Birbirinden farklı 2 bireyi çalışabiliriz.Μπορούμε να μελετήσουμε δυάδες ατόμων.
Birbirinden farklı 2 bireyi çalışabiliriz.Можем да изучаваме отделните двойки.
Birbirinden farklı 2 bireyi çalışabiliriz.ממשקים שיעשו זאת. אנחנו יכולים לחקור זוגות.
Birbirinden farklı 2 bireyi çalışabiliriz.تفاعلات من ذلك النوع. يمكن أن نقوم بدراسة ثنائيّات.
Birbirinden farklı 2 bireyi çalışabiliriz.人が他人と交流する様を より多くの-
Birbirinden farklı tüyleri yada serçelerde olduğu gibi birbirinden farklı gagaları bulunurS mírně odlišným peřím, a jako u pěnkav, s mírně odlišnými zobáky.
Birbirinden farklı tüyleri yada serçelerde olduğu gibi birbirinden farklı gagaları bulunurישנם סוגים שונים .של הציפור החקיינית ,בעלות נוצות שונות במקצת .וכמו הפרושים, מקורים שונים, במידת מה
Birbirinden farklı tüyleri yada serçelerde olduğu gibi birbirinden farklı gagaları bulunurبالريشة المختلفة قليلا ومثل طيور البرقش مناقير مختلفة قليلا
Birbirlerine paraleller fakat birbirinden farklı doğrular çünkü farklı y-kesenleri var.Elles sont parallèles, mais différentes car elles ont des ordonnées à l'origine différentes.
Birbirlerine paraleller fakat birbirinden farklı doğrular çünkü farklı y-kesenleri var.Linjerne er parallelle, men de der dog forskellige linjer, da de har forskellige y-skæringspunkter.
Birbirlerine paraleller fakat birbirinden farklı doğrular çünkü farklı y-kesenleri var.이 두 직선은 평행하지만 y절편의 값이 다르기 때문에 서로 다른 직선이예요
Birbirlerine paraleller fakat birbirinden farklı doğrular çünkü farklı y-kesenleri var.انهما متوازيان لكنهما خطان مختلفان لأن لهما تقاطعات y مختلفة
Bir önceki ağda; alarmın çaldığı şartıyla ikisi birbirinden bağımsızdı.Im vorherigen Netz waren sie unabhängig, falls wir wussten, dass der Alarm ausgelöst wurde.
Bir önceki ağda; alarmın çaldığı şartıyla ikisi birbirinden bağımsızdı.Nella rete precedente, erano indipendenti, dato che sapevamo che l'allarme si era verificata.
Bir önceki ağda; alarmın çaldığı şartıyla ikisi birbirinden bağımsızdı.V predchádzajúcej sieti boli nezávislé, pretože sme vedeli, že sa alarm spustil.
Bir önceki ağda; alarmın çaldığı şartıyla ikisi birbirinden bağımsızdı.V předchozí síti byly nezávislé, protože jsme věděli, že alarm spustil.
Bir önceki ağda; alarmın çaldığı şartıyla ikisi birbirinden bağımsızdı.W poprzedniej sieci, były niezależne pod warunkiem, że wiedzieliśmy, że alarm się aktywował.
Bir önceki ağda; alarmın çaldığı şartıyla ikisi birbirinden bağımsızdı.В предыдущем сети, они были независимыми, учитывая, что мы знали, что тревоги не было.
Bir önceki ağda; alarmın çaldığı şartıyla ikisi birbirinden bağımsızdı.ここではアラームの状態が分からないので
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Poi ci piace smontarle.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Apoi ne place să le desfacem.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Dan halen we graag dingen uit elkaar.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Depois gostamos de separá-las. Fazemos crescer coisas.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.그 반대도 좋아합니다.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Lalu kami suka untuk membongkar banyak hal.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Og så kan vi lide at skille ting ad.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Puis, nous aimons démonter des choses.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Sau đó chúng tôi lại thích tháo rời mọi thứ ra.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Wir nehmen sie dann auch gern auseinander.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Y después nos gusta desarmar cosas.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Και μας αρέσει να διαλύουμε.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Нам нравится разбирать на части.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Нам подобається розбирати речі на частини.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Също така обичаме да разглобяваме неща.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.ולאחר מכן אנחנו אוהבים לפרק דברים.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.ثم نحب أن نأخذ الأمور على حدى.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.私たちはものを育てます
Biz birşeyler inşa etmekten hoşlanırız. Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Lubimy rzeczy składać i rozkładać na części.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.Asta trebuie să avem în minte, că ele toate sunt parte din noi, ele sunt parte dintr-un continuu.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.Daar moeten we over nadenken. Dat ze allemaal deel uitmaken van ons, van een continuüm.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.Đó là cái mà chúng ta phải nghĩ về, rằng chúng là một phần của chúng ta, chúng là một phần của một tổng thể.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.Ecco come dobbiamo pensarle come se fossero parte di noi. Sono parti di un continuum.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.Eso es lo que tenemos que pensar, que son parte de nosotros, son parte de un continuo.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.그것이 모두 우리의 한 부분이라는 것을, 그런 것들이 모두 한 연속체의 여러 부분이라는것을 생각해봐야 합니다.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.Obydwie są naszą częścią.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.Вот о чем нам нужно задуматься — они часть нас. Они — часть континуума. Искусство не просто использует глину,
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.За това трябва да мислим, че всички те са част от нас, те всички са част от един континуум.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.על זה עלינו לחשוב, שהם חלק מאיתנו, הם כולם חלק מרצף.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.هذا ما ينبغي أن نفكر حوله، ذلك أنها جميعاً جزء منا. إنها جميعاً جزء من السلسلة.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.私達はこのことを考えなければいけません どちらも私達の一部であり どちらも連続体の一部であるのです
Bizim modern kültürümüzde... ... yazı dili ile görsel sanatları birbirinden ayırıyoruz.V našem světě oddělujeme psané a vizuální umění.
Bizim modern kültürümüzde... ... yazı dili ile görsel sanatları birbirinden ayırıyoruz.W nowoczesnej kulturze widoczna jest różnica między językiem pisanym a plastyką.
Böyle bir durum; bu soldaki değişkenin ya da sağdaki değişkenin aslında birbirinden bağımsız olması demektir.Ez a helyzet azt jelenti, hogy a bal és a jobb oldali változó tulajdonképpen független.
Böyle bir durum; bu soldaki değişkenin ya da sağdaki değişkenin aslında birbirinden bağımsız olması demektir.In solch einer Situation ist diese Variable hier auf der linken oder der rechten Seite eigentlich unabhängig.
Böyle bir durum; bu soldaki değişkenin ya da sağdaki değişkenin aslında birbirinden bağımsız olması demektir.Situácia, ako táto znamená, že táto premenná na ľavej strane, alebo na pravej, sú nezávislé.
Böyle bir durum; bu soldaki değişkenin ya da sağdaki değişkenin aslında birbirinden bağımsız olması demektir.Taka sytuacja oznacza, że zmienna po lewej i zmienna po prawej są niezależne.
Böyle bir durum; bu soldaki değişkenin ya da sağdaki değişkenin aslında birbirinden bağımsız olması demektir.Takovýto případ znamená, že tato proměnná vlevo a tato vpravo jsou nezávislé.
Böyle bir durum; bu soldaki değişkenin ya da sağdaki değişkenin aslında birbirinden bağımsız olması demektir.Una situazione come questa vuol dire che queste variabili a sinistra e a destra sono indipendenti.
Böyle bir durum; bu soldaki değişkenin ya da sağdaki değişkenin aslında birbirinden bağımsız olması demektir.Эта ситуация означает, что переменная слева или справа является независимой.
Böyle bir durum; bu soldaki değişkenin ya da sağdaki değişkenin aslında birbirinden bağımsız olması demektir.במקרה כזה, ניתן לראות כי המשתנה השמאלי והימני חסרי תלות