Dolayısıyla üçgen kareden farklı görünür, daire ve diğerleri de birbirinden farklı olur.Trójkąt wygląda inaczej niż kwadrat, inaczej niż koło, i tak dalej.
Dolayısıyla üçgen kareden farklı görünür, daire ve diğerleri de birbirinden farklı olur.Un triangle n'a pas le même aspect qu'un carré, est différent d'un cercle, et ainsi de suite.
Dolayısıyla üçgen kareden farklı görünür, daire ve diğerleri de birbirinden farklı olur.Un triangolo appare diverso da un quadrato, da un cerchio, e così via.
Dolayısıyla üçgen kareden farklı görünür, daire ve diğerleri de birbirinden farklı olur.Έτσι ένα τρίγωνο έχει άλλη όψη από ένα τετράγωνο, και ο κύκλος έχει άλλη όψη, και ούτω καθεξής.
Dolayısıyla üçgen kareden farklı görünür, daire ve diğerleri de birbirinden farklı olur.אז משולש נראה שונה ממרובע, שנראה שונה מעיגול, וכך הלאה.
Dolayısıyla üçgen kareden farklı görünür, daire ve diğerleri de birbirinden farklı olur.لذا يبدو المثلث مختلفا عن المربع، وعن الدائرة، وهكذا.
Dolayısıyla üçgen kareden farklı görünür, daire ve diğerleri de birbirinden farklı olur.円からも違って見え と続きます 彼らの脳は三次元を理解出来ないのです
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.De två platser på jorden som inte kunde vara mer olika.
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.Două locuri de pe suprafaţa Pământului cât se poate de diferite.
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.Due posti sulla terra che non potrebbero essere più diversi.
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.Dwa miejsca na ziemi , które nie mogłyby się bardziej od siebie różnić.
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.Két hely, a föld kerekén, melyek nem is különbözhetnének jobban egymástól.
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.이 두장소는 지구상에서 가장 차이나는 곳이었죠.
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.Les deux endroits à la surface de la terre qui ne pouvait pas être plus différents.
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.Los dos lugares en la superficie de la tierra que no podrían ser más diferentes.
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.Ta dvě místa na zemi nemůžou být odlišnější.
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.Twee plaatsen op het aardoppervlak die niet verschillender kunnen zijn.
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.Zwei Plätze auf der Erdoberfläche, die nicht unterschiedlicher sein könnten.
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.Δύο μέρη στην επιφάνεια της γης τα οποία δεν θα μπορούσαν να είναι πιο διαφορετικά μεταξύ τους.
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.Две места на повърхността на Земята, които не можеха да бъдат по различни.
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.שני המקומות על פני כדור הארץ שאינם יכולים להיות שונים יותר זה מזה.
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.ومن على وجه الأرض, فهذان المكانان بالذات لا يمكن أن يكونا أكثر اختلافا.
Dünya üzerinde birbirinden daha farklı iki yer daha olamaz sanırım.私には肉体的にも精神的にも 遊牧民のような一面があります
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.Chúng ta thường nhìn thế giới không theo một hệ thống kết hợp, mà theo những sự kiện riêng lẻ.
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.Emme tapaa katsoa maailmaa kokonaisuutena, jollainen se on, vaan yksittäisinä tapahtumina.
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.우리는 세계를 통합된 체계로 보는것이 아니라 일련의 개별적인 문제들로 보는 경향이 있습니다
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.Solemos ver el mundo no como el sistema integrado que es sino como una serie de temas individuales.
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.Tindem să privim lumea nu ca pe sistemul integrat care este, ci ca pe o serie de chestiuni individuale.
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.Как правило, мы смотрим на мир не как на единую систему, которой он является, а как на отдельные проблемы.
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.אנחנו נוטים להסתכל על העולם, לא בתור המערכת המשולבת שהוא, אלא כשורה של נושאים פרטניים.
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.نميل إلى النظر إلى العالم، ليس كالنظام المتكامل الذي هو عليه، لكن كسلسلة من المشاكل المنفردة.
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.個別の問題が多く発生していると 考えてしまいがちです さまざまな占拠による抗議運動や
Düşünün, örneğin, hücrelerimizi birbirinden farklı kılan şey nedir?何が違った種類の細胞を 作るのでしょう 形状や働きの違うものに変えるのでしょう
Eğer başarıya ulaşırsa, insanları birbirinden ayıran bütün yapay, insan icadı sınırlar ortadan kalkacaktır.După ce am făcut deja aceasta, apoi putem să înlăturăm toate limitele artificiale care separă oamenii.
Eğer başarıya ulaşırsa, insanları birbirinden ayıran bütün yapay, insan icadı sınırlar ortadan kalkacaktır.Si ello se logra, entonces podemos terminar con todas las fronteras artificiales que separan a las personas.
Eğer başarıya ulaşırsa, insanları birbirinden ayıran bütün yapay, insan icadı sınırlar ortadan kalkacaktır.نستطيع التخلص من كل الحدود المصطنعة التي تفرق بين البشر.
Eğer bir insan beyni gördüyseniz, iki yarıkürenin birbirinden bütünüyle ayrı olduğu aşikardır.2つの脳半球は 完全に分離されているのをご存じでしょう 本物の人間の脳を持ってきました
Eğer bir insan beyni gördüyseniz, iki yarıkürenin birbirinden bütünüyle ayrı olduğu aşikardır.Ak ste už niekedy videli ľudský mozog, viete, že jeho dve hemisféry sú od seba celkom oddelené.
Eğer bir insan beyni gördüyseniz, iki yarıkürenin birbirinden bütünüyle ayrı olduğu aşikardır.Če ste že kdaj videli človeške možgane, je očitno, da sta dve hemisferi popolnoma ločeni ena od druge.
Eğer bir insan beyni gördüyseniz, iki yarıkürenin birbirinden bütünüyle ayrı olduğu aşikardır.Ha valaha is láttatok emberi agyat, nyilvánvaló, hogy a két félteke teljesen elkülönül egymástól.
Eğer bir insan beyni gördüyseniz, iki yarıkürenin birbirinden bütünüyle ayrı olduğu aşikardır.Je vous ai ramené un véritable cerveau.
Eğer bir insan beyni gördüyseniz, iki yarıkürenin birbirinden bütünüyle ayrı olduğu aşikardır.Każdy, kto widział kiedyś mózg wie, że jego półkule są całkowicie oddzielone.
Eğer bir insan beyni gördüyseniz, iki yarıkürenin birbirinden bütünüyle ayrı olduğu aşikardır.두 개의 반구가 서로 완전하게 분리되어 있다는 것을 아실 것입니다. 여러분을 위해 진짜 인간의 뇌를 가지고 왔습니다.
Eğer bir insan beyni gördüyseniz, iki yarıkürenin birbirinden bütünüyle ayrı olduğu aşikardır.Nämä ovat siis todelliset ihmisaivot.
Eğer bir insan beyni gördüyseniz, iki yarıkürenin birbirinden bütünüyle ayrı olduğu aşikardır.Nếu bạn đã từng nhìn thấy một bộ não con người, sẽ thấy nó hiển nhiên có hai bán cầu hoàn toàn tách biệt nhau.
Eğer bir insan beyni gördüyseniz, iki yarıkürenin birbirinden bütünüyle ayrı olduğu aşikardır.Pokud jste někdy viděli lidský mozek, pak zřejmě víte, že hemisféry jsou vzájemně úplně oddělené.
Eğer bir insan beyni gördüyseniz, iki yarıkürenin birbirinden bütünüyle ayrı olduğu aşikardır.Se já viram um cérebro humano, é óbvio que os dois hemisférios estão totalmente separados um do outro.
Eğer bir insan beyni gördüyseniz, iki yarıkürenin birbirinden bütünüyle ayrı olduğu aşikardır.Якщо ви коли-небудь бачили людський мозок, то знаєте, що його дві півкулі повністю відділені одна від одної.
Eğer bir insan beyni gördüyseniz, iki yarıkürenin birbirinden bütünüyle ayrı olduğu aşikardır.אם הזדמן לכם פעם לראות מוח אנושי, רואים בבירור ששני חצאי המוח נפרדים לחלוטין זה מזה.
Eğer bir insan beyni gördüyseniz, iki yarıkürenin birbirinden bütünüyle ayrı olduğu aşikardır.إذا سبق ورأيتم مخ بشري يتضح أن النصفين الكرويين منفصلين تماماً عن بعضهما.
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."A ak mi na to nedokážu odpovedať, nebudú to vedieť ani vaši zákazníci."
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."Als je werknemers ze niet kunnen onderscheiden, kunnen je klanten dat ook niet."
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."Dan jika pegawai itu tidak bisa membedakannya, tidak pula pelangganmu."
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."E se i vostri impiegati non ci riescono, tanto meno potranno i vostri clienti".
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."És ha az alkalmazottaik nem tudják megkülönböztetni őket, akkor a vásárlóik sem fogják!
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."Et si vos employés ne peuvent pas les différencier, alors vos clients ne le pourront pas non plus.
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."Jeśli pracownicy nie umieją ich rozróżnić, klienci też tego nie potrafią.
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."Když mi na to nedokáží odpovědět zaměstnanci, nebudou to vědět ani vaši zákazníci."
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."그리고 종업원들도 그것들의 차이점을 알지 못한다면, 소비자들 역시 알지 못 해."
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."Och om dina anställda inte kan skilja på dem, hur ska då dina kunder göra det?"