Ana içeriğe geç
Sözlük

birşey ile cümle

birşey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Asya'nin sadece birşeyden ibaret olmadığını hatırlamkta fayda var.아시아가 단일체가 아니라는 것을 기억해야 합니다.
Asya'nin sadece birşeyden ibaret olmadığını hatırlamkta fayda var.Perlu diingat Asia bukan hanya satu negara.
Asya'nin sadece birşeyden ibaret olmadığını hatırlamkta fayda var.חשוב לזכור שאסיה אינה מיקשה אחת.
Asya'nin sadece birşeyden ibaret olmadığını hatırlamkta fayda var.من الجدير تذكر أن آسيا ليست شيء واحد.
Asya'nin sadece birşeyden ibaret olmadığını hatırlamkta fayda var.日本にいるとしたら
A.T. yeni birşey değil.De ne hagyjuk becsapni magunkat: nincs ebben semmi új.
A.T. yeni birşey değil.Der er ikke noget nyt ved ID.
A.T. yeni birşey değil.Er is niets nieuws aan ID.
A.T. yeni birşey değil.ID innehåller inget nytt.
A.T. yeni birşey değil.ID ist nichts neues.
A.T. yeni birşey değil.ID에 새로운 것은 하나도 없습니다.
A.T. yeni birşey değil.ID nie je žiadna novinka.
A.T. yeni birşey değil.ID:ssä ei ole mitään uutta.
A.T. yeni birşey değil.Il n'y a rien de neuf dans le DI.
A.T. yeni birşey değil.Na ID není nic nového.
A.T. yeni birşey değil.Não há nada de novo sobre o DI.
A.T. yeni birşey değil.No hay nada nuevo con respecto al DI.
A.T. yeni birşey değil.Nu e nimic nou în ceea ce privește DI.
A.T. yeni birşey değil. Sadece yaratılışçılığın başka bir isimle ifadesi.L'ID non è nulla di nuovo: è solo il creazionismo sotto un altro nome.
A.T. yeni birşey değil.Tak ada yang baru dalam ID.
A.T. yeni birşey değil.V ID ni nič novega.
A.T. yeni birşey değil.W IP nie ma nic nowego.
A.T. yeni birşey değil.Δεν υπάρχει τίποτε το νέο στον Ε.Σ.
A.T. yeni birşey değil.В РЗ немає нічого нового.
A.T. yeni birşey değil.Няма нищо ново в ИД.
Ayelet: Biri burda yaralı, ama diğer üçü hakkında birşey duymadık.Ayelet: 한명은 이 곳에서 다쳤지만 우리는 그 다른 세 명으로부터 들은 것이 없었죠.
Ayelet: Biri burda yaralı, ama diğer üçü hakkında birşey duymadık.Ayelet; Một người bị thương ở đây, nhưng chúng tôi chưa biết gì về ba người còn lại.
Ayelet: Biri burda yaralı, ama diğer üçü hakkında birşey duymadık.Ayelet: una ferita è qui, ma non sappiamo nulla delle altre tre.
Ayelet: Biri burda yaralı, ama diğer üçü hakkında birşey duymadık.Mamy jedną ranną, ale nie wiemy co z tą trójką.
Ayelet: Biri burda yaralı, ama diğer üçü hakkında birşey duymadık.איילת: שלוש בנות, הן היו ארבע ביחד אחת פצועה פה ושלוש אין קול ואין.
Ayelet: Biri burda yaralı, ama diğer üçü hakkında birşey duymadık.إيلات: شخص جريح هنا، لكننا لم نسمع عن الثلاثة الآخرين.
Ayelet: Biri burda yaralı, ama diğer üçü hakkında birşey duymadık.「それは娘だが 亡くなったのかい」と
Ayni anda tek birsey yapiyorlar.Egyszerre egy dolgot csinálnak.
Ayni anda tek birsey yapiyorlar.Elles font une chose à la fois.
Ayni anda tek birsey yapiyorlar.Fanno una cosa per volta.
Ayni anda tek birsey yapiyorlar. Onu da cok iyi yapiyorlar.Ele fac lucrurile pe rând şi le fac foarte bine.
Ayni anda tek birsey yapiyorlar. Onu da cok iyi yapiyorlar.한 번에 한 가지씩 일을 매우 훌륭하게 수행합니다.
Ayni anda tek birsey yapiyorlar. Onu da cok iyi yapiyorlar.Ze doen een ding tegelijk en doen dat uitstekend.
Ayni anda tek birsey yapiyorlar. Onu da cok iyi yapiyorlar.Каждая из них выполняет конкретное действие.
Ayni anda tek birsey yapiyorlar. Onu da cok iyi yapiyorlar.הן עושות דבר אחד בכל פעם ועושות אותו היטב.
Ayni anda tek birsey yapiyorlar. Onu da cok iyi yapiyorlar.يَقُمْنَ بشىء واحدا في كل مرة. وهن يفعلن ذلك بشكل جيد للغاية.
Ayni anda tek birsey yapiyorlar. Onu da cok iyi yapiyorlar.その結果 非常に高い生産性を実現しました
Ayni anda tek birsey yapiyorlar.Sie erledigen jeweils nur eine Aufgabe.
Ayni anda tek birsey yapiyorlar.Wykonują jedną czynność na raz.
Ayni anda tek birsey yapiyorlar.Вършат нещата едно по едно.
--aynı çocukluğumuzda resmini çizdiğimiz güneş gibi. Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz.Verán que se ve más o menos como la bola amarilla, ese ícono del Sol que todos dibujamos de niños.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.Ed ascolta anche le nostre istruzioni quando gli dicamo di fare qualcosa.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.En hij hoort ook onze instructies als we hem vragen om dingen te doen.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.Er hört unsere Befehle auch, wenn wir ihm etwas befehlen.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.Et il entend également nos instructions quand nous lui disons de faire quelque chose.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.Han hör också våra instruktioner när vi ber honom göra saker.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.그는 지시도 듣고 있죠. 우리가 뭔가 하라고 할때요.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.Poza tym słyszy polecenia, które mu wydajemy.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.Și el aude și instrucțiunile noastre când îi spunem să facă lucruri.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.Y también está escuchando nuestras instrucciones cuando le pedimos que haga cosas.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.Και επίσης ακούει τις οδηγίες μας όταν του λέμε να κάνει πράγματα.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.И он слышит наши инструкции, когда мы говорим ему, что делать.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.И той също слуша нашите инструкции, когато му казваме да прави неща.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.והוא גם שומע את ההוראות שלנו כשאנחנו אומרים לו לעשות דברים.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.وهو يستمع الى تعليماتنا ايضاً عندما نطلب منه تنفيذها
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod