Sanırım, inişten 100 gün sonra gibi birşeydi --I think it was, like, a hundred days after the landing --
Bu bizim "Yedi Dakikalık Terör" diye adlandırdığımız birşey.That's what we call the seven minutes of terror.
Yani, size şimdi bu Satürn sisteminin neye benzediği hakkında ufak birşeyler göstereyim.So, let me show you a little bit on what that Saturnian system looks like.
Bunlar animasyon veya benzer başka birşey değil.This is not animation or anything like this.
Ama onun hakkında garip birşey vardı.Made of ice. But there was something bizarre about it.
FOXO hakkında ilginç birşeyde ... ... formlarının farklı olmasıdır.Now the really cool thing about FOXO is that there are different forms of it.
İnsanlar, peyzajı değiştiren birşeylere ihtiyaç duyuyorlar. Sonuçta çölün ortasında yaşıyorlar.The people need something to change the landscape, they live in the middle of the desert.
Bir damla koyarsanız, o suya, herhangi birşeyin bir damlasını, sonsuza dek değişir.If you put one drop, one drop of something, in that water, it'll change it forever.
Bir bebek olmak nasıl birşey?So what's it like to be a baby?
Bu, mercan resifine dalmak gibi birşey. Tek farkı, aşağı değil, yukarı doğru ilerlemeniz.It's like scuba diving into a coral reef, except you're going upward instead of downward.
Size göstermek istediğim başka birşey daha var.And there's also something that I want to show you.
Konuşmamın sonuna yaklaşırken, size oldukça üzücü olan başka birşey daha göstermeliyim.I have to show you something unfortunately very sad at the conclusion of this talk.
Sanıyorum bize, yaşadığımız insan zamanı hakkında birşeyler söyleyebilirler.Well, I think they can tell us something about human time.
Birşeyler yaptım, yerine aynen geri koydum.I do something, put it back down again.
İnsanlar birşeylere kendi isimlerini vermeyi sever, Ay'daki kraterlere, ya da yeni hayvan türlerine.Now, people like getting their names on things, on craters on the moon or new species of animals.
İnsanlar elleriyle birşeyler yapmaktan uzaklaşıyorlar.People are getting away from doing hands-on stuff.
Diğer birşey de duyusal konular.Now, another thing is the sensory issues.
Şimdi şöyle birşeye bakalım, havayollarını güvenli yapacak sorunları çözelim.Let's just look at something like, you know, solving problems with making airlines safer.
Ama birşey var, ben iş deneyimi elde ediyordum.But you know what? I was getting work experience.
Birşeyler inşa ettim. Ve ayrıca verilen görevleri nasıl yapacağımı da öğrenmek zorundaydım.I was building things, and I also had to learn how to do assignments.
Annem "Tamam, hadi başka birşeyin de resmini yapalım" dedi.My mother said, "Well let's do a picture of something else."
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.They've got to learn how to do something else. Let's say the kid is fixated on Legos.
Ona baktım ve "Oh, hiç birşey görmüyorum." dedim.And I looked at it and I said, "Oh, I don't see anything."
İlk kesrimiz 4/9. Birşey bölü 180'e eşit.So, our first fraction, 4/9, is what over 180?
Bana başka birşey daha söylüyor.It tells me something else.
Şikayet ediyorsunuz. "Afedersiniz, adama birşey olursa kim sorumlu olacak?""Sir, who will be responsible if something happens to him?"
Dedi ki "Herkesin yapabileceği birşey yaptım,And he said, "I did what anyone could do," no big deal to jump on the tracks.
Ya da bu noktadan başlarsak böyle birşey olur. -Or if it started here, maybe its path would look something like this.
Daha kısa birşey yok mu?Isn't there something shorter?
Dünya dışı yaşam varlığını bilmek... ...ne kadar muazzam birşey olurdu.What a wonder, what a joy it would be... ...to know something about non-human intelligence.
Ahh. şubat'ta ise, şöyle birşeydir.Ahh. In February, something like this.
Son birkaç binyılda, gezegenimize sıradışı birşey oldu.In the last few millennia, something extraordinary has happened on Earth.
Ama son sekiz yıldır... ...tamamen farklı birşey yapıyorum.But for the past eight years, I've done something completely different.
Şimdi burda enteresan birşey var.Now, something looks interesting here.
Marshall Kay'in jeosenklinal döngüsü öğrendik; saçma sapan birşeydir.We learned of Marshall Kay's geosynclinal cycle, which is a bunch of crap.
Birşeyi ararken başka birşey bulduk.We were looking for something and found something else.
Bu tanımlama suyu yok sayarsak nasıl birşey ortaya çıkacağı üzerine.This is a characterization of what it would look like if you could remove the water.
Bilirsiniz, birşeyi başka birşeyden çıkartıp alacağız.You know, we're going to do this, we're going to take it away from something else.
Bunun sadece ekonomiyi geliştirmeye yarayan birşey olduğuna inanıyorum.I believe in just enriching the economy.
Bu olmaması gereken birşey.It should not be.
Daha evvel böyle birşey görmemiştim.I've never seen this before.
Eğer merak ediyorsanız bu virgüller birşey demek değilAnd in case you're wondering, these commas don't mean much.
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Then you saw what that device looked like, that the woman was using to fix her migraines?
Ama diyelim ki bir tane param var ve beş kere atıyorum belirsiz birşey kalmasınBut let's say I have 1 coin and I flip it five times, just so we have no ambiguity.
Birşeyi farketmeniz lazım.You have to realize one thing.
Fakat şimdi, son birkaç gündür, birşeyler görüyormuş.But now, for the last few days, she'd been seeing things.
Ve sen de birşeyler görmeye başlıyorsun.And you start to see things.
Bana birşeyler sormak istiyorlar.They want to ask me something.
Şimdi yapmamız gereken zihnimizde bu iki resmi biraraya koymak-- işte böyle birşey.So what we need to do now is put those two pictures together in our mind -- something like this.
Ve sağ köşede , hiç birşey hesaplamak zorunda değilsiniz.And in the right-hand corner, you don't have to calculate anything.
Seksi birşey olarak sundular.They tried selling it as sexy.
Üç gün sonra akla hayale gelmeyen birşey yapmış.After three days, she did an unthinkable thing.
Bir şeyi bir kez yaptım mı, başka birşey yaparım.Once I do something, I do something else.
Ne yapıyorum şu anda? Ah -- konuşmak isteyeceğimi düşündüğüm birşey de burada.Oh -- the other thing that I think I'd like to talk about is right over here.
Encas'ın manası, necaset'ten daha pis birşey demektir. Ve bu dünya necistir.Anjas, means something worse than just filthy, and the world is filthiness.
"Hiç birşey yapmadık" derler.They say "we have not done anything".
Biz birşey değiliz.We have nothing.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.But that's not stopping us from trying to figure it out anyway.
Bir çarpan, yine, bu tablolar gibi birşeydir.A factor, again, is one of these tables.
Nemlendiricili birsey sürmeyin.It could cause some type of build-up of sebum, and you don't want that to happen.