Ana içeriğe geç
Sözlük

birşey ile cümle

birşey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İşte bunlar, oralara korka korka girmekten başka birşey yapmazlar.These! it was not for them to enter therein except in fear.
Âyetlerimizden birşey öğrendiği zaman, onu alaya alıyor.And when he cometh to know aught of Our revelations, he taketh it scoffingly.
İnkarcıların inkarı kayıptan başka birşey artırmazAnd for the infidels their infidelity increastth naught save loss.
Hiçbir benlik yaratılış kapasitesi dışında birşeyle yükümlü tutulamaz.No person shall have a burden laid on him greater than he can bear.
Öyle birşey yaparsak zalimlerden oluruz."Indeed (if we did so), we should be Zalimun (wrong-doers)."
Hardal tanesi kadar birşey olsa onu ortaya getiririz.And if there be the weight of a mustard seed, We will bring it.
Oysa sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük yapıp kimseden birşey de isteyemezler.You may know them by their mark, they do not beg of people at all.
Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise, şüphesiz hakikat bakımından birşey ifade etmez.They follow but a guess, and verily, guess is no substitute for the truth.
Dedi: "Babam, bizim için yaptığın sulamaya karşılık sana birşeyler vermek üzere seni çağırıyor."She said, “My father is calling you, to reward you for drawing water for us.”
Yüzsüzlük yapıp kimseden birşey de isteyemezler.They do not ask from people insistently.
Hiç kimseye zere kadar zulüm edilmeyecek. Hardal tanesi kadar birşey olsa onu ortaya getiririz.(We shall bring forth the acts of everyone), even if it be the weight of a grain of mustard seed.
Biz senin söylediklerinin çoğundan birşey anlamıyoruz.We do not understand much of what you say.
Kafir olanları, Allah katında, ne malları birşeyden kurtaRabilir, ne evlatları.Those who disbelieve, neither their riches nor their children shall save them from Allah.
Milletinin inkarcı ileri gelenleri: "Bu, sizin gibi bir insandan başka birşey değildir.The chiefs of the unbelievers said to the others, "He is a mere mortal like you.
Her kim dünya mükâfatını isterse, kendisine dünyalık birşeyler veririz.We shall give worldly gains to whoever wants them.
Günah yükü ağır olan kimse, onun taşınmasını istese, yakını olsa bile, yükünden birşey taşınmaz.Not the least portion of it can be carried (by the other). Even though he be nearly related.
Hiç Birşey YapmaYou have selected the "Default built-in sRGB profile"
Birşeyler ÇizildiDrawed Something
Olayı eklemek için gerekli birşey yok. @ info: statusNo payload to add event.
Etkinleştirmek için birşey seçmediniz.You did not select anything to enable.
Pasifleştirmek için birşey seçmediniz.You did not select anything to disable.
Etkinleştirilecek Birşey YokNothing to Enable
Pasifleştirilecek Birşey YokNothing to Disable
Bu eklenti ile web sayfaları dışında birşey okuyamazsınız.You cannot read anything except web pages with this plugin.
- Süreç birşeyler olmasını bekliyor.- Process is waiting for something to happen.
Sistem Ayarları hiçbir görünüm bulamadı, yapılandırmak için uygun birşey yok.System Settings was unable to find any views, and hence nothing is available to configure.
Bu küp karıştırılmadı. Bu nedenle çözülecek birşey yok.This cube has not been shuffled, so there is nothing to solve.
Panoda yapıştırılacak birşey yok.There is nothing in the clipboard to paste.
Eğer güncel belge içinde birşeyleri seçmisseniz, bundan sonra seçili olmayacak.If you have selected something within the current document, this will no longer be selected.
E- posta adresi alanına birşeyler girmek zorundasınız.You have to enter something in the email address field.
Arkadaşlarınızın ağında ilginç birşeyler olduNameSomething interesting has happened in your friends network
Gönderilecek birşey yok.Nothing to commit.
Sadece uygulamayı çalıştır. Başka birşey yapma.& Just start the application. Do not do anything else.
Yazdırılacak birşey yokNothing to print.
Gösterilecek birşey yok. Lütfen Lion Mail uygulamasını yapılandırın.Nothing to display. Please set up Lion Mail.
birşey yapdo something
Kaydedilecek birşey yokNothing to Save
Düzenli ifadeniz geçersiz, bir 'satır başlangıc' ından önce birşeyler var.Your regular expression is invalid, due to something preceding a'line start '.
Düzenli ifadeniz geçersiz, 'satır sonu' ndan sonra birşeyler var.Your regular expression is invalid, due to something following a'line end '.
Yapılacak birşey yoktı.What to do!
@jashurov: Tacikistan'da futbol, futbolun ötesinde birşey...@jashurov: Football in Tajikistan is more than just Football...
Polis birsey yapmiyor.Police is not doing anything against them.
Fakat bu söylendiği kadar basit birşey değil.But that's easier said than done.
Lider, "Gri bölge diye birşey yok."The grey zone does not exist.
UNMIK sözcüsü Remi Dourlot gazeteye verdiği demeçte, "Henüz ortada resmi birşey yok," dedi."There is nothing official as yet," UNMIK spokesperson Remi Dourlot told the paper.
İnsanlar gerçekten çalışıyor ve birşeyler yapıyordu.People were really working and doing something.
Annan, "Çok fazla sayıda insan için, kazanç hâlâ ulaşılabilen birşey değil," dedi. [AFP]"For far too many people, the gains remain out of reach," Annan said. [AFP]
Başka birşey değil." dedi.Nothing else," Ljevar told SETimes.
Bunların beşte dördü oylarının birşeyleri değiştireceğine inanmıyor.Four-fifths of them did not believe their vote would change anything.
Kesinlikle, bir açıklamam olsaydı, birşeyleri farklı yapmaya çalışırdım." dedi.Obviously, if I had an explanation, I would try to do something differently," Ljubicic said.
Veya askerler evlerin kapılarını çalarak teslim etmek istedikleri birşey olup olmadığını soruyorlar.Or troops will knock on people's doors and ask if they have anything to turn in.
Sırp bakan, "Çok şeyden vazgeçmeye hazırız, ama onların da birşeylerden vazgeçmesi gerekir." dedi."We are ready to give up a lot, but they should be ready to give up some things too," Jeremic said.
SETimes: Websitenizde ülkede birşeylerin değişmesini ümit ettiğinizi söylüyorsunuz.SETimes: On your website it says that you hope that something will be changed in the country.
Yunan halkı 1990'ların ortalarından beri yerleşik çıkar grupları hakkında birşeyler duyuyor.Greeks have been hearing about vested interests since the mid-1990s.
Bu, bölge istikrarı için iyi birşeydir."It is good for the stability of the region."
EPS'ye birşeyler yapılması gerektiği son derece açık.It is clear that something must be done with EPS.
Hükümet son 13 yıldır bu konuda birşeyler yapacağına söz veriyor.For the past 13 years, the government has promised to take action.
Parti hiyerarşisi Fisher'ın gerçek manada hiç birşey elde edemediğini anlamadılar.Yet the party hierarchy was well aware that Fisher had achieved nothing of real significance.
Işının sonunda yansıtabilmek için birşeylere ihtiyaç vardır.The necessity of something to reflect the end of the beam.
Hızlı etki eden (RA) insülin, yemeklerden ve birşeyler atıştırmadan önce verilir.Rapid acting (RA) insulin is given before meals and snacks.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
birşey ile cümle - Sayfa 20 - birşey kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App