Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.変わった化学反応ではありません どうすれば この生存可能と
Ama en sonunda hiç birşey değişmedi.Etrafımızda bile göremiyoruz onu.Aber letztendlich hat sich nichts verändert. Wie sehen ihn kaum noch.
Ama en sonunda hiç birşey değişmedi.Etrafımızda bile göremiyoruz onu.Dar, de fapt, nimic nu s-a schimbat. Nu-l mai vedem deloc.
Ama en sonunda hiç birşey değişmedi.Etrafımızda bile göremiyoruz onu.Ma alla fine, non è cambiato nulla. Non lo vediamo mai qui in giro.
Ama en sonunda hiç birşey değişmedi.Etrafımızda bile göremiyoruz onu.Maar in het einde, niets is veranderd. We zien hem nooit meer rond hier.
Ama en sonunda hiç birşey değişmedi.Etrafımızda bile göremiyoruz onu.Mais au final, rien n'a changé. On ne l'a plus jamais revu dans les environs.
Ama en sonunda hiç birşey değişmedi.Etrafımızda bile göremiyoruz onu.Men till slut, inget har ändrats. Vi ser honom inte ens runt omkring.
Ama en sonunda hiç birşey değişmedi.Etrafımızda bile göremiyoruz onu.Nhưng cuối cùng, vẫn không có gì thay đổi. Chúng ta sẽ không còn thấy con ở gần bên cạnh nữa.
Ama en sonunda hiç birşey değişmedi.Etrafımızda bile göremiyoruz onu.Tapi pada akhirnya tidak akan ada yang berubah, kita tidak akan melihatnya lagi.
Ama en sonunda hiç birşey değişmedi.Etrafımızda bile göremiyoruz onu.Αλλά στο τέλος, τίποτα δεν άλλαξε. Δεν τον βλέπουμε καθόλου.
Ama en sonunda hiç birşey değişmedi.Etrafımızda bile göremiyoruz onu.Но, в итоге, ничего не изменилось. Мы его даже не видим...
Ama en sonunda hiç birşey değişmedi.Etrafımızda bile göremiyoruz onu.אבל בסוף שום דבר לא השתנה. אנחנו לא זוכים לראות אותו אף פעם בסביבה.
Ama en sonunda hiç birşey değişmedi.Etrafımızda bile göremiyoruz onu.و لكن في النهاية, لا شيء تغير. حتى أننا لا نراه في الأرجاء
Ama en sonunda hiç birşey değişmedi.Etrafımızda bile göremiyoruz onu.ハニにも冷たいままだし
Ama gerçek hayatta aynanın arkasında birşey yoktur. -하지만 실제로는 거울 너머에 사물이 있는 것이 아니죠 거울 뒤에는 아무것도 없습니다
Ama gerçek hayatta aynanın arkasında birşey yoktur. -Lecz prawdą jest, że nie ma nic z tyłu.
Ama gerçek hayatta aynanın arkasında birşey yoktur. -Pro pozorovatele přichází z bodu přímo zde. Takže on vidí převrácenou verzi knihy.
Ama gerçek hayatta aynanın arkasında birşey yoktur. -За този наблюдател той идва от тази точка точно там.
Ama gerçek hayatta aynanın arkasında birşey yoktur. -את האמת שאין נקודה שם-אין כלום
Ama gerçektende birşey oldu.Pero algo más pasó.
Ama gerçektende birşey oldu.Но я чувствовала, что в тот момент Фелиция стала отдаляться от меня.
Ama içte son derece sakin kalacaksın. Birşeyler çok sakin halde.Aber in dir bleibst du sehr ruhig; etwas ist sehr ruhig.
Ama içte son derece sakin kalacaksın. Birşeyler çok sakin halde.De belül nagyon nyugodt leszel; valami nagyon nyugodt lesz.
Ama içte son derece sakin kalacaksın. Birşeyler çok sakin halde.Maar vanbinnen zal je heel kalm blijven; iets is heel kalm.
