Ana içeriğe geç
Sözlük

birbirini ile cümle

birbirini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Birbirini etkileyen akımlar arasında Buz denizi ve hava, dinç, kuvvetli, enerjik ve üretici ekosistem yaratır.Interaksi antara arus, es laut, dan cuaca membuat untuk ekosistem yang kuat dan produktif.
Herkes birbirini sever ve sayar.Mereka hidup saling mencintai dan menghargai.
Anayasaya göre, Ulusal Konsey ve Federal Konsey birbirini tamamlar.Menurut konstitusi, Dewan Nasional dan Dewan Federal secara komplementer adalah rekan yang setara.
Birbirini izleyen iki diş takımına sahip olan hayvanlara difiyodont denir.Tertulis di antara dua mata Dajal ك ف ر (Kaf-Fa-Ra artinya kafir) yang bisa dibaca oleh orang buta aksara.
Tanrı'ın birbirini izleyen yedi suretinin olduğuna inanırlar.Akhirnya tinggallah 7 negara besar yang saling bermusuhan satu sama lain.
Hepsi birbirinin aynı.Semuanya berada pada hal-hal yang sama.
İşgale karşı başlayan mitingler, gösteriler birbirini takip eder.Sembari membawa senjata-senjata, mereka mengejar-ngejar sesama.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.Tới 1:40 chiều, cả hai hạm đội phát hiện đối phương và chuẩn bị tác chiến.
İki taraf da birbirini suçladı.Cả hai bên cùng đổ trách nhiệm cho nhau.
Farklı takımdan kişiler birbirini öldürebilir.Cả hai loài đều đủ sức giết chết nhau.
Zoser'in basamaklı piramidi, birbirinin üstüne inşa edilen bir dizi mastabadan oluşmaktadır.Kim tự tháp bậc thang của Djoser là cấu trúc bao gồm một loạt các mastaba đá xếp chồng lên nhau.
Siz birbirinizi bağışlasanız bile ben bağışlamam!Tôi chắc chắn sẽ không tha thứ cho cậu!"
Köy halkı birbirinin iyi ve kötü gününde yardımında bulunur.Trong làng người Thổ, quan hệ gắn bó giúp đỡ lẫn nhau là nếp sống lâu đời.
Her ne kadar farklı siyasi görüşe sahip olsalar da, artık birbirini beklemekteydiler.Mặc dù họ có một thoáng nhận ra nhau, cả hai quyết định tiếp tục bước đi.
Herkes birbirinin düşüncesini okuyabilecek.Thầy trò chuyền nhau đọc.
Hücreler birbirini nasıl tanır?Đó là cách đàn thú rừng bảo vệ nhau.
Hani siz birbirinizin düşmanları idiniz de O, kalblerinizi birleştirmişti.あなたがたの上に聖霊が降ると、あなたがたは力を受ける。
Siz birbirinizi bağışlasanız bile ben bağışlamam!」や「たとえ○○が許しても〜が許しません!
Bu noktada "öğretmen" ve "öğrenci" birbirini duyabilecek ancak göremeyecek şekilde ayrı odalara alınıyordu.次に「教師」と「生徒」は別の部屋に分けられ、インターフォンを通じてお互いの声のみが聞こえる状況下に置かれた。
Her ne kadar farklı siyasi görüşe sahip olsalar da, artık birbirini beklemekteydiler.彼らは政治的に対立する立場ではあったものの、各々の性格は非常に似通っていたのである。
Birbirini bağlayan komutlar haricinde bir buyruğun işlemi gerçekleştirilirken diğer komut işleme girebilir.また、コマンド行動中以外はジャンプをすることが出来る。
Bunda tipik olarak haploit ve diploit döller (nesiller) sırayla birbirini izler.長らく「勲一等と勲二等の間」と見られてきた。
Gündüzleri birbirini gören hayvanlar, geceleyin de seslerle birbirinden ayrılmazlar.また、昼ドラマや深夜トークも編成されていない(試行した時期はある)。
Gimbutas "Kurgan kültürü" nü birbirini takip eden dört periyodun bileşkesi olarak tanımıştır.ギンブタスは、クルガン文化を4つの連続する時期に区分する。
Chatroulette birbirini tanımayan insanları webcam aracılığı ile buluşturan bir web sitesidir.無戸籍の人が集まるチャットサイトで草野と知り合う。
Her iki taraf da birbirini görüntülü ve sesli olarak işitir.ライヴでは全員が互いの音を聴き、互いを見つめている。
Farklı takımdan kişiler birbirini öldürebilir.また、別の説では2人は互いに殺し合った。
(Kışında olsa) Çeşme yolunda karşılaşanlar, hürmetle birbirinin sağ omzunu öperler.誉田御廟山古墳の拝所(歴代天皇陵に治定されている古墳には宮内庁によって拝所が設けられている)の参道左手に所在する古墳である。
İkisi de her yönden birbirinin karşıtıdır.復次,此彼二論各說一種,互相顯故。
Bu zamandan sonra yapı birbirini izleyen ihmale katlandı.自此之後,它每一次的回歸都被觀測到。
Aynı elementin bütün atomları birbirinin aynısıdır.任何一个元素里所含的原子都是一样的。
Tesadüfen, o partide Angel ile karşılaşır ve ikisi de birbirini gördüklerine şaşırırlar.安德莉亞在一个派对上结识,两人互有好感。
Üç şekil de birbirinin varyantı gibi durmaktadır.當然,三個選項是非常接近的,有時候也會讓參賽者難以選擇。
Ancak, her iki ayrışmaaynı anda meydana gelirse, birbirini hızlandırır.(by 湯駿) 如果兩個人都有感覺,那就趕快在一起。
Bunda tipik olarak haploit ve diploit döller (nesiller) sırayla birbirini izler.其中,以圓樓與方樓最常見,也常常兩形狀並存。
Bu noktada "öğretmen" ve "öğrenci" birbirini duyabilecek ancak göremeyecek şekilde ayrı odalara alınıyordu.“老師”和“學生”分處不同房間,他們不能看到對方,但能隔著牆壁以聲音互相溝通。
Farklı takımdan kişiler birbirini öldürebilir.两人能够互相消除对方的攻击。
İki taraf da birbirini saldırı gerçekleştirerek ateşkes antlaşmasını bozmakla suçlamaktadır.雙方互相指控對方違反停火協議。
Türkçede “Körler ve sağırlar birbirini ağırlar” sözü, büyük ihtimalle bu uygulamadan gelmiştir.在希臘,「敘利亞」和「亞述」這兩個概念幾乎可以互換使用。
İkisi de birbirinin yansıması.那是屬於他們彼此的幻夢。
Dişilerin 25 ile 40 km² lik bölgeleri birbirini kesebilir ama hayvanlar genellikle yüz yüze gelmekten kaçınır.雌兽的疆域在25到40公里,可能相互重合,但通常彼此选择避让。
(Kışında olsa) Çeşme yolunda karşılaşanlar, hürmetle birbirinin sağ omzunu öperler.已遷戶部右侍郎,坐隴右礦賊未靖,論罷。
İki taraf da birbirini suçladı.隨後,雙方互相起訴。
Birbirini takip eden flareler arasındaki süre çok değişkendir.但是,各个脉冲之间的时间间隔是可变的。
Bu iki teknik birbirini tamamlayan tekniklerdir.這兩種方式的差異是其求積的技術。
Alçak ovalar ve platolar birbirini tamamlar.長板及滑板的培林可以互相通用。
Burada anlatılanlar Canavar'ı oluşturan unsurların hangisinin sırayla birbirini takip edeceğine ilişkindir.不明白自己為何生存著的妖怪。
İki taraf da birbirini suçladı.두 군단은 서로를 비난했다.
Bu zamandan sonra yapı birbirini izleyen ihmale katlandı.그러나 그 이후 등판시마다 실점하는 모습을 보였다.
Samandağ'da herkes birbirinin milliyetine ve dinine büyük saygı gösterir.넷째, 남아시아의 모든 나라는 서로의 영토와 주권을 존중하여야 한다.
İkisi birbirini tamamlayıcıydı, çünkü Berlin alınmadığı sürece bölgeye sahip olamayacaktı.결국 스탈린은 베를린 공격을 서두르기 시작했다.이 2가지는 베를린이 점령되지 않으면 신속하게 달성할 수 없는 것이었기 때문에 상호보완적이었다.
Siz birbirinizi bağışlasanız bile ben bağışlamam!자기 자신에게 유리한 경우라면 부하라도 무조건 관용을 베풀지 않는다.
Birbirini izleyen iki diş takımına sahip olan hayvanlara difiyodont denir.두 개의 눈을 가진 사람을 포함한 동물들은 두 눈 사이의 거리 때문에 서로 다른 상이 맺히는데 이것을 양안 시차라 부른다.
Yardım yapan ile alan birbirini görmez, tanımaz ve bilmez."당 깃발은 없었으며, 당 구호 없고 눈에 띄는 당 지지자들을 볼 수 없었다.
Ramazan bayramında büyük küçük demeden herkes birbirini ziyaret eder.반 친구 모두를 집에 초대한 생일파티에 카논만 초대하지 않았다.
İsabella ve Lindoro birbirini tanıyıp şaşırırlar.데지레와 나폴레옹은 이때 서로 알게되었다고 추측된다.
Hepsi birbirinin aynı.그들은 모두 똑같아.
Bir başka deyişle endüktif ve kapasitif reaktanslar birbirini götürmüş demektir.결과적으로 인력과 돌림힘은 함께 작용하게 된다.
Bütün yaptığı oyun oynamak" Hepsi birbirinin aynı.שיחק בהצגה "כל הגברים אותו דבר".
Bir Çin atasözü birbirini seven çiftler mecazi anlamda için söyle der: "İki mandarin ördeği suda oynuyor".כך למשל האמרה הסינית "זוג ברווזי מנדרין המשחקים במים" מתייחסת לזוגות אוהבים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod