Çünkü melek ve şeytanlar birbirine dokunamaz ve aşık olamazlardı.למלאכים והשטנים אסור לגעת זה בזה.
Bu dağda 500'den fazla mağara bulunuyordu ve bunlar birbirine tüneller yoluyla bağlanıyordu.ההר הכיל כ-500 מערות שנחצבו בסלע הגיר והיו מקושרות בעזרת תעלות.
Bu iki kişi birbirine büyük para hediyeleri vermişlerdi.שתי המלכות שלחו אחת לשנייה מתנות רבות.
Bu varlıkları tekrar birbirine yakınlaştırır.הם נעשים שוב קרובים לנו.
Bina bittiğinde her iki bina tüp geçitlerle birbirine bağlanacaktır.התהליך יסתיים כאשר יישארו שני עלים המחוברים אחד לשני.
Tereyağı ile birbirine bağlanır.בצק זה מרודד עם חמאה.
İki grup yine birbirine girer.שתי הקבוצות עוברות חלוקה נוספת.
Köprü türü cihazlar, genel olarak benzer teknolojiye sahip LAN’ları birbirine bağlamak için kullanılır.ו-+COM אמורות להיות טכנולוגיות שמשלימות אחת את השנייה.
Ortaçağda ticari amaçlı kullanılan bu yol Almanya'nın orta kısmıyla güney kısmını birbirine bağlar.בימי הביניים היה זה נתיב סחר שחיבר את מרכז גרמניה לדרומה.
Bu iki sayı birbirine eşittir.אלו החופפים אחד לשני שווים.
Sözcükler değil, kavramlar birbirine bağlıdır.המלים אינן אלא שלטים המכוונים אתכם.
Bu isimlerin pek çoğu birbirine benzer.רבות מהכותרות כמעט זהות.
Bu eylemler, içkin ilişki aracılığıyla birbirine bağlanırlar.כל אחד מהתהליכים הללו עלול להיות מושפע על ידי אלכוהול.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.גשרים רבים מחברים את שני חלקי העיר.
Eğer iki insan birbirini tanıyorsa, bu iki insanı birbirine kırmızı bir çizgiyle bağlayalım.אם שניהם מתקשרים שוב, שניהם ייענו בקו תפוס.
Tapınaklar köprülerle birbirine bağlanmıştır.שני הבסיסים מחוברים ביניהם על ידי גשרים.
Bu iki görünüş birbirine benzemez.אין שני אלו זהים.
Bu konumda Yer, gezegenle Güneş'i birbirine bağlayan doğru üzerindedir.נקודה זו נעה סביב השמש יחד עם כדור הארץ.
Birçok böcek gibi karıncalarda birbirine bağlı sayısız küçük lenslerden oluşan petek göz vardır.כמו רוב חרקים, לנמלים יש עיניים מורכבות שעשויות מהרבה עדשות זעירות שמחוברות ביחד.
Birçok kaplıcayı birbirine bağlar.אולם הרבה פוסקים חולקים עליו.
Dünya’da gece ve gündüz süreleri birbirine eşit olur.יום ולילה מתקיימים יחד בכדור הארץ בזמן שמתבוננים מן החלל.
Aslan ile boğa: Aslan ile boğa bu motifte birbirine denk iki savaşçı olarak işlenmiştir.עומק הסכסוך היה כזה שהאריה והשור נלחמו זה נגד זה מתוך מחשבה שהאחד רוצה להרוג את השני.
Elbette kastettiğimiz iki işlevin birbirine eşit olmaları değildir.כמובן ששני מצבים אלו אינם מה שאנו מבקשים להשיג.
Maniyerizm'de her şey birbirine karışmıştır.הדבר מייצג את התמידיות שבקונפורמיות.
Konya'da birbirine çok yakın 4-5 arkadaş böyle bir çalışma içinde olduk.מספר החברים בארגון עמד על כ- 4–5 מיליון, בשיא "שגשוגו".
Dizinin sonuna kadar da ilişkiler ve olaylar birbirine girer.בינה לבין סוף יש יחסי שנאה.
İki genç birbirine aşık olmuşlar ve evlenmeye karar vermişlerdir.Двама млади се залюбили и решили да се оженят.
Birçoğu da yüzülmüş kafa derilerini birbirine dikerek kendileri için pelerin yaparlar.Отвътре той има множество израстъци, за които се залавят мускулните влакна.
Karşılıklı kenarları birbirine paraleldir.Местоимението за взаимност е od (един друг).
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .Дисковете се въртят в противоположни посоки.
Her iki uydu da gelgit kilitlenmesiyle birbirine bağlı olduğundan Mars'a her zaman aynı yüzlerini gösterirler.Двата спътника винаги показват само едната си страна към Марс.
Herkes birbirine yarım eder.Но всички се разбират добре.
Asya ile Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan boğazda köprü yoktur.В природно отношение рязка граница между Европа и Азия няма.
İlk beş imparatorun yönetimleri birbirine benzerdi.Царуването на първите петима императори е удивително еднакво.
Kemikler birbirine olabildiğince sıkı bağlanmışlardır.Тези нишки са силно преплетени едни в други.
1965 - Fransa ve İtalya'yı birbirine bağlayan "Mont Blanc Tüneli" açıldı.1965 г. – Тържествено е открит 11,8-километровия тунел Монблан, който свързва Италия и Франция.
Genelde şaka gününde insanların birbirine şaka yapması gelenek haline gelmiştir.Двамата често са единствените, които взаимно се смеят на шегите си.
Öneride Yugoslavya Krallığı ve Çekoslovakya'yı birbirine bağlayacak bir koridor açılması planlanmıştır.Според предложението, тънка линия земя трябва да съединява Чехословакия и Кралство Югославия.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Мост свързва двете части на селото.
İkisi de birbirine âşıktır ama kavuşamazlar.Двамата се влюбват един в друг, но има тайни, които двамата не знаят.
Yiyecek rengi ve yemek tarifi unsurları Yin ile Yang dengesi ile birbirine tutturulur.Цветът на храната и съставките на рецептите се съчетават в баланс с ин и ян.
Alpha Centauri A ve Alpha Centauri B Güneş benzeri, birbirine yakın bir çift yıldızdır.Двата ярки компонента, Alpha Centauri A и B са компоненти на двойна звезда.
Tünel Japonya'nın Honshu ve Hokkaido adalarını birbirine bağlıyor.Свързва японските острови Хоншу и Хокайдо.
Hastalık en fazla, oynarken birbirine bulaştıran çocuklarda görülür.Заболяването се среща най-често сред деца, които го разпространяват играейки заедно.
İki farklı halkın birbiriyle karışması sonucu dini inanç ve geleneklerde birbirine karışmıştır.С началото на комунистическите своеволия се свързват и два други гряха, спрямо народната вяра и традиция.
Doğu Boğaziçi, Amur Körfezi ile Ussuri Körfezi'ni birbirine bağlar.Проливът Източен Босфор свързва Амурския и Усурийския залив.
Bunların molekülleri birbirine çok benzer.Защо молекулите се отделят една от друга?
Laçın Koridoru, Ermenistan ile Dağlık Karabağ'ı birbirine bağlar.Изграждат съвместно транспортен коридор, който да свързва Армения с Черно Море.
Zamânın her türlü kötü âdetine karşı gelerek birbirine bağlı bir cemiyet meydana getirdi.Щях да дам на идните поколения оръжие срещу всяко въздигане на подобно зло.
Bu dönencede gün ve gece süresi birbirine eşittir.Деленето на деня и нощта е ставало поотделно.
İki taraf da birbirine karşı üstünlük gösteremedi.И двамата не изпитват никакви чувства един към друг.
Birinci sayfası Türkçe ve İngilizce olarak iki adet basılır, ve bu sayfalar birbirine terstir.Настоящото съглашение е съставено на японски и немски език, като двата текста имат еднаква сила.
Birçok böcek gibi karıncalarda birbirine bağlı sayısız küçük lenslerden oluşan petek göz vardır.Както повечето насекоми, мравките имат фасетъчни очи, изградени от множество свързани малки лещи.
Zincir e-postalar birçok kişinin birbirine forward ettiği e-postalara verilen isimdir.Описаната поредица от събития е валидна за повечето потребители на електронна поща.
Vesalius, bu iki dalın birbirine bağlı olduğuna inanıyordu.Уекуса смята, че двамата с Куросава са прекалено различни.
İki adam birbirine sarılırlar.Двамата щастливо се прегръщат.
İki grup yine birbirine girer.Двамата отново се събират заедно.
Ülkede, birbirine çok benzeyen 250’den fazla dil kullanırlar.Govore više od 50 različitih jezika koji su međusobno vrlo slični.
Bütün dik açıların birbirine eşit olduğu doğrudur.I da su svi pravi kutovi međusobno jednaki.
Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır.Pojedine prostorije su i međusobno povezane.