Ama içte son derece sakin kalacaksın. Birşeyler çok sakin halde.Mais à l'intérieur tu resteras très calme, quelque chose est très calme.
Ama işte korkutucu bir gerçek: Boşanmak bulaşıcı birşey.Eccone una spaventosa: il divorzio è contagioso.
Ama işte korkutucu bir gerçek: Boşanmak bulaşıcı birşey.Este da miedo: el divorcio es contagioso.
Ama işte korkutucu bir gerçek: Boşanmak bulaşıcı birşey.Maar hier is een akelige: scheiden is besmettelijk.
Ama işte korkutucu bir gerçek: Boşanmak bulaşıcı birşey.Oto przerażający fakt, rozwód jest zakaźny.
Ama işte korkutucu bir gerçek: Boşanmak bulaşıcı birşey.Ето едно плашещо: развода е заразен.
Ama işte korkutucu bir gerçek: Boşanmak bulaşıcı birşey.Ще одна жахачка: розлучення заразне.
Ama kalan birşey varmı bakayım.Voy a ver que nos queda. - ¿Señor?
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.Điều thú vị về chạy bộ, như tôi đã khám phá ra, đó là có một điều kì lạ xảy ra trong hoạt động này mọi lúc.
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.하지만 제가 발견한, 달리기에 관해 멋진 것은 항상 이 움직임에서 뭔가 이상한 일이 벌어진다는 것입니다.
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.Lo interesante de correr es que cuando lo hacemos siempre ocurren cosas raras.
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.Odkryłem, że w bieganiu coś magicznego dzieje się przez cały czas.
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.Skvelou vecou na behaní, ako som zistil, je to, že počas tejto aktivity sa stáva vždy niečo bizarné.
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.אבל הדבר היפה בריצה, כפי שגיליתי, הוא שמשהו מוזר קורה בפעילות הזו כל הזמן.
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.ولكن الامر الجميل في هذا الخصوص .. انني اكتشفت ان هناك امرٌ عجيب يحدث في هذا النشاط طيلة الوقت
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.走りが何か奇妙な行動を 引き起こすということです 数ヶ月前のニューヨークシティマラソンを見た方はいますか?
Ama kola başka birşeyi fark etti.Aber Cola hat was bemerkt.
Ama kola başka birşeyi fark etti.Ale Coca-Cola zwróciła na coś uwagę.
Ama kola başka birşeyi fark etti.Dar Coca-Cola a observat ceva.
Ama kola başka birşeyi fark etti.De a Coca-Cola észrevett valamit.
Ama kola başka birşeyi fark etti.그때 코카콜라는 발견했습니다.
Ama kola başka birşeyi fark etti.Maar Coca-Cola merkte iets op.
Ama kola başka birşeyi fark etti.Mais Coca a remarqué quelque chose.
Ama kola başka birşeyi fark etti.Ma la Coca-Cola si è accorta di una cosa.
Ama kola başka birşeyi fark etti.Mas a Coca-Cola apercebeu-se de uma coisa.
Ama kola başka birşeyi fark etti.Namun Coke mengetahui sesuatu,
Ama kola başka birşeyi fark etti.Nhưng Coca-Cola nhận ra vài điều.
Ama kola başka birşeyi fark etti.Pero Coca notó algo.
Ama kola başka birşeyi fark etti.Але Кола помітила дещо.
Ama kola başka birşeyi fark etti.Но "Кока" заметила кое-что.
Ama kola başka birşeyi fark etti.Но Кока-Кола забелязаха нещо.
Ama kola başka birşeyi fark etti.אבל קוקה-קולה שמה לב למשהו.
Ama kola başka birşeyi fark etti.لكن كوكاكولا لاحظت شيئاً.
Ama kola başka birşeyi fark etti.現地の人々が商品をまとめ買いして
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızAber wir machen das selten, wenn wir einen wirklich schlechten Tag haben und etwas Schreckliches passiert.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızAle jen zřídkakdy to děláme, když máme špatný den a děje se něco hrozného.