Tartışmayı bırakalım ve birbirimizin fikirlerine tolere edelim.Let's agree to disagree.
Sanırım birbirimizi anlayıp tartışmayı durdurabiliriz.I guess we could just agree to disagree.
Birbirimize birkaç kez geçtik.We passed each other several times.
Birbirinizi ne kadar zamandır tanıyorsunuz?How long have you known each other?
Birbirimizle karşılaştığımız ilk anı hatırlayabiliyor musun?Can you remember the first time we met each other?
Fred Jane'den hoşlanmaya başladı ve onlar birbiriyle görüşmeye başladı.Fred took a liking to Jane and they started seeing each other.
Ne zaman tekrar birbirimizi görebiliriz?When can we see each other again?
Birbirimize çok benziyoruz.We are two of a kind.
Biz birbirimizle evliyiz.We're married to each other.
Tom ve Mary birbiriyle geçinmiyor. Onların ortak bir şeyi yok.Tom and Mary don't get along. They have nothing in common.
Tom ve Mary birbirine çok yakın.Tom and Mary are very close to each other.
Birbirimizi çok kızdırmaya başladık.We started to get on each other's nerves.
Belki bu gece tekrar birbirimizi göreceğiz.Perhaps we will see each other again tonight.
Tom iki ikizi birbirinden ayıramadı.Tom couldn't tell the two twins apart.
Tom ve Mary birbirine sürekli yalan söyler.Tom and Mary lie to each other all the time.
Birbirinizi nereden tanıyorsunuz?Where do you know each other from?
Köprü iki şehri birbirine bağlıyor.The bridge connects the two cities.
Birbirimizi öptük.We kissed each other.
Tom ve Mary dün öğleden sonra kütüphanede birbiriyle karşılaştı.Tom and Mary bumped into each other yesterday afternoon in the library.
İlk başta birbirimizi hiç tanımıyorduk. Zamanla birbirimizi tanıdık.At first, we weren't familiar at all. Over time we got to know each other.
Biz yıllardır birbirimizi tanırız.We've known each other for years.
Birbirimizi suçlamak faydasız, çözüm bulmalıyız.It's no use blaming each other, we need to find solutions.
Aşk ve arkadaşlık birbirini dışlar.Love and friendship are mutually exclusive.
Birbirimize güvenmezsek, birlikte yaşayamayız.If we don't trust each other, we won't be able to live together.
Biz birbirimize yardımcı olmalıyız, doğanın kanunu bu.We must help each other, it's nature's law.
Hepimiz birbirimize beş dakikalık yürüme mesafesinde yaşıyoruz.We all live within a five minutes' walk from each other.
Tom ve Mary birbirini önemsiyor.Tom and Mary care for each other.
Bay Smith ve ben uzun süredir birbirimizi tanıyoruz.Mr. Smith and I have been acquainted with each other for a long time.
Önceden birbirinizle tanıştınız mı?Have you already met each other?
Birbirimizi önceden tanıyoruz.We already know each other.
Siz ikiniz birbirinizi hak ediyorsunuz.You two deserve each other.
Taninna'yı davet edemem. Biz birbirimizle konuşmuyoruz.I cannot invite Taninna. We don't talk to each other.
Birbirinizle konuşmayı bırakın ve dinleyin!Stop talking with each other and listen!
Birbirimizi sevdik.We loved one another.
Çok üzgünüm ama birbirimizi tanımıyoruz.I'm very sorry, but we don't know each other.
"2009'dan beri birbirimizi görmedik." "O kadar uzun zaman oldu mu?""We haven't seen each other since 2009." "Has it been that long?"
Tom seni severdi. Birbirinizle hiç tanışmamış olmanız çok kötü.Tom would've liked you. It's too bad that you never met each other.
Kızlar barda birbirini öptü.The girls kissed each other at the bar.
Tom ve Mary birbiriyle konuşmaz.Tom and Mary don't talk to each other.
Biz birbirimiz için yaratılmışız.We're meant to be together.
Siz çocuklar birbirinizi seviyorsunuz, değil mi?You guys love each other, right?
Biz gençken asla birbirimizle çok iyi geçinmedik, değil mi?When we were young, we never got along too well, did we?
Birbirimize ilgi duyuyoruz, değil mi?We're attracted to each other, aren't we?
Birbirimizden ayrı olarak biraz zaman geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum.I think we should spend some time apart from each other.
Senin ve Tom'un birbirinizi sevmediğine şaşırdım.I'm surprised you and Tom don't like each other.
Biz birbirimizi uzun zamandır tanırız.We've known each other for a long time.
Birbirimizi anlıyoruz.We understand each other.
Hepimiz birbirimize destek olursak bunu bitirebiliriz.We can get through this if we all stick together.
Sadece birbirimizi tanımıyormuş gibi yapalım.Let's just pretend like we don't know each other.
Birbirimize her şeyi anlatabildiğimiz bir zamanı hatırlıyorum.I remember a time when we could tell each other anything.
Birbirimize karşı dürüst olalım.Let's be honest with each other.
Birbirimizle sakince konuşmalıyız.We should talk calmly to each other.
Daha önce birbirimizle karşılaşmadığımıza inanamıyorum.I can't believe we haven't run into each other before.
Biz tekrar birbirimizi göremiyoruz.We can't see each other again.
Bir süre birbirimizi göremeyiz.We can't see each other for a while.
Biz herhangi önemli kararlar vermeden önce birbirimize danışmamız gerektiğini düşündüm.I thought we agreed to consult each other before we made any major decisions.
Siz ikinizin birbirinizden hoşlanmadığını düşündüm.I thought you two didn't like each other.
Bir süre birbirimize eşlik edelim.Let's keep each other company for a while.
İki kız birbirinden farklı.The two daughters are different from each other.
Yarın kütüphanede birbirimizi göreceğiz.We'll see each other tomorrow in the library.