Ana içeriğe geç
Sözlük

birbirini ile cümle

birbirini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu güreşlerde de birincilikler ve ödüller birbirini kovaladı.In der ersten Runde traten die Gewinner der Vorrunde gegeneinander an.
Bunda tipik olarak haploit ve diploit döller (nesiller) sırayla birbirini izler.Es gibt einige einhäusig (monözisch) und zweihäusig (diözisch) getrenntgeschlechtige Arten.
Burada herkes birbirini tanır, birbiriyle her şeylerini paylaşırmış.Beide hatten sich sehr gerne und teilten alles miteinander.
Na-24 ve Mg-24 birbirinin izobarıdır.Die „Welt“ und N24 – Ab sofort gemeinsam.
Sanırım bu gençler birbirini seviyor.Je crois que ces jeunes gens s’aiment.
Hani siz birbirinizin düşmanları idiniz de O, kalblerinizi birleştirmişti.Après avoir créé votre Âme, vous rejoignez une ville au hasard (ou, si vous êtes héros, vous la choisissez).
Donna ve Lee birbirini bulmaya çalışmışlar, ama bulamamışlardır.Chacun de son côté, Donna et Lee essaient de se retrouver, mais ne parviennent pas à le faire.
İki taraf da birbirini suçladı.Les deux côtés s'accusent mutuellement.
Ant etkenmen milletimniñ yarasını sarmağa Nasıl olsun eki qardaş birbirini körmesin?Ne cherchez-vous pas le bâton pour vous faire battre ? ».
Bizim mevzilerimizin en yüksek ve en merkezi yerine birbirini kovalayan dalgalar halinde yükleniyorlar.”Les couches supérieures s'effondraient à leur place, tandis qu'on rechargeait le haut par les gueulards.
Bu iki hipotez birbirini dışlamaz.Ces deux hypothèses ne s'excluent pas l'une l'autre.
İlk saatleri sisli olan 14 Haziran sabahında iki ordu birbirini görmekte zorlandı.Un brouillard s'installe le matin du 14 juin, empêchant les deux armées de se voir.
Aslında her iki kelime de birbirinin aynıdır.De nombreuses personnes emploient en effet les deux mots l'un pour l'autre.
Yaşantı bakımından ise birbirini seven birbirine değer veren yoksulları gözeten bir yapıya sahiptir.Point de divinité à part Lui, le Vivant, Celui qui subsiste par lui-même (al-Qayyùm).
Babam: "Sizi birbirinize sevdiren ahlaklarınızdaki benzeyiştir" buyurmuştu.Or, le Miséricordieux a dit : 'Tu aimeras ton prochain comme toi-même'" » Cit.
Aynı orbitali kaplayan elektronların (çiftlenmiş elektron denir) manyetik momenti birbirini yok eder.Les moments magnétiques des électrons qui occupent la même orbitale (électrons en paire) s'annulent.
İki kişi birbirinin karşısına oturur ve aynı kütükleri çalar.Tous deux sont assis, tournés dans la même direction et tiennent des objets semblables.
Eğer gerçekten birbirinizi seviyorsanız son aşamaya geçebilirsiniz.Malgré leurs différences, ils finiront par tomber amoureux l'un de l'autre.
Bu olaylar birbirini takip eden zincirleme kazalara benzer.Ils sont apparentés aux Cossi qui suivent.
Aslında hiçbiri birbirinin kardeşi değildir.Je ne suis ni l'un, ni l'autre.
Bu iki teknik birbirini tamamlayan tekniklerdir.Les champs d'application de ces deux techniques sont complémentaires.
İki izohips eğrisi birbirini kesmez.Ces deux isométries commutent.
Bir sembolik etkileşimci büyük olasılıkla insanların birbirini nasıl anladığına yoğunlaşacaktır.Malgré tout, tous les Équatoriens sourds semblent être en mesure de se comprendre les uns les autres.
Roman ayrıca birbirini taklit eden intiharlara neden olmuştur.L'articulation du roman fait se succéder des situations concernant les divers personnages de l'intrigue.
Annemle babam birbirini dağlarda tanımış.Mis padres se conocieron en las montañas.
İki kadın birbirini tanıyor.Las dos mujeres se conocen.
Birbirinizi nasıl tanıdınız?¿Cómo os conocisteis?
Sınıfta birbirinizle konuşmamalısınız.En clase no debéis hablar los unos con los otros.
Herkes birbirini tanıyor.Todos se conocen.
Ordusu nehri geçti ve on gün içinde birbirini takip eden üç muharebe yürüttü.Su ejército cruzó el río y peleó tres batallas sucesivas durante los siguientes diez días.
Bu iki hipotez birbirini dışlamaz.Estas dos hipótesis no son mutuamente excluyentes.
Purkinje hücreleri tıpkı domino taşları gibi birbirinin önüne hizalanmış olarak bulunur.Las células de Purkinje se encuentran alineadas como piezas de dominó colocadas una frente a la otra.
Her nesnenin bir türü varsa, aynı sınıftan iki nesnenin veri türleri de birbirinin aynısı olacaktır.Cada objeto pertenece a un tipo y dos objetos que pertenezcan a la misma clase tendrán el mismo tipo de dato.
Kiril artık konuşmaya başlamıştır ama hala birbirinin dilini anlamazlar.Griffith), aunque la lengua seguía sin poder entenderse.
Bu Antanta göre; Balkan ülkeleri birbirinin varlığına saygı gösterecekti.De acuerdo con sus términos, a la victoria, los Balcanes serían divididos entre los aliados.
Turlar birbirini izliyor ancak sonuç alınamıyordu.Los monos se distraían y no lograban hallar nada.
İki taraf da birbirini suçladı.Ambos bandos se intentaron emboscar mutuamente.
Ancak, her iki ayrışmaaynı anda meydana gelirse, birbirini hızlandırır.Ahora si a ambas bolas se las permite caer en un instante dado, acelerarán la una hacia la otra.
Bütün yaptığı oyun oynamak" Hepsi birbirinin aynı.Ogni cosa è ciò che fa il suo agire e il suo essere sono tutt'uno».
Her nesnenin bir türü varsa, aynı sınıftan iki nesnenin veri türleri de birbirinin aynısı olacaktır.Se ogni oggetto ha un tipo, due oggetti della stessa classe avranno lo stesso tipo di dato.
Ancak hiç kimse birbirinin ıstakasındaki taşları göremez.Nessuno può vedere dentro la scatola dell'altro.
Diğer taraftan, bu iki bölüm birbirini tamamlayıp destekler.Alla fine, i due si mettono insieme e si sostengono l'un l'altra.
Alçak ovalar ve platolar birbirini tamamlar.I vini e i piatti s'influenzano l'un l'altro.
Eğer gerçekten birbirinizi seviyorsanız son aşamaya geçebilirsiniz.Col tempo però i due si innamorano veramente l'uno dell'altra e finiscono col vivere insieme.
Farklı takımdan kişiler birbirini öldürebilir.I suoi contendenti si uccidono reciprocamente.
443 Birbirinize sarılın, siz milyonlar! (1892) Klug Gretelein op.443 Abbracciatevi o milioni di uomini (1892) Marchen aus dem Orient op.
İki taraf da birbirini suçladı.Tutte le parti si accusarono reciprocamente.
Yalan şahitlik yapılmaz, mümin olmasalar bile hem cinsine yalan söylenmez ve birbirini ele vermek olmaz.Non sono credenti, non sono Apostoli, non sono traditori, ma al tempo stesso lo sono.
Sonra zaten piyesler birbirini kovaladı''.Altre ne seguirono".
Bu iki hipotez birbirini dışlamaz.Queste due ipotesi alternative non si escludono a vicenda.
Dava sırasında mürettebat ile geminin imalatçıları arasında suçu birbirinin üzerine atma çabaları görülür.Nella disputa nata tra il capitano e l'equipaggio, il capitano avrebbe avuto la peggio.
Siz birbirinizi bağışlasanız bile ben bağışlamam!Non è possibile che non le perdonino.
Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi.Tutte queste registrazioni furono poi sovrapposte l'una all'altra.
Herkes karşılıklı birbirinin evine giderek "Lokma"sını yer.Infine, "riordinata" la casa, si suicidano uno dopo l'altro.
Herkesin birbirini tanıdığı bu kasabada, gayet sıradan gibi görünen insanların bazı olağanüstü güçleri vardır.Ovunque egli vada trova persone di eccezionale talento.
İki ordu beş gün boyunca herhangi bir çarpışmaya girmeksizin birbirini gözetledi.Tutte le partite si disputarono in un unico stadio, nell'arco di 5 giorni.
İkisi birbirini tamamlar.Tuttavia, i due si completano.
İki anlatılan olay da birbirinin aynısıdır.Sembra che i due si riferiscano allo stesso episodio.
Sahne içinde olay örgüsünü ortaya koyan devinimin, birbirini izleyen çekimler boyunca uyumlu olması gerekir.Chi possiede il proverbio corrispondente alla scenetta sorteggiata, dovrà recitarlo ad alta voce.
İkiniz de birbirinizi seviyorsunuz, değil mi?Вы оба любите друг друга, не так ли?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod