Ana içeriğe geç
Sözlük

birbirine ile cümle

birbirine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ailesiyle futbol hayatını hiçbir zaman birbirine karıştırmamıştır.Żona piłkarza nigdy nie związała się z innym mężczyzną.
Maniyerizm'de her şey birbirine karışmıştır.Podobne rozróżnienie wewnątrz wspólnoty istniało w manicheizmie.
Kütle çekimi atraksiyonu galaksileri birbirine doğru grup kümeleri oluşturmak için çeker.Problem jego modelu polega na tym, że wszystkie masy wzajemnie przyciągają się grawitacyjnie.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.En gångbro förband de båda stadsdelarna.
Hiç kimse birbirine güvenememektedir.Ingen vågar lita på någon.
Atlıların birbirine kamçılarıyla vurmaları serbesttir.När man skjuter hästar så...
Eşkenar üçgen, kenar uzunlukları birbirine eşit olan üçgendir.Liksidig triangel, en triangel vars sidor är lika långa.
Birbirine aşklarını tekrar açıklarlar.De förklarar varandra sin kärlek.
İkili birbirine o kadar yakındır ki, herhangi bir teleskopla ayırt etmek olanaksızdır.Komponenterna ligger så tätt samman att de inte kan åtskiljas med teleskop.
Bu iki birbirine zıt gencin hayatı Drake'in annesinin ve Josh'ın babasının evlenmesiyle kesişir.Där spelar de halvbröder, som motvilligt måste flytta ihop när Drakes mamma och Josh pappa gifter sig.
Ülke genelinde birbirine bağlantısı olmayan üç demiryolu güzergahı bulunmaktadır.Det saknas järnvägsförbindeler med grannländerna.
Karşılıklı kenarları birbirine paraleldir.Motstående sidor är parallella.
Bütün şehirler birbirine demiryolları ve otobanlarla bağlanmıştır.Alla dessa städer binds samman med lokaltåg och motorvägar.
Hastalık en fazla, oynarken birbirine bulaştıran çocuklarda görülür.Sjukdomen är vanligast bland barn då den sprids mellan barnen då de leker.
Colin ve Colette birbirine aşık olmuşlardır.Anna och Kurt förälskar sig i varandra.
Genellikle, küçük kasabalarda ve birbirine komşu sinema salonlarında bu amaçla bir piyanist bulunurdu.Biografer i småstäder och grannskap hade ofta en egen pianist.
Bu köşkler birbirine uzunca bir koridor ile bağlıydı.Allt hålls samman av en låg korridor.
Fruängen ve Mörby centrum birbirine bağlamaktadır.Hanarnas och honornas revir överlappar varandra.
Bir ikizkenar üçgenin taban açıları birbirine eşittir.Alltså Z: De båda sidorna i denna triangel är sinsemellan lika.
Evler birbirine çok yakındır, aralarındaki yollar genellikle dardır.Finare is inomhus, alltid bra förhållanden.
Oyunun tüm versiyonları birbirine çok benzer ve genelde grafikler de diğer serilerde olduğu gibi aynıdır.Till en början verkar dessa spel påminna väldigt mycket om varandra, speciellt då grafiken är av samma sort.
Orta mahalle diye anılan yerde birbirine dehlizlerle bağlı mağaralar vardır.En annan populär attraktion är grottorna som ligger precis intill.
Avrupa ve Asya bu bölgede birbirine bağlanır.Europa och Asien är svårare att dela in.
Birbirine bitişik inşa edilmiş yapılar duvarlardan bir geçit vermemektedir.Konstruktivt skiljer man mellan bärande väggar och icke bärande väggar.
İki genç birbirine aşık olmuşlar ve evlenmeye karar vermişlerdir.De två blev förälskade och ville gifta sig.
Tatlılar yapılır çeşitli yemekler hazırlanır nişanlılar birbirine hediyeler alırlar.Under högtiden passar släktingar på att hälsa på hos varandra, gåvor delas ut och olika maträtter serveras.
Ancak, San Juanico Köprüsü bu iki karayı birbirine bağlamaktadır.Terrängen runt São João das Duas Pontes är platt.
Pek çok fikir toplumları hem birbirine karşı hem de kendi içlerinde ayrıştırmaktadır.Människor döljer ofta saker för varandra och för sig själva likaså.
Tünel Japonya'nın Honshu ve Hokkaido adalarını birbirine bağlıyor.Linjen använder Seikantunneln mellan Honshu och Hokkaido.
El çırpma, müzikte iki düz yüzeyin birbirine vurularak ortaya çıkarılan perküsyon sesidir.Detta kan liknas vid det ljud som upptstår då man gnider två glasskivor mot varandra.
Bu iki sayı birbirine eşittir.De två namnen är jämställda.
Havalimanında birbirine bağlı iki ayrı terminal binasından hizmet verilmektedir.Det finns två terminaler på flygplatsen, som ligger i anslutning till varandra.
Gaziantep-Kilis-Hatay illerini birbirine bağlayan devlet karayolu üzerinde bulunmaktadır.Terrängen runt Cheshmeh-ye Kahrīz Gūrī är kuperad.
Bu evler, kayaların iç kısmında birbirine dar tünellerle bağlıdırlar.De olika husen förbinds med hundraåriga trappor.
Hem Fransız hem de İran hükümetleri, iki meselenin birbirine bağlı olduğunu inkar etmektedirler.Fransmän och tyskar, liksom deras regeringar, misstrodde varandra ömsesidigt.
Dışındaki levhalar ise birbirine bağlıdırlar.Deras respektive utkanter hänger ihop med varandra.
Gövdelerinde birbirine paralel iki çizgi bulunur.Dessutom finns två cirkelformiga band på varje sida.
Birçok araştırmacı bu iki mezhebi birbirine karıştırmıştır.Många forskare tvivlar dock på båda uppgifterna.
Bu cisimlerin kütleleri, yaklaşık olarak birbirine eşit (örn.Liksom vitsvansad åsnehare (Lepus townsendii) har arten påfallande långa öron.
Karşıtlar, birbirine dönüşebilen yapıdadır.Dessa är isomerer som lätt omvandlas till varandra.
Yaklaşık 250 hızlı Shinkansen treni büyük şehirleri birbirine bağlar.Близько 250 високошвидкісних поїздів Сінкансен поєднують великі міста.
Bu anlaşma, iki ülkenin Avusturya'ya karşı bir savaşta birbirine yardım edeceğini taahhüt ediyordu.Згідно з цією угодою обидві країни мали допомагати одна одній у війні проти Австрії.
İmece ile komşular birbirine yardım ederler.Сусіди допомагали один одному.
İki genç birbirine aşık olmuşlar ve evlenmeye karar vermişlerdir.Дві вже немолоді людини полюбили один одного і вирішили одружитися.
Bu iki köpek gerçekten de birbirine çok benzer.У всьому іншому ці тварини дуже схожі між собою.
Evler genelde birbirine uzaktır.Рослини часто однодомні.
1965 - Fransa ve İtalya'yı birbirine bağlayan "Mont Blanc Tüneli" açıldı.1965 — відкрили тунель під Монбланом, що зв'язав транспортним сполученням Францію й Італію.
Ancak bu kavramları birbirine indirgememek de gerekir.Проте ці поняття слід розрізняти.
İki ordu sayı bakımından birbirine yakındı.Обидві армії були рівні по чисельності.
Tekli zincirlar birbirine demir ve magnezyumla bağlanmıştır.Ці ланцюжки з'єднані між собою через іони кальцію і магнію.
İlk kez 1605 yılında inşa edildi ve Oder Nehri ile Havel Nehri'ni birbirine bağlıyordu.Будівництво каналу розпочалося у 1605 році для з'єднання річки Хавель з Одрою.
Eğer iki MDK birbirine eşit ise, alıcı mesajın bütünlüğünden ve doğruluğundan emin olabilir.Якщо обидва MAC-підписи збігаються, це підтверджує цілісність повідомлення та ідентичність відправника.
Sokakları oldukça dar, evler birbirine oldukça yakın ve her evin avlusu bulunmaktadır.Вулиці — прямі, всі будинки схожі один на одного.
Vesalius, bu iki dalın birbirine bağlı olduğuna inanıyordu.Фандорін розуміє, що ці дві події між собою якось пов'язані.
Bu iki kişi birbirine büyük para hediyeleri vermişlerdi.Від загарбників вони відкупилися багатими подарунками.
İki kardeş kolaylıkla birbirine karıştırılabilir.Обидві форми легко зхрещуються між собою.
Eşeyler birbirine oldukça benzer.Тому вони досить схожі.
Maç birbirine eşit 20'şer dakikalık iki devreden oluşur.Стандартний матч складається з двох рівних таймів по 20 хвилин кожний.
Geleneksel toplumlarda, evlenecek bireylerden daha çok, aileleri birbirine bağlamaktadır.Шлюбні: « У кожного насамона зазвичай багато дружин, які є спільними.»
Birbirine aşık bu iki kişi gelecekte hürriyetlerini kazanıp birlikte olacaklarını hayal etmeye başlarlar.Вони ніжно обіймаються, оскільки обоє знають, що це їх останній сніданок разом.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod