bira ile cümle

bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.Don't just read books. Go outside once in a while and get some exercise.
Lütfen biraz pasta alın.Please have some pie.
Yarım yıl önce sigarayı bıraktım.I quit smoking half a year ago.
Şemsiyemi hep trende bırakıyorum.I always leave my umbrella in the train.
Köpeğimi beslerken, kapının açık bırakıldığını fark ettim.When I was feeding my dog, I noticed that the gate had been left open.
Köpeğini besleyecek bir şey almak için biraz paraya ihtiyacı vardı.She needed some money to buy something to feed her dog.
Benim tavsiyeme karşın, o köpeğini biraz çiğ domuz etiyle besledi.Against my advice, he fed his dog some raw pork.
Sanırım biraz egzersiz yapmamın zamanıdır.I think it's time for me to get a bit of exercise.
Sanırım biraz zayıflamamın zamanıdır.I think it's time for me to lose some weight.
Sanırım çocuklarımla biraz zaman geçirmemin zamanıdır.I think it's time for me to spend a little time with my children.
Sanırım biraz daha odun yarmamın zamanıdır.I think it's time for me to split some more firewood.
Hemen şimdi biraz pizza için gidebilirim.I could go for some pizza right now.
Favori Amerikan biran nedir?What's your favorite American beer?
Favori şişe biran nedir?What's your favorite bottled beer?
Favori yerli biran nedir?What's your favorite domestic beer?
Ben seni ona bırakacağım.I'll leave you to it.
Sınavda önce notlarını gözden geçirmek için biraz zaman harcamayı unutma.Don't forget to spend a little time looking over your notes before the exam.
Sanırım ev ödevine biraz daha zaman harcamalısın.I think you need to spend a little more time on your homework.
Her gün İncil okuyarak biraz zaman geçirir.She spends a little time each day reading the Bible.
O, Boston'da biraz zaman geçirdi.She spent some time in Boston.
Her gün kelimeleri gözden geçirerek biraz zaman harcamalısın.You should spend a little time each day reviewing vocabulary.
Sadece biraz İngilizce konuşabilir.He can speak just a little English.
Tartışmayı bırakalım ve birbirimizin fikirlerine tolere edelim.Let's agree to disagree.
Yakında bırakabilirim ve biraz uyuyabilirim.I may give up soon and just take a nap.
Lütfen bagajınızı gözetimsiz bırakmayın.Please do not leave your luggage unattended.
Görünüşe göre, Tom'un aklında çok şey vardı, bu yüzden onu yalnız bıraktım.Apparently, Tom had a lot on his mind, so I just left him alone.
Lidia; Magdalena, Ania, Piotr ve Lech'e biraz yemek pişirebilir misin?Lidia, can you cook some food to Magdalena, Ania, Piotr and Lech?
Biraz ateşim var.I have a small fever.
Bir bira lütfen!One beer, please!
Gözlerimi tekrar açar açmaz, Amina bira bardağının tabanından bana bakıyordu.Once I opened my eyes again, Amina was staring at me through the bottom of her beer glass.
Bazen büyük babam kendi başına bırakıldığında, kendi kendine konuşur.Sometimes my grandfather talks to himself when left alone.
Biraz daha sabırlı olsaydın, bulmacayı yapabilecektin.You'd be able to do the puzzle if only you had a little bit more patience.
Birazcık daha sabırlı olsaydın yapbozu bitirebilirdin.You'd be able to do the puzzle if only you had a little bit more patience.
Gerçek biraz farklı olmasına rağmen düzenli görünmede çok iyiyim.I am very good at appearing organised, although the reality is somewhat different.
İşte, şimdi cümlen gelecek kuşaklara bırakıldı!Here, your sentence is now consigned to posterity!
Ona biraz para borçluyum.I owe him some money.
Sanırım biraz Japonca bilmeme rağmen İngilizce konuşsak iyi olur.Even though I know a little Japanese, I think we'd better speak in English.
Bir tane daha bira istiyorum.I want another beer.
Bugün eve biraz erken gitmek zorundayım.I have to go home a little early today.
Ben her zaman şemsiyemi trende bırakırım.I always leave my umbrella on the train.
Buradan bankaya ulaşmak için biraz yürümemiz gerekli.We'll have to do a bit of walking to get from here to the bank.
İşini bırakmayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about quitting your job?
İşini bırakmak istediğinden emin misin?Are you sure that you want to quit your job?
Nasıl para gönderebileceğimi öğrenir öğrenmez, sana biraz göndereceğim.As soon as I can figure out how to send money, I'll send you some.
Fırsatını bulur bulmaz sana biraz para gönderirim.As soon as I can get the chance, I'll send you some money.
Çocukların bira içmesi gerektiğini sanmıyorum.I don't think children should drink beer.
Sanırım biraz yardıma ihtiyacın olacak.I guess you'll need some help.
Dürüst olmak zorundayım. Ben bir MRI taraması ilk yaptırdığım zaman biraz sinirliydim.I have to be honest. I was a little bit nervous the first time I had an MRI scan.
Sadece seninle biraz konuşmak istiyorum.I just want to talk with you a little while.
Uzun süredir beklediğini biliyorum fakat sadece biraz daha bekler misin?I know you've been waiting a long time, but could you wait just a little bit longer?
Eve gitmeliyim ve biraz uyumalıyım.I should go home and get some sleep.
Son şişe birayı içmemeliydim.I shouldn't have drunk that last bottle of beer.
Bizim zamanı biraz daha yapıcı kullanmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we should use our time a bit more constructively.
Seninle biraz zaman geçirmek istiyorum.I want to spend some time with you.
Buzdolabında belki biraz daha süt olup olmayacağını merak ediyordum.I was just wondering if maybe there was some more milk in the refrigerator.
Aslında kocam bizim düğün pastamızın birazını yediği için şaşırdım.I was surprised because my husband actually ate some of our wedding cake.
Keşke biraz daha spontan olsam.I wish I could be more spontaneous.
Keşke blogumdaki yorumları nasıl devre dışı bırakacağımı çözebilsem.I wish I could figure out how to disable comments on my blog.
Biraz odun toplamama yardım etmeni istiyorum.I'd like you to help me gather some firewood.
Birazdan görüşürüz.I'll see you in a bit.

İlgili Sayfalar