Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızAle len zriedka to robíme, keď máme zlý deň a keď sa deje niečo hrozné.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızAle rzadko to robimy kiedy mamy zły dzień i dzieje się coś strasznego.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızDar rare ori atunci cănd avem o zi proastă, când se întâmplă ceva oribil.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızDe ez ritkán fordul elő velünk, amikor rossz napunk van, és valami borzasztó dolog történik.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparız그러나 우리는 나쁜 날을 보낼 때와 끔찍한 것이 일어나고 있을 때에는 거의 카메라를 꺼내지 않습니다
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızMais on fait rarement ça quand on passe une mauvaise journée, et quelque chose d'horrible arrive.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızMa raramente lo facciamo quando è una brutta giornata, e succede qualcosa di orribile.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızMas raramente fazemos isso quando estamos a ter um dia mau, ou quando acontece uma coisa horrível.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızMen det gør vi sjældent når vi har en dårlig dag, og der lige er sket noget forfærdeligt.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızMen vi gör sällan det när vi har en dålig dag, och när något fruktansvärt händer.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızNamun kita jarang melakukannya saat kita mengalami hari naas atau saat terjadi peristiwa tragis.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızPero casi nunca lo hacemos cuando tenemos un mal día y está ocurriendo algo trágico.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızWe doen het zelden op een slechte dag als er iets verschrikkelijks gebeurt.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızΣπανίως όμως το κάνουμε αυτό όταν η μέρα είναι κακή, και κάτι φρικτό συμβαίνει.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızАле ми рідко робимо це у невдалі дні, коли стається щось жахливе.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızНо мы редко делаем подобное, когда у нас плохой день, и когда что-то ужасное происходит.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızНо рядко правим това, когато имаме лош ден, и нещо ужасно се случва.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızלמשל, "יש! מסיבה! בוא נצלם." אבל לעתים רחוקות עושים זאת כשיש לנו יום גרוע,
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızولكن نحن نادراً ما تفعل ذلك عندما نواجه يوما سيئاً، ويحدث شيء فظيع.
Ama kötü bir gün geçirdiğimizde ve korkunç birşeyler olduğunda onu nadiren yaparızあまりいないと思いますが 最悪のことが起きている時でさえ
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Aber wie Mike Ihnen gestern gesagt hat, kann man während Flow nichts fühlen.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Ahogyan tegnap Mike mondta: a flow idején nem érzel semmit.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Ale jak Mike včera řekl -- během proudu nemůžete cítit nic.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Ale jak powiedział wczoraj Mike, podczas przepływu nie czujesz nic.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Ampak, kot vam je Mike včeraj povedal -- med zanosm, ne čutiš ničesar.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Dar ce v-a spus ieri Mike, pe durata fluxului, nu poţi simţi ceva.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.그러나 어제 마이크가 말한 몰입할 때 다른 아무것도 느낄 수 없습니다.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Maar zoals Mike ons gisteren heeft verteld voel je niks wanneer je in een staat van flow bent.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Ma come ha detto Mike ieri, durante il flusso, non senti nulla.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Mais ce que Mike vous disait hier : quand vous êtes focalisé, vous ne ressentez rien.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Men det Mike fortalte jer i går -- under flow, kan man ikke føle noget som helst.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Men som Mike sa igår, under flow - känner man ingenting.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Mutta kuten Mike kertoi eilen, flow'n aikana ei voi tuntea mitään.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Nhưng điều mà Mike đã nói cho các bạn hôm qua, trong khi phiêu, bạn không cảm thấy bất cứ điều gì.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Pero como Mike les dijo ayer: cuando estás en flujo no sientes nada.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Tapi apa yang Mike katakan kemarin, ketika mengalir, Anda tidak dapat merasakan apa pun.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Αλλά ο Μάικ σας είπε χθες ότι κατά τη διάρκεια της ροής δεν μπορείς να αισθανθείς τίποτα.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Але, як говорив вчора Майк, у момент занурення у певну діяльність ви не можете нічого відчувати.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Но, как вчера здесь говорил Михай, в потоке поглощённости вы не в состоянии чувствовать.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Но онова, което Майк ви каза вчера - по време на потока не усещаш нищо.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.אך מה שמייק אמר לכם אתמול, כשזורמים, לא יכולים להרגיש דבר.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.و لكن مايك أخبركم أمس أنه أثناء تقدمك فأنت لا تشعر بأي شئ.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.音楽と一体になり 時間が止まるというわけです
Ama "monsteret" kelimesinin iyi birşey olduğunu sanmıyorum.Aber ich denke nicht, dass "monsteret" etwas Gutes ist.
Ama "monsteret" kelimesinin iyi birşey olduğunu sanmıyorum.Ale nie uważam, że 'monsteret' to dobra rzecz.
Ama "monsteret" kelimesinin iyi birşey olduğunu sanmıyorum.Dar nu cred că "monsteret" (monstru în norvegiană) este un lucru bun.
Ama "monsteret" kelimesinin iyi birşey olduğunu sanmıyorum.하지만 '몬스트리트'가 좋은 의미는 아니라고 생각되는 군요.
Ama "monsteret" kelimesinin iyi birşey olduğunu sanmıyorum.Maar ik betwijfel dat "monsteret" positief bedoeld is.
Ama "monsteret" kelimesinin iyi birşey olduğunu sanmıyorum.Mais je ne pense pas que 'monsteret' soit une bonne chose.
Ama "monsteret" kelimesinin iyi birşey olduğunu sanmıyorum.Ma non credo che 'monsteret' sia qualcosa di buono.
Ama "monsteret" kelimesinin iyi birşey olduğunu sanmıyorum.Pero no creo que "monsteret" sea algo bueno.
Ama "monsteret" kelimesinin iyi birşey olduğunu sanmıyorum.Но не думаю, что "monsteret" это что-то хорошее.
Ama "monsteret" kelimesinin iyi birşey olduğunu sanmıyorum.Но не мисля, че "monsteret" е нещо хубаво.
Ama "monsteret" kelimesinin iyi birşey olduğunu sanmıyorum.אבל אני לא חושב ש 'מונסטרט' זה משהו טוב.
Ama "monsteret" kelimesinin iyi birşey olduğunu sanmıyorum.لكنني لا أظن أن "التوحُش" شئٌ جيد.
Ama "monsteret" kelimesinin iyi birşey olduğunu sanmıyorum.僕は分からないけど あなたは分かる?
Aman,bize iyi birşeyler olmasını diliyorum.Ahh, j'esperais que quelque chose de bien nous arrive.
Aman,bize iyi birşeyler olmasını diliyorum.Ái dà, ta ước điều gì đó tốt lành sẽ đến với chúng ta.
Aman,bize iyi birşeyler olmasını diliyorum.Aigoo..aku berharap sesuatu yang baik terjadi pada kita.
Aman,bize iyi birşeyler olmasını diliyorum.Aigoo, as vrea sa ni se intample si noua ceva bun.