Ana içeriğe geç
Sözlük

birşey ile cümle

birşey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İçeride halı üzerinde birşeyler gezdirebilirsiniz.You can tickle the rug.
Ama sanırım başka birşeyler arıyoruz.But I think we're looking for something more.
Ve sonunda, bu konuda birşeyler yapıyor gibi görünüyoruz.And at last, we appear to be doing something about it.
Yani burada pek de birşey yok.So there's not very much going on here.
Eğer bu Amerikan İngilizcesinin haritası olsaydı, pek de birşey bilmiyor olurduk.If that was the map of all the words in American English, we don't know very much.
Bakalım dağılım nasıl birşey.And let's see what the distribution looks like.
Ve bu yeni bilgiyi alıp oldukça sıradışı birşeyler yaptı.And he would take this new knowledge and do something quite extraordinary.
Biri böyle birşeyi başlatmış olmalıydı.Somebody must have started something like that.
Fakat, onlar daha iyi birşey bulana kadar, sahip olduğumla mutluyum.But, until they find something better, I'm happy with what we got.
Kendi araştırmam IT (Bilişim Teknolojileri) de değil veya bunlar gibi birşey değil.My own research has not been in IT or anything like this.
Kadın bize birşey anlattı.The women told us one thing.
Okula gitmek, amaç değildir, ortalama birşeydir.And going to school, that's not a goal, it's a mean.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturThere's nothing for the grandkid if you don't save up.
Eğer birşey çarpı x varsa, ve bunun x olmasını istiyorsanız, onu o şeye bölelim.So if you have something times x, and you just want it to be an x, let's divide by that something.
Çeki kaybeder, ama eve daha büyük ve daha önemli birşeyle döner.She loses the check, but she goes home with something bigger and more important.
Ama belki de başka birşeydir.But maybe it's something different.
Nasıl bozuyoruz? Herhangi birşeyi nasıl bozarız?Well, how do we spoil anything?
Belki bizim bugünkü hâlimizle Tarahumaralar arasında birşey vardır.Maybe there's something between what we are today and what the Tarahumara have always been.
Umarım ki, bu hepimizin yarar göreceği birşeydir.So hopefully it's something we can all benefit from.
Paranın yetmediği birşeyi nasıl alabilirsin?How do you get something that you can't afford?
Sekerleme tüy alımında genelde konusulan birseydir.Sugaring is a topic of hair removal that comes up often.
Artık hastalarda kullanılan birşey bu.So that's actually now in patients.
Şu anda da birşeyler basıyor.And this actually shows that printing.
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.I was able to wrestle in high school. I became the captain of the team, and that was great.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.And when I was 10, I didn't realize how amazing it was.
İlk başta hiç birşey olmadı, sadece takla atıp durdular.So, initially nothing happens, they're just flipping around there.
'Vajina savaşçısı' dediğim birşey gördüm.I have seen something what I've come to call "vagina warriors."
Rift Vadisinde Mercedes-Benz gibi birşey bunlar.They're like the Mercedes-Benz of the Rift Valley.
Eğer birşeyi öylece bırakırsan, o bıraktığın yerde öylece durmaya devam edecektir.If you just leave something alone (if you just leave something alone) it's just going to stay alone.
Satışları yada istediğiniz herhangi birşeyi kullanabilirdik.We could use sales, anything you like.
Şimdilik bu bir kaos, ama birçok insan birşeyler yapıyor, bu iyi.So far it's chaos, but a lot of people are doing stuff, so that's good.
Bu harikulade birşey.This is a pretty spectacular thing.
Nedeni şu: çünkü biz artık 2 no.lu oda hakkında birşeyler öğrenmiş olduk.And the reason is because we've learned something about door #2.
Gördüğünüz gibi, olasılık konusunu öğrenmek sizin belki birşeyler kazanmanıza sebep olabilir.So you see, learning probability may end up winning you something.
İşte bu bazı şeyleri daha basit veya daha zor yapacak birşey olacaktır. .So that's something that might make things simpler, or more difficult.
"Birşey istermisin?""If you want anything
Çıkardığınız sesi bastırmak için birşey yapmam gerekiyordu.I had to to do something to drown out the sound.
O yüzden bugün başka hiç birşey düşünemedim.So today, that's all I could think about.
Hiç birşey yemediğini ve sadece birşey içtiğini biliyoruz.We know that he didn't have anything to eat he just had something to drink.
Altmetinler hakkında düşündün mü, peki ya hayallerin, isteklerin, aile geçmişin, herhangi birşey?Have you thought about your subtext, your hopes, your wishes, your family history, anything?
Bundan daha saçma birşey duydun mu daha önce?Have you ever heard of anything more ridiculous?
Planlı birşey değildi !Something unexpected.
İçerdi birileri sana birşey yaparsa Onlara sadece benden bahset !Just mention my name to them, If anyone put a hand on you!
Sana birşey olamaz nasıl olsa !You're not leaving anyway.
Size uzun zaman önce unuttuğunuz birşeyi hatırlatayım.Let me give you a quick reminder of something that you've long forgotten.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir.To give something involves both causing something to go and causing someone to have.
Veya, "Toplantı 3'ten 4'e kaydı", burada zamanı bir hat boyunca uzayan birşey gibi algılarız.Or, "The meeting went from three to four," in which we conceive of time as stretched along a line.
Bu başarısızlık konferansı gibi birşey.This is like the failure conference.
Ve şöyle birşey:And it goes like this:
Suçluluk ise, "Ben kötü birşey yaptım."Guilt is "I did something bad."
Başaramayacak olması onun için akıl almaz birşeydi.It was inconceivable to her that she would not succeed.
İçimde birşey pekişiyordu.Something stiffened inside me.
Kim çocukları için böyle birşeyi ister ki?Who could ever wish it on their own?
Ve bu birşeyleri öğrenme sürecidir.And it's the process of learning things.
Sanırım Richard birşeylere karşı olan insanlarla ilgili birşeyler demişti.You see, I think Richard said something about people that are against something.
Şimdi sizden birşey denemenizi isteyeceğim, lütfen bana dikkatinizi verin.Now, I'm actually going to ask you to try something, so you've got to pay attention.
Şimdi, gerçekten birşey öğrenelim.Now, let's actually learn something.
Bir jonglör olarak yapmak istediğim şey bir anı temsil edici birşeyler yaratmaktı.Well, as a juggler, what I wanted to do was create something that was representational of a moment.
Sonra başka birşeye bağlı olur. ve sonra dinlenir.And it has to settle. And then it's dependent on something else.
Bu iyi birşey.And that's good.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod