Her birinin sahip olduğu model bu şekilde ama hepsi birbirinden az da olsa farklıydı.Inilah pola yang dimiliki setiap pembunuh psikopat, namun mereka semua sedikit berbeda.
Her birinin sahip olduğu model bu şekilde ama hepsi birbirinden az da olsa farklıydı.모든 살인자들의 공통적으로 갖고 있던 패턴이 있었지만, 모두 조금씩 다르기도 했습니다.
Her birinin sahip olduğu model bu şekilde ama hepsi birbirinden az da olsa farklıydı.Questo è quindi l'elemento comune a tutti, anche se tutti mostravano lievi differenze.
Her birinin sahip olduğu model bu şekilde ama hepsi birbirinden az da olsa farklıydı.Taka jest zależność, która występowała u każdego z nich. Ale oni też różnili się od siebie.
Her birinin sahip olduğu model bu şekilde ama hepsi birbirinden az da olsa farklıydı.Tak to bylo u každého z nich, ale byli také trošku odlišní.
Her birinin sahip olduğu model bu şekilde ama hepsi birbirinden az da olsa farklıydı.Tehát van egy minta, ami mindegyiküknél megtalálható, de mindegyikük egy kicsit különbözött is.
Her birinin sahip olduğu model bu şekilde ama hepsi birbirinden az da olsa farklıydı.Έτσι αυτό είναι μοτίβο που υπήρχε στον καθένα από αυτούς, αλλά διέφεραν και λίγο επίσης.
Her birinin sahip olduğu model bu şekilde ama hepsi birbirinden az da olsa farklıydı.Все они имели это повреждение, но у каждого были и небольшие различия.
Her birinin sahip olduğu model bu şekilde ama hepsi birbirinden az da olsa farklıydı.Отже, маємо закономірність притаманну їм усім, проте у всіх, також, були і відмінності.
Her birinin sahip olduğu model bu şekilde ama hepsi birbirinden az da olsa farklıydı.Тя е точно над очите - орбитите. А също и вътрешната част на слепоочието. Така бе при всеки един от тях.
Her birinin sahip olduğu model bu şekilde ama hepsi birbirinden az da olsa farklıydı.אז יש דפוס שהופיע אצל כולם, אבל כל אחד היה גם קצת שונה.
Her birinin sahip olduğu model bu şekilde ama hepsi birbirinden az da olsa farklıydı.اذاً هناك فكرة أن أي منهم لديه، لكن كان هناك إختلاف صغير بينهم أيضاً.
Her birinin sahip olduğu model bu şekilde ama hepsi birbirinden az da olsa farklıydı.損傷はすべて少しずつ違いました 他のタイプの脳の損傷もありました
Her şehir, her idari bölge kendince bir yol seçti. Kurallar ve inançlar birbirinden tamamen farklıydı.Każde miasto, hrabstwo i stan ustanowiły własne zasady, a ich przekonania były bardzo odmienne.
Her şehir, her idari bölge kendince bir yol seçti. Kurallar ve inançlar birbirinden tamamen farklıydı.Mỗi thành phố, hạt, bang cứ mạnh ai nấy làm. có một sự khác biệt lớn giữa luật lệ và hệ thống niềm tin.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.각 자동 숭배 의도 각 경우로 분리하고 다른 앉아 듯 조용한 슬픔 편협한 and 전달할 수없는되었습니다.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.Mỗi tôn thờ im lặng dường như cố ý ngồi ngoài kia, như thể mỗi im lặng đau buồn là đảo và không thể cho hay.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.Vsak tiho častilec zdelo namerno sedel poleg drugega, kot da bi vsak tihi žalosti so otoške ter Nepriopćiv.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.כל המתפלל שותק בכוונה נראה יושב מלבד זאת, כאילו כל צער שקט היו מנותקים להעברה.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.وبدا كل المصلي يجلس صامتا عمدا بعيدا عن الآخر ، كما لو كان كل والحزن الصامت والانعزالية ايشارك.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.サイレント悲しみは偏狭と通信不可でした。 牧師はまだ到着していなかった、とそこに男性と女性のこれらのサイレント島々が座っていた
Her zaman bize 2 sonuç verir. Bu iki sonuç eşit uzaklıktadır. Bu değerler her zaman birbirindenHvis det her er et positivt tal, ender vi altid med 2 løsninger. .
HIV/AIDS ile mücadelede birbirinden tamamen farklı iki yöntem var.우리가 에이즈를 다룰 수 있는 서로 다른 두 가지 방법이 있음을 시사합니다.
HIV/AIDS ile mücadelede birbirinden tamamen farklı iki yöntem var.יש שתי דרכים שונות להתמודדות עם איידס.
HIV/AIDS ile mücadelede birbirinden tamamen farklı iki yöntem var.الى ان هنالك طريقتين للتعامل مع الايدز .
HIV/AIDS ile mücadelede birbirinden tamamen farklı iki yöntem var.一つは治療であり もう一つは予防です
İki problemde de tutturma olasılıkları birbirinden bağımsız olaylar. . . . . .Je to vlastně pravděpodobnost, že uhodneme odpověď na každou z otázek, Jsou to nezávislé jevy. Napíšeme si to.
İki problemde de tutturma olasılıkları birbirinden bağımsız olaylar. . . . . .지금, 각 문제마다 정확한 답을 추측할 확률은 이것들은 독립적인 경우들 이기 때문에 한 번 적어 보겠습니다.
İki problemde de tutturma olasılıkları birbirinden bağımsız olaylar. . . . . .これらは独立事象です。 では、これらを書いていきましょう。 問題1 の正解の確率は、
İki şehirde yağmur yağma olasılıklarının birbirinden bağımsız olduğunu kabul edersek두 도시에서 비가 올 확률은 독립적이라고 가정 합시다.
İki şehirde yağmur yağma olasılıklarının birbirinden bağımsız olduğunu kabul edersekДа предположим, че шансът за дъжд в двата града е независим един от друг.
İki şehirde yağmur yağma olasılıklarının birbirinden bağımsız olduğunu kabul edersekافترض ان فرصة سقود الامطار في المدينتين مستقلة
İkisini birbirinden ayırmıyoruz.Sadece basket yaptık diyoruz. Biz onlara yapılmış.Nie rozróżniamy między nimi, po prostu ważne, że je trafiliśmy.
İkisini birbirinden ayırmıyoruz.Sadece basket yaptık diyoruz. Biz onlara yapılmış.Nós não estamos diferenciando um do outro, nós apenas estamos dizemos que os acertamos.
İkisini birbirinden ayırmıyoruz.Sadece basket yaptık diyoruz. Biz onlara yapılmış.Не правим разграничение между тях, само казваме, че сме ги направили.
İkisini birbirinden ayırmıyoruz.Sadece basket yaptık diyoruz.Neděláme takový rozdíl.
İkisini birbirinden çıkaralım. x eşittir 0.363636...소숫점이 여기로 갈테니깐 36.363636...이 됩니다 36은 마찬가지로 영원히 반복되죠
İkisini birbirinden çıkaralım. x eşittir 0.363636...Hadd írjam ide az X-et, ezt ki fogjuk vonni a 100X-ből, X egyenlő 0,363636... a végtelenségig.
İkisini birbirinden çıkaralım. x eşittir 0.363636...Y fíjense: cuando lo multiplicamos por 100, los tres y los seises siguen alineandose uno con el otro
İkisini birbirinden çıkaralım. x eşittir 0.363636...Ας ξαναγράψω το x εδώ, θα το αφαιρέσουμε από το 100x, το x ισούται με 0.36...36...36...36 και λοιπά.
İkisinin birbirinden ayıran alaları oluşturan kaynakların farklı olması.Jen zdroj pole je jiný.
İkisinin birbirinden ayıran alaları oluşturan kaynakların farklı olması.מאנרגיה פוטנצילית כובדית. רק מקור השדה שונה.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.Ce sont deux notions très différentes.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.De er et helt andet begreb.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.Det är en helt annan sak.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.Es ist ein komplett anderer Begriff.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.Este o notiune complet diferita.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.Es un concepto completamente diferente.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.É uma noção completamente diferente.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.Ez két különböző fogalom.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.Het is een compleet verschillend concept.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.Itu adalah dua hal yang berbeda.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.Jde o úplně jiný koncept.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.Je to úplne odlišný pojem.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.이것은 분명하게 다른 관념입니다.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.Nó hoàn toàn là một khái niệm khác.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.Są to dwie zupełnie różne rzeczy.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.Se on aivan eri käsite.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.Si tratta di due idee completamente diverse.
İkisi tamamen birbirinden farklı kavram.Είναι τελείως διαφορετικές έννοιες.