bir ile cümle

bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Hiç yabancı biran var mı?Do you have any imported beer?
Yabancı bir ülkeye girmek için bir pasaporta ihtiyacın var.You need a passport to enter a foreign country.
Yurt dışında yaşamak bir yabancı dili öğrenmek için en iyi yoldur.Living abroad is the best way to learn a foreign language.
Çoğumuz yabancı bir ülkede kültür şoku yaşarız.In a foreign country most of us go through culture shock.
Bir grup yabancı öğrenci, Akira'nın lisesini ziyaret etti.A group of foreign students visited Akira's high school.
Bir insanı görünümü ile yargılamayın.Don't judge a man by his appearance.
Cerrah beni bir organ nakli operasyonu geçirmem için ikna etti.The surgeon persuaded me to undergo an organ transplant operation.
Cerrah bir organ nakli geçirmesi için onu ikna etti.The surgeon persuaded him to undergo an organ transplant.
Cerrah beni bir ameliyat geçirmem için ikna etti.The surgeon persuaded me to undergo an operation.
Dışarıda bir kez derin bir rahatlama nefesi verdim.Once outside, I gave a deep sigh of relief.
Dışarıda çok sert bir soğuk vardı.It was piercingly cold outside.
Dışarısı soğuk olduğu için bir yağmurluk giymelisin.You should put on a raincoat because it's cold outside.
Evimin dışarıda gizli bir yedek anahtarı var.I have a spare key to my house hidden outside.
Dışarıda bir masaya oturabilir miyiz?Could we have a table outside?
Merdivende bir adımı kaçırdım ve korkarım ayak bileğimi burktum.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Öncüler birçok tehlike ile karşılaştılar.The pioneers met with many dangers.
Ülkenin açılmasının Japon medeniyeti üzerinde büyük bir etkisi oldu.The opening of the country had a great influence on Japanese civilization.
Açılış konuşması tek başına bir saat sürdü.The opening address alone lasted one hour.
Tablolar, doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmamalıdır.Paintings should not be exposed to direct sunlight.
En küçük bir fikrim yok.I don't have the slightest idea.
Herkes onun iyi bir insan olduğunu söylüyor.Everyone says that he's a good man.
Hepinizle birlikte iyi vakit geçirdiğimi asla unutmayacağım.I'll never forget having a good time with you all.
Herkes yasadışı yabancılar karşı düşmanca bir tavır aldı.Everybody took a hostile attitude toward illegal aliens.
Herkes onu harika bir şarkıcı olarak saydı.Everyone regarded him as a great singer.
Herkes bana bir lider olarak baktı.Everyone looked on me as a leader.
Bir kül tablasına ihtiyacım var.I need an ashtray.
Balina yakalamak için bir çaçabalığı atın.Throw a sprat to catch a whale.
Okyanus akıntılarında bir değişiklik oldu mu?Has a change in ocean currents occurred?
Deniz kenarı, çocukların oynamaları için ideal bir noktadır.The seaside is an ideal spot for the children to play.
Denizde şiddetli bir fırtına vardı.There was a violent storm at sea.
Ben, kıyıdan yaklaşık bir mil ötede bir balıkçı teknesi gördüm.I saw a fishing boat about a mile off the shore.
Yurt dışında bir gezi size yarar sağlayacaktır.You will benefit by a trip abroad.
Yurt dışına seyahat etmek benim en sevdiğim şeylerden biridir.Traveling abroad is one of my favorite things.
Yurt dışında bir geziye davet edildim, ama ben gitmek istemiyorum.I've been invited on a trip abroad, but I don't want to go.
Eğer yurt dışında ilk yaşama deneyiminse, Kanada gidilecek iyi bir yerdir.Canada is a good place to go if it's your first experience living abroad.
Yurtdışı gıda ihracatları tarım dayanaklarından biridir.Overseas food exports are one of the mainstays of agribusiness.
Yurt dışına seyahat edersen, genellikle bir pasaporta ihtiyacın vardırWhen you travel abroad, you usually need a passport.
Yurt dışına seyahat ettiğinizde, genellikle bir pasaporta ihtiyacınız olur.When you travel abroad, you usually need a passport.
Eğer yurt dışına gidiyorsanız, bir pasaporta sahip olmak gereklidir.If you are going abroad, it's necessary to have a passport.
Yurtdışına giderken, bir çift gözlük daha almalısınız.You should take another pair of glasses when you go abroad.
Ben, bir deniz nakliyat şirketi için çalışıyorum.I work for a shipping company.
Arka planda deniz manzaralı bir resmimizi çektirelim.Let's get a picture of us with the sea in the background.
Odamı, okyanus manzaralı bir odayla değiştirebilir misiniz?Could you change my room to one with a view of the ocean?
Okyanus manzaralı bir tablonuz var mı?Do you have a table with a view of the ocean?
Bunun yerine okyanusa bakan bir oda istiyorum.I'd like a room facing the ocean instead.
Denizin ve gökyüzünün renkleri birbirine karışıyor.The colors of the sea and the sky blend into each other.
Gelişmiş tıbbi teknoloji, uzay programının yan ürünlerinden biri oldu.Improved medical technology has been one of the spin-offs of the space program.
Söyleyeceğim önemli bir şey yok.I have nothing particular to say.
Söyleyeceğim özel bir şey yok.I have nothing particular to say.
O hoş bir gülümsemeyle beni selamladı.She greeted me with a pleasant smile.
Kırık kapıya geçici bir onarım yaptım.I made a temporary repair to the broken door.
Çevrede yoğun bir sis vardı.There was a thick fog around.
Bırak bu ayakları.Don't beat around the bush.
Çözülecek bir sürü problem var.There are many problems to solve.
Çözülecek bir sürü sorun var.There are many problems to solve.
İyi bir hoşsohbet olmak sadece İngilizcede iyi bir konuşmacı olmak anlamına gelmez.Being a good conversationalist does not just mean being a good speaker of English.
Sohbetin hayattaki en büyük zevklerinden biri olduğunu biliyor musun?Do you know that conversation is one of the greatest pleasures in life?
Bir konuşmaya girdiğinde söyleyecek bir şeyin olmalı.When you enter a conversation, you should have something to say.
Birçok üye aidatlar yükseldiğinde kulüpten ayrıldı.Many members dropped out of the club when the dues were raised.
Şirketimizi birlikte çevirmemiz için yeni bir lidere ihtiyacımız var.We need a new leader to pull our company together.

İlgili Sayfalar