Eğer insan doğadan birsey aldıysa bu sadece doğa ruhlarının izin vermesiyle mümkün olmuştur.Wenn der Mensch etwas aus der Natur nimmt, ist das nur möglich, weil es ein Naturgeist erlaubt hat.
Sadece çırağı Sidious birşeyler belirtmiştir ki bu da oldukça azdır.Ismo Leikola hat ein unklares Gemurmel entwickelt, das nur wenige notwendige Wörter enthält.
6-0 biten tie-breakte kendime aptalca birşeyler yapma diye temkin veriyordum.6. Strophe Einsiedel, das war missgetan, dass du dich hubst von hinnen!
Andersona göre "ulus" yapay olarak inşa edilen birşeydir.Die Bezeichnung „Ecton“ ist ein künstlich geschaffenes Wort.
Bu, hayal bile edemeyeceğim birşeydi.Eine Geschichte, die ich nicht schreiben konnte.
Başka birşeyimiz hazırda olsaydı onu yapardık."Si jamais nous l'avions fait, c'est lui qui serait venu ici ».
Her gün birşeyler öğreniyorum."Je l’étudie tous les jours. "
Bana hiç kimse birşey söylemedi, bilgi vermedi.Personne n'a rien vu, personne n'a rien entendu.
Bu, hayal bile edemeyeceğim birşeydi.Elle faisait quelque chose que je n'avais osé rêver.
Birbirlerinden uzaklaştıklarında, Quentin hala ona birşeyler hissetmektedir.Si bien se han distanciado, Quentin todavía tiene sentimientos por ella.
Her gün birşeyler öğreniyorum."Aprendimos todos los días.
Her zaman babasından birşeyler ister.Por lo general, busca el consejo de su padre.
Bu, hayal bile edemeyeceğim birşeydi.Algo que no imaginé ni en mis sueños más locos.
"Benim adım Boy ve bu benim seçimimdi hiç birşeyden asla pişman olmadım."Hice mi elección cuando joven y nunca me he arrepentido de ella."
Bana hiç kimse birşey söylemedi, bilgi vermedi.No se lo dije a nadie, ni a Menem.
Her gün birşeyler öğreniyorum."Ogni giorno si faceva qualcosa di nuovo".
Başka birşeyimiz hazırda olsaydı onu yapardık."Se tu fossi qui ora penseremmo a qualcosa di diverso».
Bana hiç kimse birşey söylemedi, bilgi vermedi.E non dissero niente a nessuno, perché avevano paura.
Televizyonda ilginç birşeyler var mı?Может, есть какая-нибудь интересная передача?
Başka birşeyimiz hazırda olsaydı onu yapardık."Если бы мы желали, мы сказали бы то же самое».
Bu, hayal bile edemeyeceğim birşeydi.О чём я никогда не мечтал.
Fakat daha sonraları böyle birşeyin aslında hiç olmadığını öğrenir ve Amy ile evlenir.По стечению обстоятельств он, не зная того, делает это в ночь пред свадьбой Эми.
Çok eski tarihlerde oluşmuştur ve her anlatandan birşeyler eklenerek büyümüştür.Это обличающая сказка, а каждого взрослого, к сожалению, уже есть в чём разоблачить.
Bu eğlence sektörü için harika birşeydir ama bu sanatçıların hepsine bakın Ne oluyor?حصلت هذه اللوحة على استقبال جيد، وأعجب الكثير من زملائ إيتي الفنانين.
Her zaman babasından birşeyler ister.Sempre consegue o que quer chorando do seu pai.
Bu, hayal bile edemeyeceğim birşeydi.Ela estava fazendo algo que eu não tinha ousado sonhar.
"Benim adım Boy ve bu benim seçimimdi hiç birşeyden asla pişman olmadım."Fiz minha escolha quando jovem e jamais a lamentei."
Bana hiç kimse birşey söylemedi, bilgi vermedi.Ninguém me consultou ou disse algo a respeito.
Her gün birşeyler öğreniyorum."Ia ouvi-la todas as noites”.
Her gün birşeyler öğreniyorum."Elke keer leren ze iets.
6-0 biten tie-breakte kendime aptalca birşeyler yapma diye temkin veriyordum.Verder zorgde de 6-in-6-uitlaten voor een uniek geluid.
Birbirlerinden uzaklaştıklarında, Quentin hala ona birşeyler hissetmektedir.Wanneer hij deze opent, is Quin alweer verdwenen.
Ar jūs darysite man valgyti? : Bana yiyecek birşeyler yapacak mısın?Przykłady: Je vais manger. → Będę jeść.
Her gün birşeyler öğreniyorum."Każdego dnia uczą się i poznają coś nowego.
Birşeyin yakınındaki nesneler veya bunların üzerinde gerçekleşen fiiller.Przetchlinki pozatułowia leżą albo na albo tuż obok jego części opadającej.
Sonra yanına oturttu ve hizmetlisinden yiyecek birşeyler getirmesini istedi.Poprosił, aby siostra przygotowała i podała mu jedzenie.
Ar jūs darysite man valgyti? : Bana yiyecek birşeyler yapacak mısın?Я можу це з'їсти? — Mimi save kakae ia?
Bu, hayal bile edemeyeceğim birşeydi.Те, про що я завжди мріяв.
6-0 biten tie-breakte kendime aptalca birşeyler yapma diye temkin veriyordum.Сухий відсів 0-6 мм відвантажувався споживачам окремим сортом без збагачення.
Birbirlerinden uzaklaştıklarında, Quentin hala ona birşeyler hissetmektedir.Když muž vyhledá Quentina na toaletách, Quentin uteče.
6-0 biten tie-breakte kendime aptalca birşeyler yapma diye temkin veriyordum.3–26 Měl jsem pocit, že se po mně něco chce...
Bana hiç kimse birşey söylemedi, bilgi vermedi.Neozval se však nikdo, nikdo neodpověděl.
Her gün birşeyler öğreniyorum."Noi toți vindem în fiecare zi."
Bu, hayal bile edemeyeceğim birşeydi.Fogok mutatni egy szabadságot, amit el sem képzeltél.
Başka birşeyimiz hazırda olsaydı onu yapardık."Havde vi haft noget andet klar ville vi have lavet det."
Başka birşeyimiz hazırda olsaydı onu yapardık."Om vi hadde hadde hatt hatt, ville vi tatt den av!».
Her gün birşeyler öğreniyorum."Fra nå av skal jeg trene hver morgen».
Vakti zamanında böyle birşeyin var olduğu fikri hatta gerekli olup olmadığı dahi kesin değildi.Men samtidig var dette helt naturlig, tro det eller ei.
Her zaman babasından birşeyler ister.Rokok buatannya selalu disukai ayahnya.
6-0 biten tie-breakte kendime aptalca birşeyler yapma diye temkin veriyordum.Pada skor 6–0 dalam babak tambahan (tie-break) saya berpikir dilarang melakukan hal-hal yang tidak perlu.
Ar jūs darysite man valgyti? : Bana yiyecek birşeyler yapacak mısın?Anda tidak mengerti, aku akan makan segalanya... - dua kali!
Her zaman babasından birşeyler ister.Cô luôn mong có được tình cảm từ người cha của mình.
Kale halkı bu sözleri duyunca korkuya kapılıp, yapacak birşeyleri olmadığını anladı.Khi nghe giọng nói của họ, tôi nhận ra họ đang sợ hãi và không biết phải làm gì.
Birbirlerinden uzaklaştıklarında, Quentin hala ona birşeyler hissetmektedir.一次机缘巧合见到Queenie后,凯扬隐约觉得自己认识Queenie。
Yapabilecek hiç birşeyi kalmayan Bainbridge de teslim oldu.하지만 여기서 포기하지 않은 것 중에서 임페라토르가 있다.
Birbirlerinden uzaklaştıklarında, Quentin hala ona birşeyler hissetmektedir.בזמן שהם מתרחקים זו מזה, לקוונטין עדיין יש רגשות אליה.
Her zaman babasından birşeyler ister.Тя поснтоянно иска пари от баща си.
Ancak komünistler'in üstün Fransızlara karşı yapabilecek pek birşeyi yoktu.Но се оказа, че и те не са кой знае колко по-мощни от френските .
Her zaman babasından birşeyler ister.Odgovore je najčešće tražila od svoga oca.
6-0 biten tie-breakte kendime aptalca birşeyler yapma diye temkin veriyordum.Postignut je remi 6:6, a zbog provale oblaka dvoboj je proglašen nevažećim.