Ana içeriğe geç
Sözlük

birbirine ile cümle

birbirine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yerle göğü birbirine bağlayan Dünya Ağacı’nın zirvesinde, iki başlı bir kartal yuva kurmuştur.Uzmimo za primjer Božje stvaranje dvaju „svjetlila na nebu“ (misli se na Sunce i Mjesec).
Bütün paralel dairelerinin arasındaki uzaklık birbirine eşit ve 111 km'dir.Razmak između dviju paralela je svuda približno 111 km.
Welland Kanalı, Erie gölü ve Ontario gölünü birbirine bağlayan bir kanal.Kanal Welland, dug 42 km, namjenjen vodenom prometu. povezuje jezero Ontario i Erie.
1914-1917 yılları arasında, iki devlet karşılıklı olarak birbirine saldırdı.Od 1972. do 1974. ove dvije skupine ratuju međusobno.
Kulelerin arası yaklaşık ikişer kulaç olup birbirine çok yakın kulelerdi.On je imao oko 40 tornjeva, različitih udaljenosti jednog od drugog.
Veda, ayrılırken birbirine esenlik dileme anlamına gelir.Kad pacijenti napuste centar, međusobno se opraštaju na rastanku.
Mahalleler iki köprü ile birbirine bağlanmıştır.Ta dva dijela spojena su mnoštvom mostova.
Verilen bu iki sözde dışbükeylik tanımı birbirine denktir.Ova dvostruka razlika označena je kao .
Evler birbirine yakın olup toplu köy tipi özelliği göstermektedir.Kuće su jedna uz drugu i selo ima karakter drumskog naselja.
Hacker ile Cracker birbirine karıştırılmamalıdır.Ne smije se miješati parkour i free running.
Hikâyenin bölümleri birbirine eklenmiş ilgisiz parçalar gibi görünür.Dijelovi su prikazivani kao odvojeni dijelovi.
Bu iki blok, kırık düzlemi üzerinde birbirine nazaran hareket ederler.Ove dvije silnice djeluju interaktivno jedna na drugu pod različitim kutevima.
Doktor ve Amy birbirine yakın yerlere düşerler ve Alaskada kurtulanlardan olan Harvey tarafından bulunurlar.Među njima i djevojkama u vrtu se razviju ljubavne veze, koje Hasan, naravno, iskorištava.
Tam kurumuş haliyle yayın uçları birbirine değecek kadar hedef yönüne (sırt tarafına) büküktür.Vijčani spojevi se mogu općenito razvrstati u sljedeće skupine: Nosivi vijčani spojevi.
Erkek ile dişi birbirine benzer.U mužov, resp. samcov je rudimentárny (zakrpatený).
Ayrıca, Albert Einstein'in izafiyet kuramına göre madde ve enerji birbirine eşdeğerdir.Podľa Einsteinovej hypotézy sú energia a hmota vzájomnými ekvivalentami.
Birbirine bağlı 9 boşluktan oluşur.Skladá sa z deviatich spevov.
Birçok kaplıcayı birbirine bağlar.Navzájom sú spojené početnými výstuhami.
İmece ile komşular birbirine yardım ederler.Nechať zákazníkom pomôcť si navzájom.
Bu iki blok, kırık düzlemi üzerinde birbirine nazaran hareket ederler.Obidvaja musia veľmi rýchlo utekať pred týmto žacím strojom.
Hikâyeler sonunda birbirine bağlanıp her şey kesinleşiyor.Presné výpočty nakoniec potvrdili, že všetko bude v poriadku.
Pek çok fikir toplumları hem birbirine karşı hem de kendi içlerinde ayrıştırmaktadır.Ľudia si mnohé vynucujú aj proti prírode, ale i navzájom.
Her iki uydu da gelgit kilitlenmesiyle birbirine bağlı olduğundan Mars'a her zaman aynı yüzlerini gösterirler.Obidve telesá majú viazanú rotáciu, čo znamená, že sú k Marsu stále otočené tou istou stranou.
İki genç birbirine aşık olmuşlar ve evlenmeye karar vermişlerdir.Sú to veľmi mladí ľudia, ktorí sa do seba zaľúbili a sú rozhodnutí spečatiť svoj vzťah manželstvom.
İki araç birbirine yaklaşmayı başardı, ancak kenetlenme gerçekleşemedi.Aj keď sa obe lode k sebe priblížili, k spojeniu nedošlo.
Ayrıca eski Mısırlılar ahşap çivilerle kalasları birbirine nasıl tutturacaklarını biliyorlardı.Staroegyptskí lodiari poznali spôsob, ako drevenými klinmi spojiť dosky lodnej konštrukcie.
Caminin iç duvarları kemerlerle birbirine bağlanmıştır.Dvorové krídla sú spojené pavlačami.
Bütün şehirler birbirine demiryolları ve otobanlarla bağlanmıştır.Všetky kostoly sú vzájomne prepojené chodbami a tunelmi.
Tapınaklar köprülerle birbirine bağlanmıştır.Všetky tri veže budú prepojené mostmi.
Elastikiyet (Ekonomi), Ekonomide farklı değişkenlerin birbirine etkileri için kullanılan bir terim.Flexibilita – daňový systém by mal pružne reagovať na zmeny v ekonomike.
Bu iki sayı birbirine eşittir.Obe klasifikácie sú si rovnocenné.
Somun ve cıvataların dişleri (yiv) birbirine uygun olmalıdır.Zuby drsnokožcov a obojživelníkov majú jeden tvar.
Dikdörtgenin dört açısı da dik açıdır ve köşegenleri birbirine eşittir.Chrbát nosa a temeno lebky sú navzájom rovnobežné.
Elbette kastettiğimiz iki işlevin birbirine eşit olmaları değildir.Dve roviny sú navzájom rovnobežné ak nemajú spoločný žiaden bod.
Gece ve gündüzün birbirine eşit olduğu bu duruma ekinoks veya gün tün eşitliği denir.Zastopa zahod in noč (temo), mraz, pa tudi modrost in milino.
Bazı barınaklar ve kiliseler yeraltı şehirlerinde olduğu gibi birbirine tünellerle bağlantılıdır.Nekatera zavetišča in cerkve so med seboj povezane, kot podzemna mesta.
Maç birbirine eşit 20'şer dakikalık iki devreden oluşur.Standardna tekma je sestavljena iz dveh enakih obdobij 20 minut.
Yerli ve muhacirlerin müzikal yapıları birbirine benzer hale gelmiştir.Kulturno izročilo teh indijancev je zelo podobno.
Eğer oklar birbirine yakın bir öbek oluşturmamışsa hepsi birden hedef merkezine yakın olamaz.Če ne bi bile vse puščice zbrane skupaj na enem mestu, ne bi mogle biti tudi blizu sredine tarče.
Evet şu anda birbirine simetrik iki nokta çizdik.Natančno dve točki ležita na simetrali.
Dişiler ve erkekler birbirine benzer.Samci in samice so si podobni.
Her iki süperküme birbirine bağlıdır ve bazen tek bir küme olarak kabul edilirler.Obe podobi se včasih dopolnjujeta in včasih spopadata.
Görüntüleri birbirine benzemekteydi.Portreta si nista podobna.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Stari zapisi omenjajo dva mostova, ki sta povezovala obe mesti.
Birçok araştırmacı bu iki mezhebi birbirine karıştırmıştır.Mnogo strateških videoiger ta dva elementa prepleta.
Aslında eosin adı, birbirine benzer iki farklı maddeye verilmiştir.Pravzaprav z izrazom eozin imenujemo dve zelo sorodni spojini.
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .Vsak moški je obrnjen v drugo smer.
Bu cephede uzun ve kanlı savaşlar sonucunda taraflar birbirine karşı bir avantaj elde edememiştir.Končni spopad je bil srdit in krvav, vendar nobeni strani ni prinesel odločilne prednosti.
Bir ikizkenar üçgenin taban açıları birbirine eşittir.V enakostraničnem trikotniku točke sovpadajo.
Üzerinde şehirlerin kurulduğu bu adalar yaklaşık 400 köprü ile birbirine bağlanır.Salos, ant kurių stovi miestas, yra sujungtos apie 400 tiltais.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Abu miestus jungia tiltas.
"İki elini birbirine çarparak bir ses çıkartabilirsin.Antrasis būdas – vieną į kitą trinti savo rankas.
Édouard Manet, 23 Ocak 1832'de Paris'te varlıklı ve birbirine bağlı bir ailenin üyesi olarak doğdu.Eduaras Manė gimė 1832 m. sausio 23 d. Paryžiuje turtingoje ir tvirtoje šeimoje.
Irk kavramı ve tarifi bugüne kadar birçok tartışmalara ve birbirine zıt fikirlere konu olmuştur.Skyrių tvarka ir kūrinio autorystė iki šiol kelią daug klausimų ir debatų.
Birçok kaplıcayı birbirine bağlar.Kiaušidėje jos gausiai tarp savęs jungiasi.
Bu iki köpek gerçekten de birbirine çok benzer.Abi lytys labai panašios.
İlk beş imparatorun yönetimleri birbirine benzerdi.Visų šių imperatorių valdymo modelis buvo panašus.
Bence, her iki şarkı birbirine oldukça benziyor; bir intihal söz konusu değil," dedi.Šių dviejų dainų tekstai panašūs, tačiau muzika visiškai skirtinga.
Birbirine geçişli birkaç odaları vardır.Vietos užtekdavo tik porai kambarių.
Asya ile Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan boğazda köprü yoktur.Riba tarp Azijos ir Europos žemynų nėra vienareikšmiai apibrėžta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
birbirine ile cümle - Sayfa 30 - birbirine kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App