A bölümü iki tamsayının birbirine oranı olarak gösterilebilir.Тази част А може да бъде изразена, като пропорция от две съставки.
A bölümü iki tamsayının birbirine oranı olarak gösterilebilir.Ця частина А може бути виражена як співвідношення 2 цілих чисел.
A bölümü iki tamsayının birbirine oranı olarak gösterilebilir.الجزء A يمكن تمثيله كنسبة مكونة من عددين صحيحين
Açılarının birbirine eşit olduğunu göstermek istiyorum. -맞꼭지각이 서로 같은지 증명해보도록 하겠습니다 맞꼭지각의 크기가 같다는 것입니다
Açılarının birbirine eşit olduğunu göstermek istiyorum. -ان الزوايا المتقابلة بالرأس متساوية بالفعل اي ان قياساتها متساوية
Açının ölçüsü ne olursa olsun her zaman karşılıklı açılar birbirine eşittir. -이 각이 몇 도이건 -가끔 이중선으로 표시하시는걸 볼겁니다-
Açının ölçüsü ne olursa olsun her zaman karşılıklı açılar birbirine eşittir. -Man markerer nogle gange lige store vinkler med en dobbelt linje.
Açının ölçüsü ne olursa olsun her zaman karşılıklı açılar birbirine eşittir. -مهما كان هذا القياس، واحياناً ستراه بصورة خط مزدوج بهذا الشكل
AC ve BC kenarları, ayrıca CD ve CE kenarları birbirine eşittir .Linjestykket AC er kongruent med linjestykket BC, og linjestykket CD er kongruent med linjestykket CE.
AC ve BC kenarları, ayrıca CD ve CE kenarları birbirine eşittir .Казват ни, че отсечките AC и BC са равни и, също така, ни казват, че CD е равна на CE
A,D ve B,C birbirine eşit.AD är uppenbarligen lika med BD
A,D ve B,C birbirine eşit.AD 와 BC의 길이는 같습니다
A,D ve B,C birbirine eşit.Det er tydeligt, at AD er lig med BC.
A,D ve B,C birbirine eşit.Podemos ver que obviamente AD es igual a BC.
A,D ve B,C birbirine eşit.Podívejme se, zjevně délka AD se rovná délce BC.
A,D ve B,C birbirine eşit.Possiamo osservare ovviamente che A, D è uguale a B, C
A,D ve B,C birbirine eşit.Pozrime sa, zjavne dĺžka A,D sa rovná dĺžke B, C.
A,D ve B,C birbirine eşit.We zien dat AD natuurlijk gelijk is aan BC.
A,D ve B,C birbirine eşit.Можем да видим, че очевидно AD е равна на BC.
A,D ve B,C birbirine eşit.يمكن ان نلقي نظرة، بكل وضوح فإن AD = BC
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.A mindennapi világot atomok határozzák meg, az, ahogy molekulákká kapcsolódnak össze.
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.De wereld van alledag wordt bepaald door de atomen, hoe ze aan elkaar plakken om moleculen te maken.
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.Dunia kita sehari-hari dipenuhi dengan atom, yang saling menempel dan membentuk molekul.
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.El mundo cotidiano está determinado por átomos, cómo se adhieren juntos para formar moléculas.
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.Il mondo quotidiano è determinato da atomi, dal modo in cui si uniscono a formare molecole.
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.Každodenný svet je určovaný atómami, tým, ako sa spolu spájajú, aby vytvorili molekuly.
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.우리들의 일상 세계는 원자들이 분자를 만들기위해 어떤 식으로 붙어있는가에 의해 결정되죠
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.Lumea cotidiană este determinată de atomi, cum se lipesc ele pentru a alcătui molecule.
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.Notre réalité physique est déterminée par les atomes, et leur assemblage en molécules.
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.O mundo quotidiano é determinado por átomos, como se juntam para formar moléculas.
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.Świat jest zdeterminowany przez atomy, to w jaki sposób ze sobą oddziałują tworząc molekuły.
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.Unsere gegenwärtige Welt wird bestimmt durch Atome und die Art, wie sie sich zu Molekülen zusammenschließen.
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.Vardagslivet bestäms av atomerna, och hur de sitter ihop och bildar molekyler.
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.Весь окружающий мир определяется атомами, которые сцеплены друг с другом и образуют молекулы.
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.Ежедневието се определя от атоми, от това как те се свързват в молекули.
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.העולם היום יומי נקבע על ידי אטומים, איך הם נקשרים ביחד ליצור מולקולות.
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.والحياة اليومية تحددها الذرات كيف تتعلق ببعضها لتكون جزيئات
Alışılmış dünya atomlar tarafından belirleniyor, onların birbirine yapışıp molekülleri oluşturmaları tarzında.分子を形成することによって 成り立っています 星は原子内の核同士が反応することにより エネルギーを産み出しています
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.6層が貼り合わされていて 分解は出来ません
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Có 6 lớp -- 3 lớp nhựa, nhôm -- được dán với nhau.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Der er seks lag - tre lag af plast, aluminium - som er forseglet sammen
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Es gibt sechs Schichten - drei Schichten aus Plastik, Aluminium - die zusammen verbunden sind.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Există șase straturi - trei straturi de plastic, aluminiu - care sunt lipite între ele.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Hat rétege van -- három réteg műanyag, alumínium -- amelyeket összeragasztottak.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Het heeft zes lagen -- drie lagen plastic, aluminium -- die aan elkaar gekleefd zijn.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Il est composé de six couches: trois de plastique et trois d'aluminium, qui sont collées ensemble.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Isto contém três camadas de plástico, e três de alumínio, que são seladas em conjunto.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.여섯층이 있습니다--세개의 층은 플라스틱과 알루미늄-- 그것들은 함께 밀봉되어 있습니다.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Má šesť vrstiev. Tri vrstvy plastu, alumínia, ktoré sú zlepené dokopy.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Ma sześć warstw, trzy warstwy plastyku, aluminium, wszystkie połączone ze sobą.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Sei strati di cui tre di plastica e alluminio -- sigillati insieme.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Son seis capas -tres de plástico, aluminio- selladas entre sí.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Υπάρχουν έξι στρώματα -- τρία στρώματα πλαστικού,αλουμινίου -- τα οποία σφραγίζονται μαζί.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Складається з шести шарів - по три шари пластику і алюмінію, з'єднаних між собою.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Состоит из шести слоев - три слоя пластика и алюминия - которые припечатаны друг к другу.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.Тук има шест слоя -- три от пластмаса, алуминий -- които са залепени един за друг.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.ישנן 6 שכבות -- 3 שכבות פלסטיק, אלומניום -- אשר מודבקות יחד.
Altı katmanı var -- üç kat plastik, alüminyum -- birbirine yapışık.هناك ستة طبقات -- ثلاث طبقات من البلاستيك والألمنيوم -- والتي تم ختمها مع بعضها البعض.
Ama birbirine benzer iki üçgen birbirine denk olabilir veya olmayabilir.Ale dva podobné trojúhelníky mohou, ale nemusí být shodné.
Ama birbirine benzer iki üçgen birbirine denk olabilir veya olmayabilir.Ale dva podobné trojuholníky môžu, ale nemusia byť zhodné.