Birbirine kaynaşık, dolayısıyla ayıramazsınız.São fundidas numa só, não se conseguem separar.
Birbirine kaynaşık, dolayısıyla ayıramazsınız.Są stopione, nie można ich rozdzielić.
Birbirine kaynaşık, dolayısıyla ayıramazsınız.Se han fundido para que no se puedan separar.
Birbirine kaynaşık, dolayısıyla ayıramazsınız.Sie sind miteinander verschmolzen, also kann man sie nicht trennen.
Birbirine kaynaşık, dolayısıyla ayıramazsınız.Su ztavené takže ich nemôžete oddeliť.
Birbirine kaynaşık, dolayısıyla ayıramazsınız.Ze zijn met elkaar versmolten, zodat je ze niet kan scheiden.
Birbirine kaynaşık, dolayısıyla ayıramazsınız.Ασφαλίζονται μαζί, ώστε να μην μπορείς να τα διαχωρίσεις.
Birbirine kaynaşık, dolayısıyla ayıramazsınız.Вони скріплені так, щоб їх неможливо було роз'єднати.
Birbirine kaynaşık, dolayısıyla ayıramazsınız.Они скреплены так, чтобы их нельзя было разъединить.
Birbirine kaynaşık, dolayısıyla ayıramazsınız.Те са свързани, не можете да ги разделите.
Birbirine kaynaşık, dolayısıyla ayıramazsınız.הן מאוחדות ביחד כך שלא ניתן להפרידן.
Birbirine kaynaşık, dolayısıyla ayıramazsınız.تم صهرها مجموعة، لذا لا يمكن تفريقها.
Birbirine kaynaşık, dolayısıyla ayıramazsınız.こんなふうに繋がったパックを
Birbirine kenetli şirketlerden meydana gelen İslam Ulusu,Die Nation of Islam galt mit ihren verschachtelten Unternehmen als größtes
Birbirine kenetli şirketlerden meydana gelen İslam Ulusu,그 연동 기업과 이슬람 국가의
Birbirine kenetli şirketlerden meydana gelen İslam Ulusu,Su casa debería prenderse fuego, y quemarse... [aplausos]
Birbirine sıkıca bağlanmış bir yönetim sistemi de değildi.Che non era un tipo di struttura governativa molto ristretta.
Birbirine sıkıca bağlanmış bir yönetim sistemi de değildi.Era uma pequena estrutura de gvernância.
Birbirine sıkıca bağlanmış bir yönetim sistemi de değildi.Er was niet sprake van een sterk verenigd bestuursstructuur.
Birbirine sıkıca bağlanmış bir yönetim sistemi de değildi.Es war keine eng eigentlich zusammengeknüpfte Regierungsstruktur.
Birbirine sıkıca bağlanmış bir yönetim sistemi de değildi.그건 단단히 결합된 통치 구조가 아니었습니다
Birbirine sıkıca bağlanmış bir yönetim sistemi de değildi.Neměla pevnou strukturu řízení.
Birbirine sıkıca bağlanmış bir yönetim sistemi de değildi.Tam nie było jakichś zwartych struktur zarządzania.
Birbirine sıkıca bağlanmış bir yönetim sistemi de değildi.Це був не згрупований вид структури управління.
Birbirine sıkıca bağlanmış bir yönetim sistemi de değildi.لم تكن ذات حكومه منظمه ذات كيان ثابت
Birbirine sıkıca bağlanmış bir yönetim sistemi de değildi.ゆるい連邦だったんだ。
Birbirine vuruyorsunuz.Bạn phóng chúng vào nhau.
Birbirine vuruyorsunuz.Je slaat ze op elkaar.
Birbirine vuruyorsunuz.Le fate schiantare tra loro.
Birbirine vuruyorsunuz.Man slår dem sammen.
Birbirine vuruyorsunuz.Narazíte nimi o seba.
Birbirine vuruyorsunuz.Se ciocnesc una de alta.
Birbirine vuruyorsunuz.Vrazíte je do sebe.
Birbirine vuruyorsunuz.Τα συγκρούεται μεταξύ τους.
Birbirine vuruyorsunuz.Сблъсквате ги една в друга...
Birbirine yakın adalar da bile farklı türde Alaycı kuş vardırCác hòn đảo có cảnh vật khác nhau thì có các loại chim nhại khác nhau
Birbirine yakın adalar da bile farklı türde Alaycı kuş vardırOstrovy, vzdálené na dohled od sebe, obývali rozdílní drozdi.
Birbirine yakın adalar da bile farklı türde Alaycı kuş vardır,באיים שונים ,עם תצפית אחד לשני
Birbirine yakın adalar da bile farklı türde Alaycı kuş vardırجزر مختلفة على مرمى البصر من بعضهم البعض عندها الطير الهازئ المختلف
Birbirini hiç tanımayan insanları birbirine bağlıyor.Binding bersama-sama orang yang tidak pernah mengenal satu sama lain.
Birbirini hiç tanımayan insanları birbirine bağlıyor.Elle rapproche des êtres qui ne se connaissent pas.
Birbirini hiç tanımayan insanları birbirine bağlıyor.Enlace juntos personas que nunca conocieron.
Birbirini hiç tanımayan insanları birbirine bağlıyor.결코 서로 알지 못하던 사람들을 서로 묶어 주었습니다.
Birbirini hiç tanımayan insanları birbirine bağlıyor.Lega tra loro persone che non si sono mai conosciute.
Birbirini hiç tanımayan insanları birbirine bağlıyor.ligando as pessoas que nunca se conheceram.
Birbirini hiç tanımayan insanları birbirine bağlıyor.Sie verbindet Menschen, die sich nie kannten.
Birbirini hiç tanımayan insanları birbirine bağlıyor.То свърза хора, които никога не са се познавали.
Bir denklemde aslında ifadeleri birbirine eşit olacak şekilde yerleştirirsiniz.Bei einer Gleichung werden ... Terme gleich gesetzt.
Bir denklemde aslında ifadeleri birbirine eşit olacak şekilde yerleştirirsiniz.Egy egyenletnél lényegében kifejezéseket teszünk egyenlővé.
Bir denklemde aslında ifadeleri birbirine eşit olacak şekilde yerleştirirsiniz.I en ligning er to udtryk sat lig med hinanden.
Bir denklemde aslında ifadeleri birbirine eşit olacak şekilde yerleştirirsiniz.In una equazione, fissiamo le espressioni come uguali tra di loro.
Bir denklemde aslında ifadeleri birbirine eşit olacak şekilde yerleştirirsiniz.방정식의 경우에는 식이 서로 같다고 가정하고 시작해요
Bir denklemde aslında ifadeleri birbirine eşit olacak şekilde yerleştirirsiniz.V rovniciach v postate definujete rovnosť výrazov.
Bir denklemde aslında ifadeleri birbirine eşit olacak şekilde yerleştirirsiniz.V rovnicích v podstatě definujete rovnost výrazů.
Bir denklemde aslında ifadeleri birbirine eşit olacak şekilde yerleştirirsiniz.Σε μια εξίσωση, ουσιαστικά ρυθμίζετε τις παραστασεις να ειναι ισες μεταξύ τους.
Bir denklemde aslında ifadeleri birbirine eşit olacak şekilde yerleştirirsiniz.اما المعادلة فانت تقوم بترتيب العبارات بحيث تكون متعادلة في الطرفين
Bir denklemde aslında ifadeleri birbirine eşit olacak şekilde yerleştirirsiniz.数式同士を「=」で結びつけます。 だから「等しい」という漢字を使うのですね。
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.Alcune delle forme si generano dall'unione di due eventi che succedono.
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.Có những hình thù nảy sinh chỉ từ sự kết hợp của hai sự kiện đang xảy ra, và tôi rất thích thú với điều này.
Bir de yaşanmakta olan iki olayın birbirine karışmasıyla oluşan şekiller var.Er zijn vormen die ontstaan enkel door het huwelijk dat twee gebeurtenissen aangaan.