Ama yapmanız gereken birşey var.Pero hay algo que ustedes deben hacer.
Ama yapmanız gereken birşey var.Но есть кое-что, что мы обязаны сделать.
Ama yapmanız gereken birşey var.Но има нещо, което трябва да направите.
Ama yapmanız gereken birşey var.אך יש משהו שעליכם לעשות. לא די בכך שאומר,
Ama yapmanız gereken birşey var.ولكن هناك شيئا بالذات يجب عليك القيام به. ليس كافيا بالنسبة لي أن أقول،
Ama yapmanız gereken birşey var.「農業にもっと大胆な科学を取り入れましょう」
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?Aber das Leben besteht nicht daraus den Tod zu vermeiden, oder?
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?Dar viaţa nu înseamnă numai evitarea morţii, nu-i aşa?
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?De az élet nem csak arról szól, hogy kerüljük a halált, ugye?
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?하지만 삶은 그저 죽음을 피하는 것이 아닙니다. 그렇죠?
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?Maar het leven gaat toch niet alleen om het ontwijken van de dood?
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?Mais la vie ne consiste pas à éviter la mort, n'est-ce pas?
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?Ma la vita non è semplicemente evitare la morte, giusto?
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?Mas a vida não é só sobre como evitar a morte, não é?
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?Namun hidup bukan sekedar menghindari kematian, bukan?
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?Nhưng ta không dành cả cuộc đời chỉ để tránh cái chết, phải không?
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?Pero la vida no es simplemente evitar la muerte ¿cierto?
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?W życiu jednak nie chodzi tylko o unikanie śmierci prawda?
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?Ζωή όμως δε σημαίνει το να αποφεύγεις το θάνατο, σωστά;
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?Но животът не е само избягване на смъртта, нали?
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?Но мы ведь живём не только для того, чтобы избежать смерти, правда?
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?אבל מטרת החיים היא לא באמת רק הימנעות ממוות, נכון?
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?ولكن الحياة ليست تتعلق دوماً بتفادي الموت .. أليس كذلك ؟
Ama yaşam ölümü alt etmekle ilgili birşey değil, değil mi?人生とは生きることです
Ama ya Tanrı rol yapmıyorsa? Ya Tanrı hiç birşey yapmıyorsa?Dar dacă Dumnezeu nu acționează?
Ama ya Tanrı rol yapmıyorsa? Ya Tanrı hiç birşey yapmıyorsa?하지만 만약 하나님이 행동하지 않는다면? 만약 하나님이 전혀 뭔가를 하지 않는다면?
Ama ya Tanrı rol yapmıyorsa? Ya Tanrı hiç birşey yapmıyorsa?Nhưng sẽ ra sao nếu như Chúa không hành động, nếu như Ngài chẳng làm gì hết?
Ama ya Tanrı rol yapmıyorsa? Ya Tanrı hiç birşey yapmıyorsa?Αλλά αν ο Θεός δεν δρα; Τι γίνεται αν ο Θεός δεν κάνει τίποτα;
Ama ya Tanrı rol yapmıyorsa? Ya Tanrı hiç birşey yapmıyorsa?אבל מה אם אלוהים לא פועל כלל? מה אם אלוהים לא עושה דברים בכלל?
Ama ya Tanrı rol yapmıyorsa? Ya Tanrı hiç birşey yapmıyorsa?لكن ماذا لو كان الرب لا يقوم بأي دور؟ ماذا لو أن الرب لا يفعل الأشياء على الإطلاق؟
Ama ya Tanrı rol yapmıyorsa? Ya Tanrı hiç birşey yapmıyorsa?神が何かに宿っているとしたら?
Ama yer belirleyen, çeşitli yönleri, arkayı, önü, yanları ve etrafı gösterebilen birşey.Aber etwas, präzisiert und in mannigfaltige Richtungen weist; vorwärts, rückwärts, seitwärts und rundherum.
Ama yer belirleyen, çeşitli yönleri, arkayı, önü, yanları ve etrafı gösterebilen birşey.애매한 것이 아닌 핀포인트입니다. 여러 방면에서 말입니다. 앞에서, 뒤에서, 옆과 주위에서.
Ama yer belirleyen, çeşitli yönleri, arkayı, önü, yanları ve etrafı gösterebilen birşey.Nhưng thứ gì đó xác định chính xác, và có thể chỉ theo nhiều hướng trước, sau, sang ngang, vòng quanh.
Ama yer belirleyen, çeşitli yönleri, arkayı, önü, yanları ve etrafı gösterebilen birşey.Valami olyan ami rávilágít, s rá tud mutatni különböző útvonalakra előre, hátra, oldalra, s körbe.
Ama yer belirleyen, çeşitli yönleri, arkayı, önü, yanları ve etrafı gösterebilen birşey.А нещо, което улучва точно и може да сочи в различни посоки - напред, назад, настрани и наоколо.
Ama yer belirleyen, çeşitli yönleri, arkayı, önü, yanları ve etrafı gösterebilen birşey.אלא משהו שמצביע, ועשוי להצביע לכיוונים שונים קדימה, אחורה, לצדדים ומסביב.
Ama yer belirleyen, çeşitli yönleri, arkayı, önü, yanları ve etrafı gösterebilen birşey.ولكن الشيء الذي يبرز ، ويمكن أن يشير في اتجاهات مختلفة إلى الأمام ، الى الوراء ، فى الجنبات وما حول.
Ama yer belirleyen, çeşitli yönleri, arkayı, önü, yanları ve etrafı gösterebilen birşey.前、後ろ、横、周りなど様々です つまりこれは記憶のことです
Ancak aslında gerçek değeri çok daha az eden birşeyi satın alıyor olacaksınız. .Ale v podstatě byste kupovali něco, co má menší hodnotu.
Ancak aslında gerçek değeri çok daha az eden birşeyi satın alıyor olacaksınız. .なるでしょう。 そして、あなたがもし、 それを円熟するまで持っていても、
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Ale všimnete si ještě něčeho, a to toho, že tvář Slunce má pihy.
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Dar veți mai observa ceva, anume că Soarele are pistrui.
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.De talán észrevesznek valami mást is, méghozzá, hogy a Nap arca szeplős.
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Maar je zult nog iets anders merken, en dat is dat het gezicht van de zon sproeten heeft.
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Mais vous remarquerez aussi, que le visage du Soleil a des taches de rousseur.
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Ma noterete qualcos'altro, e cioè che la faccia del Sole ha le lentiggini.
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Men du kommer märka något annat, och det är att Solens ansikte har fräknar.
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Można zauważyć coś jeszcze, że twarz słońca ma piegi. że twarz słońca ma piegi.
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Namun Anda akan menyadari sesuatu yang lain yaitu permukaan matahari memiliki bintik.
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Nhưng bạn cũng để ý thấy thứ khác, rằng trên bề mặt Mặt Trời có những đốm màu đen.
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Toda opazili boste še nekaj in to je, da ima obraz Sonca pegice.
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Všimnete si však niečo iné, a to, že tvár Slnka má pehy.
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Αλλά θα παρατηρήσετε και κάτι άλλο, ότι το πρόσωπο του Ήλιου έχει φακίδες.
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Но вы заметите кое-что еще, и это то, что на "лице" Солнца есть веснушки.
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Но ще забележите и нещо друго и това е, че лицето на слънцето има лунички.
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Також ви помітите і ще дещо, а саме веснянки на його "обличчі".
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz.하지만, 태양의 표면에는
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz.Was Sie noch sehen können, ist, dass die Sonnenoberfläche
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz.אך אתם גם תבחינו בדבר נוסף,