1965 - Fransa ve İtalya'yı birbirine bağlayan "Mont Blanc Tüneli" açıldı.1965年 - イタリアとフランスを結ぶモンブラントンネルの開通式。
İki bölge, Wadi Kharrar adlı bir akarsu ile birbirine bağlanmaktadır.その2箇所は、ワディ・カラール(Wadi Kharrar)と呼ばれる小川で繋がっている。
Ormancılık ve çiftçilik birbirine yakındır.林業と農業は緊密に繋がっている。
Birbirine aksi politik taraflarda olmalarına rağmen Arnold ve Mathilde birbirlerine aşık olmuşlardır.政治情勢にもかかわらず、アルノールとマティルデは恋に落ちた。
Dikdörtgenin karşılıklı kenarları birbirine eşittir.地稽古 お互いに対等な立場として攻め合う。
Bu iki köpek gerçekten de birbirine çok benzer.にもかかわらず、この2種は非常によく似て見える。
Çünkü melek ve şeytanlar birbirine dokunamaz ve aşık olamazlardı.だが、天使と人間の恋は許されない。
İran neredeyse bütün kasaba ve şehirleri birbirine bağlayan yaygın bir yol ağına sahiptir.イランの道路網は広範で、ほとんどの町と全ての都市を舗装道路で結んでいる。
Bağlantı noktasının ve cihazın hızlarının birbirine uygun olması gerekir.ポートの速度とデバイスの速度は一致させる必要がある。
Embriyolar birçok türü genellikle erken gelişim evrelerinde birbirine benzer olarak görünebilir.多くの種で、初期の胚は良く似ている。
Kahta ve Sincik’i birbirine bağlar.シナモンと2人暮らし。
Evler birbirine çok yakın olarak dizilmiştir.ホーム間には構内踏切が設けられている。
Recep İvedik her işe gider, gittiği işlerde de ortalığı birbirine katar.仕事柄、どこに行っても仕事と結びつけてしまうのが玉にキズ。
Bunlar birbirine bağlantılı olarak kurulmuşlardır.これらは場合によって使い分けがされる。
Tüm genelleştirilmiş hata fonksiyonları içinn > 0 grafiğin pozitif x tarafı birbirine çok benziyor.n > 0 {\displaystyle n>0} での全ての一般化された誤差関数の x {\displaystyle x} が正のときのグラフは互いに似ている。
Hücreler birbirine çok sıkı bağlıdır.細胞が互いに密接にくっついているのが特徴である。
Evler genel olarak birbirine bitişiktir ya da aralarında az bir mesafe bulunmaktadır.背鰭は2つあり、互いの間隔はごく狭いか、ほとんど近接している。
Gece ve gündüzün birbirine eşit olduğu bu duruma ekinoks veya gün tün eşitliği denir.昼と夜の長さがほぼ等しいが厳密には昼が若干長い。
Ancak bu tellerin birbirine dokunması durumunda kısa devreler ve yangınlar oluşabilir.電線が互いに触れると短絡や火災の危険を生じる。
Maymunun muza ulaşması için kafesin içindeki iki çubuğu birbirine eklemesi gerekmektedir.ナンバー2も発明を完成させるためにはそのハエが必要なのだとやって来る。
Birçoğu da yüzülmüş kafa derilerini birbirine dikerek kendileri için pelerin yaparlar.数世の孫甚左衛門諱繁光従(うつ)ツテ今ノ邑ニ居ル。
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.両都市は橋で結ばれていた。
İki çift birbirine eş kenar vardır.二人はカップルらしい。
Panolar birbirine genelde menteşe ile tutturulur.笹鳴とは普段から何かと張り合う仲。
Ama onlar hiçbir zaman birbirine kavuşamazlar.ただ、決して仲が悪いわけではない。
Birbirine aşık bu iki kişi gelecekte hürriyetlerini kazanıp birlikte olacaklarını hayal etmeye başlarlar.二人は恋に落ち、将来、一緒になることを願うようになった。
Birbirine daha yakın dolanan cisimler için bu böyle değildir.これは後述する近縁種にもいえる事である。
Bir tripeptit peptit bağı ile birbirine bağlanmış üç amino asit içeren bir peptittir.トリペプチド(tripeptide)とは、ペプチド結合した3種のアミノ酸から構成されたペプチドである。
Su içen kuş, iki cam ampulün birbirine bir cam tüple(kuşun boynu) bağlanmasıyla oluşur.水飲み鳥は2つのガラスの球を管(鳥の首)で繋いだ形をしている。
(Birbirine bağımlılardır).その他にも合間合間でつなげることがある)。
Maçtan sonra ikisi birbirine saygı gösterdi.試合後は両者共にお互いを称え合った。
Erkek ile dişi görünüş olarak birbirine benzer ancak dişi daha küçük yapılıdır.而して余(よ)が性(しやう)少壯(せうさう)より笙(しやう)を好む。
Bu iki kişi birbirine büyük para hediyeleri vermişlerdi.そして、二人はお互い一両もの大金を賭けていた。
Dişi ile erkek birbirine benzer.男主人公にそっくりである。
Karşıtlar, birbirine dönüşebilen yapıdadır.それぞれ相互に変換が可能である。
Çünkü bunlar var olanın birbirine çok yakın ilk biçimleriyle meşgul oluyorlar.イネとのつながりは前2種より本種のほうがもっとも近いとされる。
Miyako ile o birbirine çok bağlıdır.梅原田と仲が良い。
Özellikle 19. yüzyılın belirli dönemlerinde din ile bilimin birbirine muhalif olduğu görüşü kazanmıştır.19世紀には宗教と科学が相反するものだという感覚が非常に強くなった。
Bunu yaparken başkalarının birbirine yardım etmesini hatta kendi kendinize yardım etmenizi sağlar.着付けには、自分一人だけで行う方法と、他者に手伝ってもらいながら行う方法がある。
Film birbirine geçmiş birçok küçük öyküden oluşur.前作との違い一つのお話が複数の小さなお話で構成される。
Birbirine yakın fonksiyonlar aynı alanda toplanır.関連企業も同地へ集約された。
Böylelikle yeri, göğü ve yeraltını birbirine bağlar.天と地の全ての鍵を持ち給う。
Duman ile sis birbirine çok benzeyen, ancak aynı olmayan şeylerdir.また腋羽にも黒い色が認められるが目立たない。
Verilerin birbirine olan uzaklığı görülebilir.互いの距離が遠く離れていても会話できる。
Veda, ayrılırken birbirine esenlik dileme anlamına gelir.別れの際はお互い別れを惜しんで涙を流していた。
Karşılıklı kenarları birbirine paraleldir.向かい合う面は平行である。
İki adam birbirine sarılırlar.そして2人はお互い抱きしめ合う。
Zaten soyadları da birbirine çok benzemektedir.互いに名前はそれほど類似していなかった。
İşin kötü tarafı, mesleğimin ve özel hayatımın bu derece birbirine karışıyor olması.イヤなところといえば、仕事とプライベートがかなりごっちゃになっちゃうってところだな。
Eylül 2000 ve Mayıs 2004 arasında, Mısır ve Gazze’yi birbirine bağlayan 90 tünel bulunup yok edildi.从2000年9月到2004年5月他们共发现和摧毁了90条连接埃及和加沙地带的地道。
İç açıları da birbirine eşit her biri 60 derecedir.其三個內角相等,均為60°。
Aksine bunların hepsi birbirine bağlı izafî olaylardır.他們是萬物有靈論者。
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.城镇两部分由两座桥连接起来。
Birbirine akraba ev halkları bir aile (gens) oluştururlardı.至元時貴戚家,遂以成俗。
İran neredeyse bütün kasaba ve şehirleri birbirine bağlayan yaygın bir yol ağına sahiptir.伊朗铺设有很长的公路系统连接其所有城市及大多数的城镇。
Yamuğun karşılıklı kenarları birbirine eşittir.中途分更,互相推諉。
Bu dağda 500'den fazla mağara bulunuyordu ve bunlar birbirine tüneller yoluyla bağlanıyordu.五姐妹山有大約500個石灰岩洞穴,由隧道相連。
Leylek yavruları birbirine saldırmaz.同方棋子不能相互攻擊。
Ülkede, birbirine çok benzeyen 250’den fazla dil kullanırlar.250:指全世界使用人數超過一百萬人的語言有250種。
Bütün paralel dairelerinin arasındaki uzaklık birbirine eşit ve 111 km'dir.纬度的每个度的距離大约相当于111km,但经度的每个度的距离从0km到111km不等。