Ana içeriğe geç
Sözlük

birşey ile cümle

birşey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ayrıca, bu yığına birşey eklemek istersem, bunu nasıl yapabilirim?Също, ако искам да добавя нещо към някоя купчина - е, как да го направя?
Ayrıca, bu yığına birşey eklemek istersem, bunu nasıl yapabilirim?בנוסף, אם תרצו להוסיף משהו לערימה, אז, איך תעשו זאת?
Ayrıca, bu yığına birşey eklemek istersem, bunu nasıl yapabilirim?أيضاً، اذا أردت إضافة شيئ الى الكومة، حسناً، كيف يمكنني فعل ذلك؟
Ayrıca, bu yığına birşey eklemek istersem, bunu nasıl yapabilirim?投げつけてやれば、一番上に追加されます うまいやり方です
Ayrıca,fazla birşey söylemedim.A parte questo, non le ho detto tanto.
Ayrıca,fazla birşey söylemedim.Außerdem habe ich nicht viel gesagt.
Ayrıca,fazla birşey söylemedim.Bovendien, ik heb niet veel gezegd.
Ayrıca,fazla birşey söylemedim.En plus, je n'ai pas dit grand chose.
Ayrıca,fazla birşey söylemedim.Förresten, sa jag inte så mycket.
Ayrıca,fazla birşey söylemedim.Hơn nữa, con cũng không nói gì nhiều.
Ayrıca,fazla birşey söylemedim.Lagi pula, aku tidak bicara apa-apa.
Ayrıca,fazla birşey söylemedim.Pe langa asta, nu am zis prea multe.
Ayrıca,fazla birşey söylemedim.Poza tym, nie powiedziałem za dużo.
Ayrıca,fazla birşey söylemedim.Sploh pa nisem veliko govoril.
Ayrıca,fazla birşey söylemedim.Εξάλλου, δεν είπα πολλά.
Ayrıca,fazla birşey söylemedim.Кроме того, я не многое сказал.
Ayrıca,fazla birşey söylemedim..חוץ מזה, לא אמרתי הרבה
Ayrıca,fazla birşey söylemedim.كما أنني لم أقل الكثير
Ayrıca,fazla birşey söylemedim.学校から警告を受けたみただから ちょっとやる気を与えただけさ
Ayrıca hiç birşey yememişti.E non ha mangiato nulla.
Ayrıca hiç birşey yememişti. Sadece bir kokteyl içmişti.Er hat nichts gegessen und hatte nur den einen Cocktail.
Ayrıca hiç birşey yememişti. Sadece bir kokteyl içmişti.Et il n'a rien mangé, il a juste bu un verre.
Ayrıca hiç birşey yememişti. Sadece bir kokteyl içmişti.俺がマティーニを出したって?
Ayrıca hiç birşey yememişti.Και δεν έφαγε τίποτα.
Ayrıca hiç birşey yememişti.Он ничего не ел.
Ayrıca politikayla ilgili birşey de söylüyor.Aber es gibt uns auch einen Hinweis für die Strategie.
Ayrıca politikayla ilgili birşey de söylüyor.Ale mówi też o naszym podejściu.
Ayrıca politikayla ilgili birşey de söylüyor.Dar ne spune ceva și despre politică.
Ayrıca politikayla ilgili birşey de söylüyor.És persze a politikáról is szól.
Ayrıca politikayla ilgili birşey de söylüyor.또 한편으로 이것들은 정책에 관해서 이야기를 해주기도 합니다.
Ayrıca politikayla ilgili birşey de söylüyor.Maar het vertelt ons ook iets over beleid.
Ayrıca politikayla ilgili birşey de söylüyor.Ma ci dice anche qualcosa in merito alle politiche.
Ayrıca politikayla ilgili birşey de söylüyor.Mais ça nous apprend aussi quelque-chose sur les politiques de santé publique.
Ayrıca politikayla ilgili birşey de söylüyor.Namun ini juga menjelaskan tentang kebijakan.
Ayrıca politikayla ilgili birşey de söylüyor.Pero también nos dice algo acerca de política.
Ayrıca politikayla ilgili birşey de söylüyor.Но също така ни казва и нещо за политиката.
Ayrıca politikayla ilgili birşey de söylüyor.Но также это говорит нам кое-что и о стратегии.
Ayrıca politikayla ilgili birşey de söylüyor.אבל זה גם מספר לנו משהו על מדיניות.
Ayrıca politikayla ilgili birşey de söylüyor.و لكنه يوضح لنا أيضاً أمراً يخص السياسة
Ayrıca politikayla ilgili birşey de söylüyor.たとえAIDSのことだけを考えていたとしても
Ayrıca yüzde yüz doğal deneyim diye birşey yoktur.그리고 100% 자연적인 경험 따위는 존재하지 않습니다
Ayrıca yüzde yüz doğal deneyim diye birşey yoktur.E non esiste neanche un'esperienza naturale al 100 per cento.
Ayrıca yüzde yüz doğal deneyim diye birşey yoktur.Er bestaat niet zoiets als een 100 procent natuurlijke ervaring.
Ayrıca yüzde yüz doğal deneyim diye birşey yoktur.És nincs olyan, hogy 100%-ig természetes élmény.
Ayrıca yüzde yüz doğal deneyim diye birşey yoktur.Et ils n'y a rien qui puisse être appelé expérience 100% naturelle.
Ayrıca yüzde yüz doğal deneyim diye birşey yoktur.Nie istnieje też stuprocentowo natuarlne doświadczenie.
Ayrıca yüzde yüz doğal deneyim diye birşey yoktur.Și nu există experiență 100 la sută naturală.
Ayrıca yüzde yüz doğal deneyim diye birşey yoktur.Und Erlebnisse kann man nur zu 100% haben.
Ayrıca yüzde yüz doğal deneyim diye birşey yoktur.Và không có cái gì gọi là trải nghiệm tự nhiên 100%.
Ayrıca yüzde yüz doğal deneyim diye birşey yoktur.Δεν υπάρχει 100 τοις εκατό φυσική εμπειρία.
Ayrıca yüzde yüz doğal deneyim diye birşey yoktur.Более того, такого понятия как 100-процентно естественный опыт, не существует.
Ayrıca yüzde yüz doğal deneyim diye birşey yoktur.И няма такова нещо като сто процента естествено преживяване.
Ayrıca yüzde yüz doğal deneyim diye birşey yoktur.ולא קיימת חוויה טבעית ב-100 אחוז.
Ayrıca yüzde yüz doğal deneyim diye birşey yoktur.وليس هناك شئ مثل 100 بالمائة تجربة طبيعية.
Ayrıca yüzde yüz doğal deneyim diye birşey yoktur.古代の森を散歩しているとしても
"Baba," dedi, "bu, hayatımda geçirdiğim en güzel gündü." Hiç birşey yapmamıştım,Neudělal jsem nic, nevzal jsem ho do Disney Worldu ani mu nekoupil Playstation.
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."A tak, aniž by to věděl, vynalezl můj otec něco, co dnes najdeme v penálech všech školáků: zmizík.
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."Fără să știe, tatăl meu tocmai inventase ceva ce azi se găsește în penarele tuturor elevilor - picul.
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."사실, 그렇게 유명해 질줄 모른채, 어떤것을 발명 하셨는데요 학생들의 필통에서 흔히 볼 수 있는 소위 "수정 펜" 이라는 것 은 아버지의 발명품입니다.
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."Oče je nevede izumil nekaj, kar imajo danes vsi učenci v peresnicah - brisalec tinte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod