Ana içeriğe geç
Sözlük

birbirinde ile cümle

birbirinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.Het museum laat de tonen van verschillende muziekinstrumenten horen.
İçtank yapısından ayrı olarak iki katı roket itici bağlantı yerleri birbirinden 180° mesafede bulunurlardı.Er hingen twee hooggevoelige richtbare schotelantennes, 180° van elkaar.
Filmler konu olarak birbirinden bağımsızdır.Verhaaltechnisch staan de films los van elkaar.
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Haar ouders woonden op korte afstand van elkaar.
İki adam bir daha birbirinden haber alamaz.Van beide mannen werd echter nooit meer iets vernomen.
Fransa'da Kilise ile Devlet'i birbirinden ayıran Sekülerizasyon Yasası ise 1905 yılında çıkarıldı.De scheiding van kerk en staat in Frankrijk werd in 1905 met een wet geregeld.
Yolda birbirinden acayip birçok karakter gruba katılacaktır.Onderweg zouden ze dan talloze rare personages ontmoeten.
Köylerde mevcut evler birbirinden uzaktır.De huizen in het dorp staan vrij ruim uit elkaar.
Söz konusu cüzler 1771'den sonra birbirinden bağımsız hareket etmeye başladılar.Na het faillissement van de onderneming in 1721 werden deze mensen onafhankelijk met een eigen stuk land.
Bu uğurda birbirinden heyecanlı maceralara atılır.Samen beleven ze allemaal spannende avonturen.
Gaz partikülleri birbirinden çok uzak mesafededirler.De pariëtaalschubben liggen relatief ver van elkaar af.
Şehirler genelde coğrafi, etnik ve dinsel olarak birbirinden ayrı düşmüş insanlardan oluşmuştu.De trotse en zelfbewuste bevolking voelde zich nu expliciet deel van een aparte etniciteit.
Yanıtlar birbirinden siyah kutularla ayrılır.De drie banen worden van elkaar gescheiden door zwarte lijnen.
Bu iki kategorinin kıyafetleri birbirinden farklıdır.Het verenkleed van beide geslachten is verschillend.
Bu sayı grupları kuramında iki tip sonsuz sayı birbirinden ayrılmıştır.Onder speciale omstandigheden konden twee van dergelijk verbindingen kwantitatief geïsoleerd worden.
Komünizmin inşası ve insanların refahındaki iyileşme birbirinden ayrılamaz." ifadelerini kullandı.De constructie van communisme en de verbetering van de welvaart van de mens zijn onscheidbaar!".
Friedrich Wieck, gençleri birbirinden ayırmak için elinden geleni yaptı.Friedrich Wieck wijdde zich geheel aan de opvoeding van zijn kinderen.
HTML5’in bazı özellikleri Adobe Flash ile kıyaslansa da, aslında iki teknoloji birbirinden çok farklıdır.HTML5 jest często porównywany do Adobe Flash, jednak te dwie technologie są bardzo różne.
Varsayılan olarak her bir iş parçacığı kodun paralelleştirilmiş bölümünü birbirinden bağımsız şekilde yürütür.Domyślnie wszystkie wątki przetwarzają zrównolegloną część kodu niezależnie od siebie.
Birebir fonksiyon: Tanım kümesinde birbirinden farklı her öğenin, görüntüsü de birbirinden farklıdır.Patrząc od wewnątrz, Wieczerza Pańska była czymś zupełnie odmiennym.
Bu iki olayı birbirinden ayırmanın bir yolunun olması gerekir.Musimy po prostu dokonać wyboru jednego z dwojga.
Kadınların ve erkeklerin toplum içindeki ekonomik ve sosyal konumları birbirinden farklıdır.Relacje pomiędzy kobietami a mężczyznami w naszym społeczeństwie nie są zdrowe.
Bu akarsuların aşındırma güçleri birbirinden farklıdır.Zdolności te różnią się u nich siłą.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran yasa kabul edildi.We Francji w 1905 roku uchwalono ustawę o rozdziale Kościoła od państwa.
Bu öğeler izleyicinin kolayca algılayabileceği bir şekilde birbirinden ayrılmaktadır.Zgodnie z tym przekazem tacy kochankowie mogą się bardzo szybko rozstać.
Gaz partikülleri birbirinden çok uzak mesafededirler.Płetwy grzbietowe dość daleko oddalone od siebie.
Başkaları birbirinden farksızdır ve hakkımızda hepsi aynı şeyi düşünür.Nie mnie jednemu tak się zdaje, bo i inni odczuwają to samo.
Sovyet yönetimi, devletle kiliseyi birbirinden ayırdı.Domagamy się oddzielenia Kościoła od Państwa.
Yerleşme dağınık evler birbirinden uzaktadır.Zakładali osady rozrzucone z dala jedna od drugiej.
Familyanın üyeleri dış görünüşleri ile birbirinden farklıdır.Przedstawicieli tych rodzin odróżnia ułożenie oczu.
Bunlar birbirinden bağımsız da hareket edebilir.Może też poruszać się w trybie autonomicznym.
Siyaset ve ekonomi iç içe geçmiştir ve birbirinden ayrışamazdır.Uważa także, że wojnę stworzyła polityka i niemożliwe jest oddzielenie ich od siebie.
Su bölümü çizgisi, iki akarsu havzasını birbirinden ayıran doğal sınırdır.Stanowi naturalny fragment granicy między tymi dwiema jednostkami podziału administracyjnego.
Bu iki ırkın özellikleri birbirinden farklıdır.Kuce te nie wyróżniają się spośród innych ras.
Koloni fertlerinin kabukları birbirinden değişik şekillerdedir.Paleta kolorów Wojowników zmienia się w prawie każdej serii.
Burada polinomun köklerinin birbirinden farklı olmak zorunda olmayacağına dikkat edilmelidir.Oznacza to, że elementy półpierścienia nie muszą mieć elementu przeciwnego do siebie.
Bu iki kategorinin kıyafetleri birbirinden farklıdır.Poszczególne szaty nie różnią się od siebie.
Türkiye'nin Asya ve Avrupa kısımlarını da birbirinden ayırır.W Rosji rośnie zarówno w europejskiej, jak i azjatyckiej jej części.
Thurston Adası, coğrafî olarak Amundsen Denizi ile Bellinghausen Denizi'ni birbirinden ayırır.Uznaje się, że między tym przylądkiem a wyspą Thurstona rozciąga się pokryte lodem Morze Amundsena.
Bazı cezaevlerinde tutuklular sürekli olarak birbirinden ayrı tutuluyordu.Wielokrotnie katował więźniów na różne sposoby.
Fakat mekanizma, ses rengi ve çalış tekniği yönünden birbirinden farklılıkları bulunmaktadır.Oba rodzaje płyt różnią się jednak techniką i prędkością nagrywania.
Yapılan test, akut ve kronik enfeksiyonları birbirinden ayıramaz.Testerna skiljer inte mellan akuta och kroniska infektioner.
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Föräldrarna levde åtskilda.
1777 yılında İngilizler birbirinden bağımsız iki saldırı başlattılar.År 1777 inledde britterna två okoordinerade attacker.
Gündüzleri birbirini gören hayvanlar, geceleyin de seslerle birbirinden ayrılmazlar.Men den som vandrar om natten, han stöter sig, ty han har då intet som lyser honom."
Üç bölüm birbirinden bağımsız olarak düzenlemekte, başlangıç ve bitiş tarihleri de farklılık göstermektedir.De tre olika arrangeras enskilt med olika start och slutdatum.
Her insanın parmak izinin birbirinden farklı olduğunu kaydetti.Han kom på ett sätt att se skillnad på olika fingeravtryck.
Bina hepsi birbirinden farklı olan çeşitli yapı üniteleri tarafından oluşturulmuştu.Muren byggdes av många olika material.
Şempanze ile insanın atalarının altı milyon yıl önce birbirinden ayrıldığı bilinmektedir.Vi vet också att vi skiljdes från schimpansen för ca 6 miljoner år sedan.
Burada polinomun köklerinin birbirinden farklı olmak zorunda olmayacağına dikkat edilmelidir.Observera att perspektiva trianglar inte behöver vara liknande.
Bu iki kabuk atmosfer tarafından birbirinden ayrılıyordu ve her birinin ayrı manyetik kutupları vardı.Atmosfärer skulle skilja dessa skal och varje lager ha sin egen magnetiska pol.
Yerleşme dağınık evler birbirinden uzaktadır.Niovåningshusen är placerade parallellt med varandra.
Tüm bölümlerin konuları birbirinden bağımsız olmuştur.Varje avsnitt är fristående från varandra. ^
Ardından birbirinden ünlü konuklarla sohbet eder.De försöker sedan para sig med besökande honor.
Ancak kullanılan araçlar birbirinden farklıdır.Detta kan dock skilja mellan olika bilar.
Bu kayıptan sonra herkes birbirinden uzaklaşır.Efter olika förvecklingar får de varandra.
Kayaçlar bu kırıkllar boyunca koparak birbirinden ayrılırlar.De stridande partierna provar att bita varandra tills den svagare lämnar platsen.
İki enerjinin birbirinden farklılıkları da vardır.Energin växlar mellan två olika former.
Çeşitli Gnostik tarîkatlerin birbirinden ne ölçüde farklı olduklarını bugün tam olarak bilemiyoruz.Än idag vet man inte för vilket lägsta n olikheten är falsk.
Madagaskar ve Hindistan Geç Kretase döneminde 100-90 myö birbirinden ayrıldı.Мадагаскар та Індія відокремились один від одного 100-90 млн в пізній крейді.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod