Ana içeriğe geç
Sözlük

birbirine ile cümle

birbirine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.Es gibt Formen die entstehen durch die Vermählung zweier stattfindender Ereignisse.
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.Există forme care apar doar prin mariajul a două evenimente care se desfășoară.
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.Há uma forma que aparece apenas pela conjugação de dois acontecimentos que estão a ocorrer.
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.Il y a des formes qui viennent pas le simple mariage de deux évènements qui se produisent
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.저기 생겨나는 형태는 발생하고 있는 두 현상들의 상호작용으로부터 생겨난 겁니다.
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.Oto pojawiają się kształty poprzez mariaż dwóch wydarzeń.
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.Surgen formas de la unión simple de dos eventos que ocurren.
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.Vannak formák, melyek létrejönnek két esemény történésének az összeolvadása miatt, és ez engem nagyon érdekel.
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.Υπάρχουν σχήματα που προκύπτουν από το πάντρεμα δύο συμβάντων, και με ενδιαφέρει πολύ αυτό.
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.Има форми, които са се получили просто от съчетанието на две събития.
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.Существуют формы, которые появляются благодаря браку двух явлений, и это интересует меня больше всего.
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.יש צורות שנוצרות רק מהחיבור של שני הארועים שקורים,
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.وهناك أشكال التي تأتي عن فقط عن طريق الزواج اثنين من الأحداث التي تحدث.
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.起きている2つの事象が 単に結びついてできるもので 私はそこにたいへん興味があります
"Bir dörtgenin karşılıklı kenarları ancak ve ancak birbirine eşitse, paraleldir." -Alebo dalo by sa povedať, "opačnej strany štvoruholník sú rovnobežné iba ak ich dĺžky sú rovnaké"
"Bir dörtgenin karşılıklı kenarları ancak ve ancak birbirine eşitse, paraleldir." -사각형의 대응하는 변이 평행일때 그들의 길이가 같아야만 한다는 것이죠
"Bir dörtgenin karşılıklı kenarları ancak ve ancak birbirine eşitse, paraleldir." -Nebo: "Protilehlé strany čtyřúhelníku jsou rovnoběžné právě tehdy, když mají stejnou délku."
"Bir dörtgenin karşılıklı kenarları ancak ve ancak birbirine eşitse, paraleldir." -Vagy meg tudná mondani, "ellentétes oldalán a négyszög párhuzamosak Ha, és csak ha azok hossza egyenlő"
"Bir dörtgenin karşılıklı kenarları ancak ve ancak birbirine eşitse, paraleldir." -او يمكن ان تقولوا "الاضلاع المتقابلة في الشكل الرباعي تكون متوازية اذا وفقط اذا كانت اطوالها متساوية"
"Bir dörtgenin karşılıklı kenarları ancak ve ancak birbirine eşitse, paraleldir." -その長さは等しい」場合にのみ 言うことができる「場合にのみ」
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Acredito que várias coisas fluirão de seres humanos interligados.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Ai încredere: ceva va apărea din conectarea consumatorilor.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Anda memiliki kepercayaan: akan ada hal yang terjadi dari manusia-manusia yang saling berhubungan.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.C'è una convinzione: le cose arriveranno dalle persone connesse.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Je hebt een geloof: er zullen dingen voortvloeien uit verbonden mensen.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.서로 연결된 인간들 사이에서 뭔가가 흘러나올 것을 믿습니다.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Tienen la convicción de que las cosas surgirán de seres humanos conectados en internet.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Vous avez une croyance : les êtres humains connectés vont produire des trucs.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Wierzysz, że towar będzie wypływać z połączonych razem istot ludzkich.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Вы верите, что коллективный разум способен на многое.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Имате вярата: нещата ще произтекат от взаимосвързаните хора.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.מאמינים: דברים יינבעו מבני אדם מחוברים.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.لديك إيمان: ستتدفق الأشياء إلى البشر الموصولين.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.私が使える何かが提供されたら 私はそれをツールとして使って
Birinci, birbirine karşılıklı gelen kenarların arasındaki oran aynıdır.Eén manier is dat de ratio tussen dezelfde zijdes en de lengte zijn hetzelfde
Birinci, birbirine karşılıklı gelen kenarların arasındaki oran aynıdır.První je takový, kde poměr mezi délkami odpovídajících si stran musí být stejný.
Birinci, birbirine karşılıklı gelen kenarların arasındaki oran aynıdır.Prvý je taký, kde pomer medzi dĺžkami odpovedajúcich si strán musí byť rovnaký.
Birinci, birbirine karşılıklı gelen kenarların arasındaki oran aynıdır.الاولى هي ان النسبة بين اطوال الاضلاع المتشابهة تكون نفسها
Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek aç. İlmekler birbirine karşı olmalı.fünfzig Schleifen an jegliches Stück, daß eine Schleife der andern gegenüberstehe.
Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek aç. İlmekler birbirine karşı olmalı.앙장 말폭 가에 고 오십을 달며 다른 앙장 말폭 가에도 고 오십을 달고 그 고들을 서로 대하게 하고
Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek aç. İlmekler birbirine karşı olmalı.lima puluh sangkutan pada masing-masing layar
Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek aç. İlmekler birbirine karşı olmalı.חמשים ללאת תעשה ביריעה האחת וחמשים ללאת תעשה בקצה היריעה אשר במחברת השנית מקבילת הללאת אשה אל אחתה׃
Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek aç. İlmekler birbirine karşı olmalı.要 在 這 相 連 的 幔 子 上 作 五 十 個 鈕 扣 、 在 那 相 連 的 幔 子 上 也 作 五 十 個 鈕 扣 、 都 要 兩 兩 相 對
Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek aç. İlmekler birbirine karşı olmalı.要 在 這相連 的 幔子 上作 五十 個鈕 扣 、 在 那 相連 的 幔子 上 也 作 五十 個鈕 扣 、 都 要 兩兩 相對
Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek açtı; ilmekler birbirine karşıydı.fünfzig Schleifen an jegliches Stück, daß eine Schleife der anderen gegenüberstünde.
Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek açtı; ilmekler birbirine karşıydı.그 연락할 한 폭에 고 오십을 달고 다른 연락할 한 폭의 가에도 고 오십을 달아 그 고들이 서로 대하게 하고
Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek açtı; ilmekler birbirine karşıydı.lima puluh sangkutan pada masing-masing layar, sehingga merupakan satu pasang
Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek açtı; ilmekler birbirine karşıydı.חמשים ללאת עשה ביריעה האחת וחמשים ללאת עשה בקצה היריעה אשר במחברת השנית מקבילת הללאת אחת אל אחת׃
Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek açtı; ilmekler birbirine karşıydı.在 這 相 連 的 幔 子 上 、 作 五 十 個 鈕 扣 、 在 那 相 連 的 幔 子 上 、 也 作 五 十 個 鈕 扣 、 都 是 兩 兩 相 對
Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek açtı; ilmekler birbirine karşıydı.在 這相連 的 幔子 上 、 作 五十 個鈕 扣 、 在 那 相連 的 幔子 上 、 也作 五十 個鈕 扣 、 都 是 兩兩 相對
Bir kaç gemi birbirine ateş ederkenKilkadziesiąt okrętow strzela do siebie, nie bardzo mogę zorientować sie, co się dzieje.
Bir kaç gemi birbirine ateş ederken수많은 배들이 서로를 겨냥해서 쏘고 있는데, 당신은
Bir kaç gemi birbirine ateş ederkenUn insieme di navi che si stanno sparando a vicenda, non puoi veramente capire cosa sta succedendo.
Bir kaç gemi birbirine ateş ederkenВажко зрозуміти, що відбувається.
Birkaç video önce sıvı bir sistemden bahsederken iç ve dış basıncın birbirine eşit olduğunu söylemiştik. -O něco dříve jsme se naučili, že tlak směrem dovnitř se rovná tlaku směrem ven, v případě kapalin.
Birkaç video önce sıvı bir sistemden bahsederken iç ve dış basıncın birbirine eşit olduğunu söylemiştik. -Преди няколко предавания научихме, че вътрешното налягане е равно на външното налягане в една течна система.
Birkaç video önce sıvı bir sistemden bahsederken iç ve dış basıncın birbirine eşit olduğunu söylemiştik. -למדנו באחד הסירטונים הקודמים שהלחץ החיצוני מתפזר בנוזל בצורה אחידה.
Bir kere birbirine vurun.De un golpecito entre ellos.
Bir kere birbirine vurun.Fatele toccare una volta sola.
Bir kere birbirine vurun.Gõ chúng một lần.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod