Arazi üzerindeki evleri birbirine bağlamak üzere yollar inşa edilebilir.Clădirile trebuie să fie unite prin drumuri.
Bu iki köpek gerçekten de birbirine çok benzer.Asemănările sunt foarte mari între acești câini.
Bu yüzden de başlangıç enerjisi ve nihai enerji birbirine eşit olacaktır.Se deduce că energia radiației în starea inițiala este aceeași cu cea în starea finală.
İkisi de birbirine âşıktır ama kavuşamazlar.Cei doi vor să se împace, dar nu reușesc.
Bazen de farklı hayvanların larva formları birbirine benzer, ilerleyen gelişimlerinde farklılaşır.Uneori, nici nu se mai pot deosebi animalele între ele, la cât praf este..
Nötron ve proton kütleleri, birbirine oldukça yakındır.Numai aromâna și meglenoromâna sunt relativ apropiate una de alta.
Eşkenar üçgen, kenar uzunlukları birbirine eşit olan üçgendir.De exemplu, un triunghi echilateral este un triunghi a cărui laturi sunt egale.
Hastanın bütün vücûdu sarsılır, çeneleri birbirine çarpar.Boala de inimă i se agravează, pieptul îi vibrează vizibil.
Eklembacaklıların ve kafadanbacaklıların beyni, birbirine paralel ikiz sinirden meydana gelmektedir.Creierul dorsal și masa nervoasă subesofagiană sunt conectați prin doi nervi laterali.
Kolektif şirket ortakları birbirine güveni olan kimseler arasında kurulur.De aceea, trebuie să fie încheiată numai între parteneri care împărtășesc aceeași credință.
NEST birbirine paralel işleyen 3 tamamlayıcı olayı destekler: Macera Projesi: Kurgusal araştırma projeleridir.Erasmus Mundus cuprinde trei acțiuni: Programe comune Parteneriate Proiecte de atractivitate ^
Bu eylemler, içkin ilişki aracılığıyla birbirine bağlanırlar.El e convins că toate acestea se datorează efectului băuturii.
Doktor ve Amy birbirine yakın yerlere düşerler ve Alaskada kurtulanlardan olan Harvey tarafından bulunurlar.Oliver Hardy dansează împreună cu cineva și este arătat din spate.
İki köy birbirine bitişiktir.Cele două sate sunt adiacente.
Johann Jakob’un pozisyonunu kıskanıyordu ve ikisi sıkça birbirine üstün gelmeye çalışıyordu.Johann féltékeny volt Jakob pozíciójára és kölcsönösen igyekeztek fölülmúlni egymást.
Bu iki köpek gerçekten de birbirine çok benzer.Egyébként a két állat igen hasonlít egymásra.
Önden bakıldığı zaman iki araçta birbirine çok benzemekteydi.Elölről nézve a két jármű nagyon hasonló volt.
Birbirine dönüştürülebilir.Ezek átalakíthatóak egymásba.
İki aile artık birbirine düşmandır.A családtagok immár ellenségként állnak szemben egymással.
Hastalık en fazla, oynarken birbirine bulaştıran çocuklarda görülür.A betegség leggyakrabban gyermekek körében fordul elő, akik közös játék során fertőzik meg egymást.
Hiç kimse birbirine güvenememektedir.Egymáson kívül senkire sem számíthatnak.
Meridyenler ve paraleller birbirine diktir.A generátorfüggvény és az eloszlás kölcsönösen meghatározza egymást.
İki şehir Mária Valéria Köprüsü ile birbirine bağlanır.A Prímás-szigetet, és a Mária Valéria hidat köti össze a belvárossal.
George W. Bush Bulvarı, havalimanı ile Tiflis şehir merkezini birbirine bağlar.A repülőteret a George W. Bush sugárút köti össze Tbiliszi belvárosával.
Bu iki baz birbirine çok benzer, timinin 5' konumundaki metil grubu urasilde eksiktir.E két bázis azonos, kivéve az uracil hiányzó 5' metil csoportját.
Dünya’da gece ve gündüz süreleri birbirine eşit olur.A nappalok és az éjszakák hossza az egész Földön egyforma.
Embriyolar birçok türü genellikle erken gelişim evrelerinde birbirine benzer olarak görünebilir.Az érintett egyedek embrió korukban normálisnak néznek ki.
Osmanlı ve Mısır gemileri hilal şeklinde birbirine rampa etmiş, üç sıra halindeydiler.Huang-ti (Huangdi) és Jen-ti (Yandi) háromszor csapott össze egymással.
Her iki uydu da gelgit kilitlenmesiyle birbirine bağlı olduğundan Mars'a her zaman aynı yüzlerini gösterirler.Mindkettő kötött keringésű, vagyis mindig ugyanazt az oldalukat mutatják a Mars felé.
Görüntüleri birbirine benzemekteydi.A képek kompozíciója hasonló.
Bununla beraber Danimarka ile İsveç arasında yer alan Öresund Köprüsü, ülkeleri birbirine bağlar.Ez a híd Svédország és Dánia közt fekszik, így kapcsolva össze a szereplőket.
Ama onlar hiçbir zaman birbirine kavuşamazlar.Igazából sohasem békültek ki egymással.
1914 - Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus'u birbirine bağlayan Panama Kanalı gemilere açıldı.Az 1914-ben elkészített Panama-csatorna, amely az Atlanti-óceánt és a Csendes-óceánt köti össze.
Dört kenarının da uzunluğu birbirine eşittir.Rombusz: mind a négy oldal egyenlő hosszúságú.
Üçü asla bir arada çalışmadı: ancak birbirine koşut çalışmaları birbirlerinden bağımsız olarak gerçekleşti.Ezt azonban nem mindig tartották be pontosan, és a gyakorlatban a két fél egymástól függetlenül működött.
Bu varlıkları tekrar birbirine yakınlaştırır.Ezen találkozás alkalmával ismét közelebb kerültek egymáshoz.
Birbirine yakın iki hafif yüksek iki düzlük, yöre halkı tarafından Karavelyan ve Hınçıka olarak adlandırılır.Esetei: az E/2n személyes névmás: אַתְּ at te (nem att és nem attə) a perf.
Geçit, Cortina d'Ampezzo ve Livinallongo ovasını birbirine bağlamaktadır.Velence felől Cortina d’Ampezzón át autózhatunk ugyanide.
Bunu yaparken başkalarının birbirine yardım etmesini hatta kendi kendinize yardım etmenizi sağlar.Ha másoknak segítesz, érezd, hogy saját magadat szolgálod!
Mahalleler iki köprü ile birbirine bağlanmıştır.A két várat egy híddal kötötték össze.
Bu iki sıra doğuda Tunus sınırına doğru birbirine yakınlaşır.A két község közvetlenül egymással kelet-nyugat irányban határos.
Midi Kanalı aracılığıyla Akdeniz ve Atlas Okyanusu, Garonne Nehri'nden birbirine bağlanır.A Canal du Midi a Garonne folyón keresztül köti össze az Atlanti-óceánt a Földközi-tengerrel.
Bu ülkelerin dilleri Fince dışında birbirine benzemektedir.Ezek a közösségek a nyelven kívül semmilyen más hasonlatosságot nem mutattak.
Leylek yavruları birbirine saldırmaz.A hímek nem agresszívak egymással.
Einstein ve Bohr arasında birbirine saygılı bir biçimde, dostça bir tartışma sürdü.Einstein és Bohr jóindulatú vitában álltak egymással egész életükön át (ld.
Yol İtalya'nın Sicignano degli Alburni ile Bernalda şehirlerini birbirine bağlar.Stazione di Sicignano degli Alburni vasútállomás Olaszországban, Sicignano degli Alburni településen.
İki kardeş kolaylıkla birbirine karıştırılabilir.A két megadási mód könnyen átváltható egymásba.
Böylece Danny'nin eski ve yeni hayatı birbirine girecektir.Stílusa átmenet a régi és az új stílus között.
Bulgaristan ile Türkiye birçok konuda birbirine paralel politikalar izlemektedirler denilebilir.A részletek terén a lengyel és az orosz fél értékelése több ponton eltér.
Sorunları bilerek birbirine karıştırmak ve böylelikle istediğini elde etmek.Hazugságokkal áltatnak, hogy megkapják, amit akarnak.
Vida ve dübellerin de boyutları birbirine uygun olmalıdır.A budai és a pozsonyi mértékeket egymásnak megfelelőnek ismeri el.
1928 yılında iki ordu birbirine karşı tüm güçlerini seferber etti.1998-ban a két fél békét kötött és megosztotta egymás között hatalmat.
Effie'nin ailesi, Effie ve John'u birbirine çok yakıştıran Ruskin'in babası ile aile dostlarıydılar.Effie családja jó ismeretségben volt Ruskin apjával aki pártfogolta a kettejük közötti kapcsolatot.
Dolayısıyla iki yıldız, günde 60 cm kadar birbirine yaklaşmaktadır.A két madár naponta mintegy 8 centiméterrel jut mélyebbre.
Ülke topraklarında birbirine en uzak iki nokta arasındaki mesafe 3.219 km'den fazladır.A két államszövetség szárazföldi területei közötti távolság itt mindössze 3,8 km.
Her meslek sahibi birbirine hizmet eder.Másokért élünk, egymásnak szolgálunk.
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .Udvarláskor körbeúsznak egymással ellentétes irányban.
1965 - Fransa ve İtalya'yı birbirine bağlayan "Mont Blanc Tüneli" açıldı.1965 – Ranskan ja Italian yhdistävä 11,6 kilometriä pitkä Mont Blancin tunneli avattiin.
İkili birbirine aşık olmaya başlar.Kaksikko alkaa rakastua toisiinsa.
Bu barış döneminde, Fransızlar ile Ruslar birbirine yaklaşır oldular.Aikansa mietittyään venäläiset ja ranskalaiset liittyivät mukaan.