Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.容赦なく物事を推し進めることだけが 私にとって 何かを達成する唯一の手段でした 少年達と関わる前は
Akış kapatisesi. Birşey söyler misiniz?- El condensador de flujo. ?Podrían decir algo?
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Bola som zmätená, trochu rozčarovaná a nahnevaná, ako keby som niečo zle pochopila.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Cítila jsem zklamání, trochu i marnost a zlost, jak kdybych snad něco zle pochopila.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Deci mă simțeam confuză, puțin frustrată și supărată, de parcă aș fi înțeles ceva greșit din chestia asta.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Então senti-me confusa, um pouco frustrada e zangada, como que se tivesse percebido mal qualquer coisa aqui.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Je me sentais perdue, un peu frustrée et en colère, comme si j'avais loupé quelque chose.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.그래서 혼란스러웠고 조금 실망스럽고 화도 났습니다. 제가 무언가를 잘못 이해한 것이 아닌가하고 말이죠.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Lalu saya sangat bingung, sedikit frustrasi dan marah, mungkin saya keliru memahami sesuatu disini.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Me sentía confundida, un poco frustrada y enojada; quizás yo había malinterpretado algo.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Olin hämmentynyt, vähän turhautunut ja vihainen, ehkä olin ymmärtänyt jotain väärin.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Poczułam się zagubiona, nieco sfrustrowana i zła, jakbym czegoś tutaj nie zrozumiała.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Quindi mi sono sentita confusa, un po' frustrata e arrabbiata, come se avessi frainteso qualcosa.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.So war ich verwirrt, ein wenig frustieriert und ärgerlich, wie als hätte ich vielleicht etwas missverstanden.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Tehát zavarodott voltam, frusztrált és mérges, hogy talán valamit nem értek egészen jól.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Tôi cảm thấy mơ hồ, thất vọng và giận dữ, có lẽ là tôi hiểu nhầm cái gì ở đây.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Zato sem se počutila zmedeno, rahlo frustrirano in jezno, kot da nečesa nisem razumela.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Οπότε ένιωσα μπερδεμένη, λίγο απογοητευμένη και θυμωμένη σαν να μην είχα καταλάβει κάτι.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.От това се почувствах объркана, малко разстроена и ядосана, като че може би аз не бях разбрала нещо.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Я была растеряна, немного разочарована и зла, словно я что-то недопоняла во всем этом.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.הייתי מבולבלת, קצת מתוסכלת וכעסתי. חשבתי שאולי לא הבנתי משהו.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.لذا شعرت بالتشويش .. والاحباط .. والغضب كما لو أنني اسأت فهم شيئ هنا
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.何か私が誤解しているように思えて 気後れしてしまいました
Aklında düsünmeyi bir türlü bırakamadığı birsey vardı ve kimse onlardaki potansiyeli göremese bile.Było w niej coś takiego, co nie przestawało go nękać. I chociaż nikt inny nie dostrzegał w nich potencjału.
Aklında düsünmeyi bir türlü bırakamadığı birsey vardı ve kimse onlardaki potansiyeli göremese bile.Er was iets mee, waardoor hij er steeds moest aan denken...
Aklında düsünmeyi bir türlü bırakamadığı birsey vardı ve kimse onlardaki potansiyeli göremese bile.Υπήρχε κάτι σ" αυτό που δε μπορούσε να σταματήσει να σκέφτεται.
A.Kullanışlı birşey B.Benim gibi inekler için eğlenceli.Dat blijkt nuttig, en voor een gek als ik is het leuk.
A.Kullanışlı birşey B.Benim gibi inekler için eğlenceli.Es ist sehr nützlich und einem Geek wie mir macht es einfach Spaß.
A.Kullanışlı birşey B.Benim gibi inekler için eğlenceli.E' venuto fuori che: A, è utile, e per un fanatico come me, è anche divertente.
A.Kullanışlı birşey B.Benim gibi inekler için eğlenceli.Il se trouve que, petit A, c'est utile, et pour un geek comme moi, c'est fun.
A.Kullanışlı birşey B.Benim gibi inekler için eğlenceli.이런 결론이 나왔어요, 일단 유용하구요. 특히 저같은 오덕한 사람들이 좋아합니다. 재밋어요.
A.Kullanışlı birşey B.Benim gibi inekler için eğlenceli.Okazuje się, że A to jest pożyteczne i dla takiego maniaka jak ja, to przyjemność.
A.Kullanışlı birşey B.Benim gibi inekler için eğlenceli.Se pare că, A, e folositor, şi pentru un tocilar ca mine, e amuzant.
A.Kullanışlı birşey B.Benim gibi inekler için eğlenceli.Y resulta que, A, es útil, y para un loco como yo, es divertido.
A.Kullanışlı birşey B.Benim gibi inekler için eğlenceli.И се оказва, че е полезно за един луд като мен и е забавно.
A.Kullanışlı birşey B.Benim gibi inekler için eğlenceli.Оказывается, это не только полезно, но и весело для таких "ботаников" как я.
A.Kullanışlı birşey B.Benim gibi inekler için eğlenceli.מסתבר שזה מאוד יעיל, ולחנון כמוני, זה משעשע בעיקר.
A.Kullanışlı birşey B.Benim gibi inekler için eğlenceli.لقد تبيّن، أولاً، أنهُ مفيد، ولمهوسٍ مثلى، فهو ممتع.
A.Kullanışlı birşey B.Benim gibi inekler için eğlenceli.理論予測値が赤色の部分で
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.A tér olyan valami, ami kihajtja magát teljesen új világokba.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.É algo que se desdobra em mundos totalmente novos.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.El espacio es algo que se desdobla de sí mismo en mundos completamente nuevos.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.È qualcosa che si dispiega oltre se stesso in termini completamente nuovi.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Jest jak kwiat, który rozkwitając, tworzy nowe światy.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Không gian là một thứ gì đó tự gấp nếp thành những thế giới hoàn toàn mới.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.공간이란 스스로 접혀서 새로운 세계를 만드는 무엇입니다.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.L'espace, c'est quelque chose qui se plie hors de lui-même en des mondes complètement nouveaux.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Raum ist etwas, dass sich aus sich selbst nach aussen in komplett neue Welten entfaltet.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Spaţiul este ceva care se traduce în lumi complet noi.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Оно способно создавать новые формы само из себя.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Пространството е нещо, което се разгръща от себе си в напълно нови светове.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.מרחב זה משהו שנפרש מתוך עצמו לעולמות חדשים לגמרי.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.الفضاء هو شيء يفض طيات نفسه الى عوالم جديدة كلية.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.その空間は驚くべきものなので
Aldırma anne. Birşey olmayacak.5年は かかる 心配ない
Aldırma anne. Birşey olmayacak.BÌnh tĩnh mẹ ơi Không có gì xảy ra đâu
Aldırma anne. Birşey olmayacak.어머니 진정하세요, 아무것도 일어나지 않을거에요
Aldırma anne. Birşey olmayacak..קחי את זה בקלות, אמא .לא קרה כלום
Aldırma anne. Birşey olmayacak.إهدئي يا أمي لن يحدث شيء
Alınmak yok, ama bu konferansın tamamı birşeyleri yanlış anlama kapasitemiz için inanılmaz bir anıt oldu.Bez urážky, ale celá táto konferencia je neuveriteľný monument našich schopností robiť veci zle.