Elbette kastettiğimiz iki işlevin birbirine eşit olmaları değildir.Come si diceva, i due significati non sono completamente avulsi l'uno dall'altro.
Mundıbaş, Telbes, Kondom akarsuları birbirine katılır.Tomaso Cavallo, Le divergenze parallele.
Daha sonra dağdaki bir eşkıyanın yanında tekrar karşılaşan Memo ve Sülo yine birbirine düşer.Con la gionta del Monte del Oro nouamente ritrouato.
Üflemeli çalgıların sayıları genelde birbirine eşittir.Le vertebre cervicali sono generalmente eterocerche.
İki güreşçi,, ringe girişleri esnasında birbirine karşı gösterdikleri gerginliği de sona erdirmişti.I due gemelli litigarono furiosamente al centro del ring arrivando anche alle mani.
Aynı mantığı tersten de kullana bilip eşitsizliklerin birbirine aynı olduğu ispat edilebilir.Il discorso è analogo per i punti di minimo, per i quali la disuguaglianza ha il verso opposto.
Bu arada son buluşmalarında birbirine söyledikleri yalanlar ortaya çıkar.La trama intreccia varie storie che si incontrano alla fine.
Örtü kuvvetini oluşturan 3. Avustralya Tugayı’nın üç taburunun eratı birbirine karışmış durumda idi.Per questo compito venne scelta la 3ª Brigata australiana.
Tahta üzerinde aynı değerde, birbirine denk iki nokta.Si presenta identico su entrambe le facce; occorrono due licci.
İki türün de genç kuşları birbirine benzer.Gli uccelli giovani di entrambi i sessi assomigliano al maschio.
Genel yaklaşımı anladım, ancak, korkarım ki detayları birbirine karıştırıyorum.Я понимаю общий подход, но, боюсь, путаюсь в деталях.
Tüm paraboller birbirine benzer.Все параболы подобны.
Krasnodar ve Krasnoyarsk'ı birbirine karıştırıyorum.Я путаю Красноярск и Краснодар друг с другом.
Süveyş Kanalı, Akdeniz ve Kızıldeniz'i birbirine bağlar.Суэцкий канал соединяет Средиземное и Красное моря.
Telefonların iletişim yeteneklerinin geri kalanı birbirine benziyor.В остальном коммуникационные возможности телефонов схожи.
Yaklaşık 250 hızlı Shinkansen treni büyük şehirleri birbirine bağlar.Порядка 250 высокоскоростных поездов Синкансэн соединяют крупные города страны.
Evler birbirine çok yakın olarak dizilmiştir.Дома города соединены между собой дощатыми тропами.
Birbirine denk dizgeler değişken değerleri hakkında birbirine tıpatıp aynı bilgileri vermektedirler.Они учатся понимать друг друга, то ссорясь, то испытывая нежность друг к другу.
Bu varlıkları tekrar birbirine yakınlaştırır.Вполне естественно, что их вновь влечёт друг к другу.
Birbirine benzeyen üç tür içerir.Три очень схожих между собой вида.
İran neredeyse bütün kasaba ve şehirleri birbirine bağlayan yaygın bir yol ağına sahiptir.Иран обладает развитой сетью автомобильных магистралей, связывающих между собой практически все города страны.
Herkes birbirine yarım eder.Нам всем недоставало друг друга.
Hastalık en fazla, oynarken birbirine bulaştıran çocuklarda görülür.Инфекция наиболее распространена среди детей, которые разносят её при совместных играх.
Verilen bu iki sözde dışbükeylik tanımı birbirine denktir.На первый взгляд, две представленных здесь точки зрения на преобразующее обучение противоречат друг другу.
Ancak iki yolun birbirine bağlı olup olmadığı net değildir.Пути двух этих маршрутов не будут связаны между собой.
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .Доски вращаются в разные стороны.
Birbirine akraba ev halkları bir aile (gens) oluştururlardı.Gentes (роды) были отдельные семейные группы, соединённые между собой родством через агнатство.
Altın üçgen bir ongende, birbirine takip eden iki köşeyi merkeze birleştirerek de oluşturulabilir.Золотой треугольник можно найти также в десятиугольнике, если соединить две смежные вершины с центром.
Birçoğu da yüzülmüş kafa derilerini birbirine dikerek kendileri için pelerin yaparlar.У них много сараны: собирали её коренья и приготовляли из них кашу.
İkisi de birbirine âşıktır ama kavuşamazlar.Молодые люди влюбляются друг в друга, но быть вместе им не суждено.
Bu noktadan sonra oyun serisi başlar ve her şey birbirine girer.Отсюда начинается игра и сюда нужно привозить грузы.
Maç sırasında Harper ve Rowan birbirine saldırdı.Во время матча, Стефани и Триш подрались между собой.
Levhalar birbirine ne kadar yakın olursa, sığaları o kadar büyük olur.Чем ближе друг к другу расположены закрытые пункты, тем они более эффективны.
Bu iki köpek gerçekten de birbirine çok benzer.Оба этих типа довольно похожи.
Bu köşkler birbirine uzunca bir koridor ile bağlıydı.Все ложи были связаны между собой коридором.
Auto Union'ın kullandığı birbirine bağlı dört halka da bugün Audi'nin logosu olarak kullanılmaktadır.Логотип из четырёх колец до сих пор является автомобильной маркой, но уже используемой компанией Audi.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Обе части города соединялись меж собой мостом.
Sıklıkla ağ gibi birbirine girmiş yılanlar görülür.Нередко встречаются очень тёмные змеи.
Bütün dik açıların birbirine eşit olduğu doğrudur.Все прямые углы равны между собой.
Bunlar birbirine bağlantılı olarak kurulmuşlardır.Уничтожаются же они, сталкиваясь друг с другом.
İki genç birbirine aşık olmuşlar ve evlenmeye karar vermişlerdir.Молодые люди полюбили друг друга и решили пожениться.
Aksine bunların hepsi birbirine bağlı izafî olaylardır.Напротив, важна жизнь каждого (All Lives Matter).
Borş, pişirildikten sonra birkaç saat bekletilince tatlar birbirine karışarak daha lezzetli hale gelmektedir.Поэтому блюда, приготовленные накануне или за несколько часов до подачи, более ароматны.
Heyecan yaratan bir başka durum ise, farklı bölgelerdeki insanların anlattıklarının da birbirine benzemesiydi.Проблема была в том, что мы были отличными от людей нашего окружения.
2006’dan beri grupların repertuarları birbirine çok benzemektedir.2006 г. сериал «Братья по-разному».
Tersinden bakıldığında, aralarında doğru açı oluşturan doğrular birbirine diktir.Если одно субконтрарное суждение ложно, то другое с необходимостью истинно.
Jupiter hurafelere inanır ve öylesine bilgisizdir ki sağı ile solunu birbirine karıştırır.Юпитер описан суеверным и настолько лишенным интеллекта, что даже не может отличить лево от права.
Perikles ve Marina birbirine acılı hikâyelerin anlatırlarken hemen baba-kız olduklarını anlarlar.Мардж и остальные женщины ведут себя спокойно, рассказывая истории о рождении детей.
Yerle göğü birbirine bağlayan Dünya Ağacı’nın zirvesinde, iki başlı bir kartal yuva kurmuştur.Укреплённый дворец, который находится в этом городе, (так же велик), как обе световых горы неба.
Herkes evinde yaptığı helvaları birbirine karıştırırlar.Всех, кого нашли в домах, согнали.
Yazılan şiirleri herkes birbirine göstericektir.(Все стихотворения связаны друг с другом.
Üç kardeş birbirine çok bağlı ve sadıktır.Останусь навсегда верным и преданным братом.
Tapınaklar köprülerle birbirine bağlanmıştır.Дома связаны друг с другом мостками.
Bazı dosya formatlarını birbirine dönüştürmek için kullanılır.Файл можно конвертировать в другие форматы.
Hem Fransız hem de İran hükümetleri, iki meselenin birbirine bağlı olduğunu inkar etmektedirler.И французское, и немецкое правительства взаимно обвиняли друг друга.
Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır.Комната майора оказалась запертой изнутри.
Olaylar karışık bir şekilde birbirine bağlanmıyor.Но данные события никак не связаны между собой.
Kemikler birbirine olabildiğince sıkı bağlanmışlardır.Браслеты жёстко закреплены между собой.
Birçok araştırmacı bu iki mezhebi birbirine karıştırmıştır.Ряд исследователей пытается объединить оба подхода.
Köprü aynı zamanda Rotterdam şehrinin kuzey ve güney yakalarını da birbirine bağlamış olur.Мосты также соединяют север и юг города.