Ana içeriğe geç
Sözlük

birbirini ile cümle

birbirini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Donna ve Lee birbirini bulmaya çalışmışlar, ama bulamamışlardır.היא ופורד ניסו להקליט ביחד, אבל שום דבר לא התממש.
Hepsi birbirinin aynı.כל היתר זהה.
Eğer iki insan birbirini tanıyorsa, bu iki insanı birbirine kırmızı bir çizgiyle bağlayalım.אם שניהם מתקשרים שוב, שניהם ייענו בקו תפוס.
Bu iki hipotez birbirini dışlamaz.שתי התאוריות אינן סותרות אחת את רעותה.
İki taraf da birbirini suçladı.שני השדות מבטלים האחד את השני.
Oyunda herkes birbirini öldürebilir.הם מסוגלים לשחק אחד עם השני.
Köyde hemen herkes birbirini tanır.В селото всички хора се познават.
Zira bir arada bulunan örümcekler birbirini yerler.И след това на „паяците“ се нахвърлят в един върху друг.
Her ne kadar farklı siyasi görüşe sahip olsalar da, artık birbirini beklemekteydiler.Въпреки че бракът им е уреден по политически съображения, двамата се привързват един към друг.
İki taraf da birbirini saldırı gerçekleştirerek ateşkes antlaşmasını bozmakla suçlamaktadır.Двете страни влизат в преговори за прекратяване на размяната на огън.
İki anlatılan olay da birbirinin aynısıdır.Дори снимките, които правим, например, са едни и същи.
Zekai ve Pırıl birbirini seviyordur ve liseye geçmiştir.Знаех всяка дума от Court and Spark и я боготворях, докато бях в гимназията.
Tümler açıların tanjantı birbirinin çarpma işlemine göre tersidir.Триенето на ушите едно в друго демонстрира привързаност.
Üç şekil de birbirinin varyantı gibi durmaktadır.Red kitovi (Cetacea) dijeli se u tri skupine koje se međusobno bitno razlikuju.
Zira bir arada bulunan örümcekler birbirini yerler.Kao prvo, vrste jedu jedna drugu.
Her ne kadar farklı siyasi görüşe sahip olsalar da, artık birbirini beklemekteydiler.Unatoč znatnim razlikama u političkim pogledima, postali su prijatelji.
Bu iki sistem birbirinin tersidir.Svaki od tih sustava je nekompatibilan jedan sa drugim.
Bu olay birbirini zincirleme takip eder.Nevolje se nakon toga redaju jedna za drugom.
Bu şekilde insanlar birbirini görme imkânı bulur.Je tým daná možnosť si navzájom porozumieť.
Hepsi birbirinin aynı.Všetky sú rovnaké.
Bu yükselme ve alçalma birbirini devamlı izler.Expanzia a spaľovanie sú navzájom prepojené.
Ordusu nehri geçti ve on gün içinde birbirini takip eden üç muharebe yürüttü.Európska jazda bola obyčajne rozdelená do troch sledov, ktoré boli do boja posielané jeden za druhým.
Birbirini destekleyen bu iki görüş, ressamın asıl amacını belirtlemek için yeterli değildir.Dnes sa takýto jednostranný pohľad na diela dvoch spisovateľov nepovažuje za postačujúci.
7.62x51mm NATO ve .308 Winchester birbirinin yerine kullanılabilecek kadar benzerdirler.Vojenský náboj 7.62 x 51 mm NATO je takmer identický s komerčným nábojom .308 Winchester.
Geniş caddeleri ve birbirini kesen sokakları bulunmaktadır.Všetko rovné, široké ulice.
Zoser'in basamaklı piramidi, birbirinin üstüne inşa edilen bir dizi mastabadan oluşmaktadır.Stopničasta Džoserjeva piramida je niz mastab, zgrajenih ena nad drugo.
Birbirini etkileyen akımlar arasında Buz denizi ve hava, dinç, kuvvetli, enerjik ve üretici ekosistem yaratır.Medsebojno delovanje tokov, morskega ledu in vode je ekosistem živ in produktiven.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.Ob 16:00 sta obe floti pričeli pluti druga proti drugi.
Bazen çocuklar bu köpükleri birbirinin suratına atarlar.Eden od staršev jih včasih prenaša na hrbtu.
Birbirini ölçen iki saat daha yavaş çalışır.Ima počasen podvojitveni čas več kot 30 ur.
İki dizi hizalandıktan sonra birbirinin aynı baz çiftlerinin yüzdesi hesaplanır.Dve takšni števili sta po njem uravnovešeni, če sta vsoti njunih deliteljev križno enaki številom.
Bu güreşlerde de birincilikler ve ödüller birbirini kovaladı.Poleg prve in druge nagrade so bile podeljene odkupne nagrade.
Eğer gerçekten birbirinizi seviyorsanız son aşamaya geçebilirsiniz.Kakor sem vas jaz ljubil, tako tudi vi ljubite drug drugega.
Çeşmenin dört tarafı mimari ayrıntı olarak birbirinin aynısıdır.Kot pri večini lig, so točke razdeljene enako.
İki alan çizgisi birbirini kesmez.Dva pristopna razpona nista viseča.
Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi.Vaizdai turi sekti vienas po kito.
Yükler birbirini çekecektir.Plyšiai tarpusavyje jungiasi.
Sonraki yıllarda örgütlü suçlarla ilgili sorgulama, iddianame ve mahkûmiyetler birbirini izledi.Sekantys procesai, kaltinimai ir atsiskyrimai sekė vienas po kito.
Aynı elementin bütün atomları birbirinin aynısıdır.Visi kiekvieno to pačio elemento atomai yra vienodi visais atžvilgiais.
Geniş caddeleri ve birbirini kesen sokakları bulunmaktadır.Mieste kelios plačios gatvės ir nedaug šalutinių gatvių.
Şiddetli çatışmalar birbirini izliyordu.Stiprūs adži kovojo tarpusavyje.
Bu iki sistem birbirinin tersidir.Šios dvi dėmės yra statmenos viena kitai.
Bazen ebeveynler genç kuşları, bazen de genç kuşlar birbirini temizler.Kartais pasiseka sugauti nedidelį paukštį ar jo jauniklį.
Böylelikle, aslında zıt şeyler birbirinin aynısıdır, ama dereceleri farklıdır.Iš tikrųjų, jie labai panašūs, tačiau skiriasi paskirtis.
Kelimeler birbirinin yerine kullanılmaya başlanması ile Roma şehri de müslümanlaşmaya başlamıştır.Romėnų laikais pastatyti pirmieji miestai, pradėta plėsti romėniškoji kultūra.
Aynı anda ve ölçüde geçerli iki önermenin birbirinin yerine konulamazlığı durumunu ifade eder.Kita būtina ir pakankama sąlyga yra jog įstrižainės dalija viena kitą tuo pačiu santykiu.
Davranışçılar, organizma ve çevre ilişkilerinin insan ve hayvanlarda birbirinin aynı olduğu kanısındadırlar.Tai jutimo organai, bet ką ir kaip jie jaučia skiriasi atskirose gyvūnų grupėse.
Her ne kadar farklı siyasi görüşe sahip olsalar da, artık birbirini beklemekteydiler.Kuigi nende taustad ja iseloomud olid väga erinevad, olid nende poliitilised vaated sarnased.
Aynı elementin bütün atomları birbirinin aynısıdır.Kõik ühe elemendi aatomid on identsed.
7.62x51mm NATO ve .308 Winchester birbirinin yerine kullanılabilecek kadar benzerdirler.Praegune NATO standard on 7,62x51mm NATO mille eellaseks on .308 Winchester, milleni jõuti 1950.
Ancak ustaşalar ölmeye mahkûmların akraba olması halinde birbirini öldürmeye zorladılar.Ohvreid sunniti üksteist sepahaamritega surnuks peksma.
İnsanlar birbirini Facebook'a çağırdı ve bu sayı 7 ayda iki katına çıktı.Ajaleht ilmus kaks korda kuus, ühtekokku ilmus 17 numbrit.
Truva Destanında olaylar birbirini izleyecek şekilde anlatılır.Näiteks viiakse nn. kosemudeli kohaselt eelnimetatud sammud läbi üksteise järel.
Aynı yüke sahip parçacıklar birbirini iterken, zıt yüke sahipler birbirini çeker.Kui merelained on piisavalt tugevad, liiguvad kettad üksteise peale.
0.1d -0.1d, birbirini götürür.0.1d 빼기 0.1d는 상쇄됩니다.
0.1d -0.1d, birbirini götürür.0,1d menos 0,1d estes se cancelam.
0.1d -0.1d, birbirini götürür.0.1d min 0.1d, itu membatalkan.
0.1d -0.1d, birbirini götürür.0.1d minus 0.1d, das löst sich auf.
0.1d -0.1d, birbirini götürür.0.1d minus 0.1d, de tar ut varandra.
0.1d -0.1d, birbirini götürür.0.1d minus 0.1d, skracają się.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod