden gösterime girmiştir.El 6 de enero de 2006, la película abrió en 985 teatros a través de los Estados Unidos.
Aynı zamanda hepsine birden güç verince uçak yükseliyor, güç kesilince de alçalıyordu.También, cuando se hacía un solo, toda la orquesta bajaba la potencia.
İlk golünü ise iki gol birden attığı Malatyaspor karşılaşmasında attı.Lo máximo que hizo fue darnos un par de bofetones a tiempo.
Müzik videosunda birden çok aileden kesitler yer alır.En el vídeo musical, se observa al principio a una familia comiendo.
"Pazar pazar toplanti:)) yeni albume 3 klip birden cekmeye karar verdik:))".Lanzó un álbum de estudio nuevo (Te espero...).
Kıtalararası şehir, birden fazla kıtada yer alan bir şehirdir.Una ciudad transcontinental es una ciudad que ocupa porciones de más de un continente.
Birden zengin olurlar.Rápidamente se hizo próspera.
Bazen bir adanın birden fazla okla karaya bağlandığı görülür.Aunque está en una isla, el hielo frecuentemente la conecta con tierra firme.
Çifte kodlama yahut ikili kodlama yöntemi, binanın aynı anda birden çok anlamı iletmesi demektir.La codificación doble da significado a las construcciones de transmitir significados de manera simultánea.
Takımdaki dengeyi korumak açısından birden fazla kişinin taşıması önerilmez.Normalmente se evitará cargar el equipo con más de 4 personas.
Bu durumda, istemci birden fazla cihazdan İnternet erişimi elde etmek için MAC adresini kafesler.En este caso, el cliente falsifica su dirección MAC para acceder a Internet desde múltiples dispositivos.
Aynı anda birden çok zombiye hasar verebilir.Puede causar daños a numerosos enemigos a la vez.
Şarkının birde İspanyolca versiyonu yapılmıştır.Hizo una versión española de la canción.
Fakat, aynı anda bütün bunların hepsi birden olamaz.”Por suerte, nada de esto ocurrirá pronto".