Ana içeriğe geç
Sözlük

birbirinde ile cümle

birbirinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İki adam bir daha birbirinden haber alamaz.Malheureusement, les deux hommes ne se parlent plus...
Svaneti’nin genel görünümünü, derin vadilerle birbirinden ayrılan yüksik dağlar oluşturur.Le paysage de Svanétie est composé de montagnes séparées par des gorges profondes.
Hayalet Üçlü : Casper'in 3 kötü, birbirinden iğrenç amcasıdır.Casper, un gentil fantôme, est le bouc-émissaire de ses trois oncles, les mauvais Teigneux, Bouffi et Crado.
Familyanın üyeleri dış görünüşleri ile birbirinden farklıdır.On compte différemment les membres extérieurs à la famille.
Howard Temin ve David Baltimore birbirinden bağımsız 1970 yılında ters transkriptazı ilk olarak keşfettiler.1970 - Howard Temin et David Baltimore découvrent indépendamment des enzymes de transcriptase inverse.
Kulak zarı; dış kulak ile orta kulağı birbirinden ayırır.Le tympan Le tympan une membrane qui sépare l'oreille interne de l'oreille externe.
Kedigiller iki kulağını birbirinden bağımsız şekilde farklı yönlere doğru hareket ettirebilir.Ses oreilles peuvent bouger indépendamment l'une de l'autre.
Bu liste sadece birbirinden ayrı belediyelerin tanımlanan sınırlarındaki nüfuslarını belirtir.Les chiffres cités ne concernent que les listes constituées d’un seul parti.
Sonuçta, bütün bu birbirinden farklı alanlar aslında birbirinden kesinlikle farklı değildir.L’espace qui les sépare les uns des autres est en réalité un écart temps.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran yasa kabul edildi.1905 : adoption de la Loi de séparation des Églises et de l'État en France.
Ancak tümü birbirinden bağımsız hikâye.Les nouvelles sont indépendantes les unes des autres.
Başkaları birbirinden farksızdır ve hakkımızda hepsi aynı şeyi düşünür.Les hommes sont membres les uns des autres, et tous créés de même matière.
Her birimin siyasi ve ekonomik yapılanması birbirinden farklıdır.Toutefois, le lien entre politique et économie est différent.
Bu kayıptan sonra herkes birbirinden uzaklaşır.Les hommes disparaissent les uns après les autres.
Ömer birbirinden fazla Dünya Rekoru kırmayı başarmıştır.Elle a amélioré par trois fois le record du monde.
Alman birlikleri Sovyet birliklerini birbirinden ayırmaya çalıştılar ve daha sonra imha ettiler.Les troupes allemandes cherchèrent à isoler puis détruire les unités individuellement.
Yerleşme dağınık evler birbirinden uzaktadır.Les nombreuses colonies sont éloignées les unes des autres.
Bazen hakemler birbirinden haberdarken yazarın kim olduğunu bilmeyebilirler.En fin de compte, aucun de nous deux ne sait plus exactement qui a écrit quoi.
Katlar daima birbirinden farklı büyüklüktedir.Toutes les crêpes sont de taille différente.
Doğu Avustralya Great Dividing Range ile birbirinden ayrılır.Nord-est de la Chine en distribution très fragmentée.
Sistematik ve taksonominin ilgi alanı olan sınıflandırma, birbirinden farklı yöntemler izler.La distinction entre caractéristiques globales et locales a un intérêt taxinomique.
Kalp ve aortu birbirinden ayırmak zordur.Le cœur et l'aubier ne sont pas différenciés.
Bu yönteme göre insan-toplum ilişkisi birbirinden ayrı ögeler olarak anlaşılamaz.Ceci, d’un côté, rend la nature humaine complètement inexplicable.
Birbirinden bağımsız birkaç fakülte de ilerleyen yıllarda kuruldu.Diverses productions indépendantes les unes des autres apparaissent dans ces mêmes années.
Ama kütle ve ağırlık birbirinden farklı kavramlardır.Et pourtant le corps et l'esprit exercent une influence l'un sur l'autre.
Gidiş ve geliş yönleri birbirinden bağımsız olarak, iki ayrı tünel hâlinde kazılmıştır.La direction et la transmission sont limitées à deux roues respectivement.
Burada iki kısa ama birbirinden biraz farklı hikâye vardır.Il en existe deux versions, légèrement différentes l'une de l'autre.
Ona göre, her konjonktür dalgasının kendine özgü özellikleri bulunmaktadır ve birbirinden farklıdır.Chaque ligne possède un matériel roulant qui lui est propre et qui est incompatible avec l'autre.
Kaderleri de birbirinden farklı şekillendi.Mais son destin fut tout différent.
İkizler birbirinden ayırt edilemez.Los gemelos son indistinguibles entre sí.
Çünkü kütle ve ağırlık birbirinden farklı büyüklüklerdir, birbirlerinden farklı ölçü birimleri vardır.Debido a que la masa y el peso son unidades distintas, poseen diferentes unidades de medida.
Kulak zarı; dış kulak ile orta kulağı birbirinden ayırır.Separa el oído medio del oído externo.
Ölümünden sonra üç çocuğu birbirinden ayrıldı.Tras su muerte, sus tres hijos fueron separados.
Her kabile bir bölgeyi yurt edinmiş ve her biri birbirinden ayrılmıştır.Cada comunidad tenía sus propias tierras de cultivo y terrenos de caza que rodeaban sus casas.
Şehir, birbirinden bağımsız, 45 ayrı köyün birleşmesinden oluşur.Apia está constituida de unas 45 aldeas independientes e individuales.
Bina hepsi birbirinden farklı olan çeşitli yapı üniteleri tarafından oluşturulmuştu.El edificio se compone de unidades de construcción diversas, todas muy diferentes.
İkisi bir kılıç düellosuna başlarlar; ama askerler tarafları birbirinden ayırırlar.Empiezan un duelo, pero los soldados los separan a la fuerza.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran yasa kabul edildi.1905: en Francia se aprueba la Ley de separación de la Iglesia y el Estado.
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Sus padres estaban separados.
Her birimin siyasi ve ekonomik yapılanması birbirinden farklıdır.Toda la nación debe depender económicamente entre sí.
İki adam bir daha birbirinden haber alamaz.Los dos hombres no se volvieron a encontraran más.
Evlenmeye zorlanan çift nikahtan hemen sonra birbirinden ayrılırlar.Dos personas que no se conocen se encuentran casadas de la noche a la mañana.
Farklı elementlerin atomları birbirinden farklıdır.Por otro lado, los átomos de elementos diferentes son diferentes.
Kentin tarihi birbirinden iki farklı döneme ayrılabilir.La historia de la ciudad se puede dividir en cuatro periodos distintos.
Genellikle bir bölü çizgisi pay ve paydayı birbirinden ayırır.Muchas personas prefieren distinguir entre funciones y procedimientos.
Hepsi birbirinden eğlenceli ve keyifli bölümlerdir.En ellos todo parece irrealmente divertido y feliz.
Kutuplar birbirinden bağımsız ele alınamazlar.Las fibras no pueden contraerse independientemente las unas de las otras.
Aynı grup içerisinde yer alan insanların özdeşleşme düzeyleri birbirinden farklı olabilir.Incluso puede diferir entre los representantes de un mismo grupo.
Birleşme sırasında iğ iplikleri çekirdeğe yaklaşır ve daha sonra ikiye ayrılarak birbirinden uzaklaşır.En varios puntos aguas abajo los ríos se unen y luego se separan.
Bu sebeple her oyun birbirinden farklıdır.En este modo cada protagonista es diferente.
8 bir taraftan 8 diğer taraftan toplam 16 at bu küreleri birbirinden ayırmayı başaramadılar.Dos tiros de ocho caballos no pudieron separarlos.
Her ikisi de birbirinden habersiz olarak dikkate değer benzer sonuçlar ürettiler.Ambos obtienen unos resultados bastante discretos.
Tip 1 ve tip 2 diyabet, ortaya çıkan durumlara dayalı olarak birbirinden ayırt edilebilir.Los machos tipo I y tipo II pueden distinguirse unos de otros sobre la base de las características físicas.
Parçalar birbirinden uzaklaşmaya başladılar.Las piezas simplemente cayeron en su lugar una por una.
İçindeki separatörler kabloları ve hortumları birbirinden ayırır.Eliminar los cables y conectores entre estos.
Ancak tümü birbirinden bağımsız hikâye.Todos los relatos son independientes entre sí.
Dağın zirveleri aynı zamanda üç ili birbirinden ayırır.Cocido montañés - Los tres elementos se comen juntos o aparte.
Erkek ve dişi fillerin sosyal yaşamları birbirinden çok farklıdır.Vida profesional y vida personal deben estar nítidamente diferenciadas.
Kaideleri birbirinden oldukça uzak iki dorsal yüzgeci vardır.El DIA cuenta con tres salas espaciadas muy distantes entre sí.
Bunlar birbirinden bağımsız da hareket edebilir.La posibilidad de que existan independientemente uno del otro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod