Yemeklere birşeyler karıştırmış olabilirler mi?Could they have put something in it?
O yüzden yemeklerimde birşey olamaz.So it could not be my food.
Size birşey göstermek istiyorum.I want to show you something.
Ama bizim gibi, Matt'in tepkisini izleyerek hakkında birşeyler öğrenebilir.But sort of like us, he can actually learn about it from watching Matt's reaction.
En sonunda size böyle birşey veriyor.Ultimately, it gives you this.
Ve bu ebediyen kalbimde saklayacağım birşey.And that is something I will keep in my heart forever.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.But he likes to carry things from place to place.
Bir tebeşir alıyor ve yere birşeyler yazmaya başlıyor.She takes a piece of chalk and begins writing something on the floor.
Evet burda aşağıda yapayım ; o zaman birşey silmem gerekmeyecek.So let me do it down there; I don't have to erase anything else.
Bu bahçenin birşeyler yetiştirmek için olduğunu..But surely they'll understand at the final stop
Ekonomide, birşey verirsen daha azına sahip olursun.In the ordinary economics if you give something, you will have less.
Sizden pek birşey istediğim yok.I don't have much to ask of you.
Birşeylerin arasında kalan bölgelere bizler genellikle pek güvenmeyiz.We usually distrust those areas that fall in between things.
Subtitles by @burak_akdoqan Sana zaten bildigin birşeyi anlatmama izin ver.Let me tell you something you already know.
Fakat acı sonunda dinecektir. ve başka birşey acının yerini alacaktır.But eventually, it will subside, and something else will take its place.
İnsanlar birşeyi yapamadığında sana da yapamayacağını söylerler.People can't do somethin" themselves, they wanna tell you you can't do it.
Eğer birşey istersen git ve al.If you want somethin", go get it.
Farkli birşeyler yapabileceğine inanmalısın.You have to believe that something different can happen.
Eger başkalarının daha iyi yaşaması için birşeyler yapmıyorsan, Zamanını boşa harcıyorsun.If you're not making someone else's life better, then you're wasting your time.
Bunun gibi birşey.So something like this.
Dostumuz Ting'e göre 6ıncı şef ölmeden önce sana birşeyler demişAccording to our friend Ting here What did our Sixth chief tell you before he died?
Dünyevi hayattan ne kadar uzak kalsan da ...Tien Yi Tong hakkında birşeyler duymuş olmalısınEven if you want to stay away from worldly matters ...you must have heard about Tien Yi Tong
Evet, Tien Yi Tong'da birşeyle oluyorYes, something happened to Tien Yi Tong
Ama ne yazık ki, şimdi bir araba takozundan başka birşey değilUnfortunately he doesn't look like much now
Benim için çok olağandışı birşey buI find it difficult to say that
İçindeki birşey duvarların ötesindedir. Onun herhangi bir duvara tırmanma ihtiyacı yoktur.Something inside is beyond walls, it doesn't need to climb any wall.
Zihnin senden birşeyler yapmanı ister, duvarı yıkmak ya da duvara tırmanmakgibi gibi.The mind wants you to do something like brake a wall or climb the wall.
Ama içte son derece sakin kalacaksın. Birşeyler çok sakin halde.But inside you will stay very calm; something is very calm.
Yani, birşey yapmak ya da yapmamakla ilgili herhangi bir stratejin yok.So, you don't have any strategies to do something or not to do something.
Onu yapıp birşeyler hakkında konuşursan sözcüklerinde bir güç olacaktır.When you do it and you speak something, your words will have some power.
Ve birşeyleri kendin keşfedeceksin.And you will discover something for yourself.
Ve onceden boyle birsey imkansizdi.Example:
Yani konu hakkında birşeyler biliyor, uzunluğu biliyor.So it knows something about the subject; it knows about the length.
Onlara söyleyecek yeni birşeyim yokI don't have anything new to tell them right now.
-Sanırım Dr. Walzer birşey...- I think Dr. Walzer would like to...
O zaman o anla düştüğü cuma günü arasında birşeyler değişmiş olmalıSo something must have changed between then and when it came down on Friday
Uzay dışı varlıkları ortaya çıkarma yasası dedikleri birşeyi geçirdilerCongress passed something called the Extra-Terrestrial Exposure Act.
İstersen yiyecek birşeyler varThere's food if you want.
Elde avuçta hiç birşey kalmamıştı.We drop down to nothing.
Dışarıdan yardım almak nadir olan birşey, özellikle de kız çocuklarının eğitimi konusunda.It is rare to get an exogenous investment in girls' education.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.She was in her grandmother's backyard, and she saw something that made her break down in tears.
Kariyerimi sürdürürken, birşey içimi her zaman kemirirdi.As I pursued my career, something was always gnawing away inside me.
Peki bu sorunlar hakkında birşeyler yapmak için Afrika'nın kapasitesi nedir?What about Africa's capacity to do something about these problems?
Bizim için iyi olan diğer birşey de, internetti.The other thing that's happened, which was good for us, is the Internet.
Ve ben bunu iyi birşey olduğu için söylemiyorum, ama bir şeydir, değil mi ?And I'm not saying this is a good thing, but this is a thing, right?
Siz beni muhtemelen dışarı atar ya da başka birşey yapardınız.You'd probably kick me out, or something.
Aslında, bu tür birşeyi bilgisayarlarla da yapabilirsiniz.But actually, you can do this kind of stuff with PCs.
Bununla ilgili hoşuma giden birşey daha var.There's a second thing I like about this.
Diyelim ki bir dükkandayız ve birşey satın alacağız ve dükkanda indirim var.So lets just say we're at the store and we're going to buy something and there is a sale.
Bu insanlar hakkında bilinecek çok önemli birşey.This is a very important thing to know about people.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.And I stopped expecting things to really change.
Yine de birşeyler veriyordum.Now I still gave -- on the outside it looked like I was still quite involved.
İlk olarak, belirttiğim gibi girişimcilik fikri yeni öğrendiğim birşeydi.The first one is, as I mentioned, entrepreneurship was a new idea to me.
Harika birşey, olağanüstü bir an.It's amazing. It's a wonderful moment.
Burada önemli birşey öğrenmiş olduk.And we learned something important there.
Dolayısıyla algıyı kötü etkileyen birşey yaptığınızda bir diğerine de zarar verirsiniz.So if you do something that's perceptually bad in one respect, you can damage the other.
Burada yeni birşey yok.There is nothing here that we don't know.
"Size birşey söyleyeceğim."I have something to tell you.
"Benim de söyleyecek birşeyim var... ...Bende HIV'lıyım... ...bunu herkese söylemeye çekindim" der."I too have something to tell you. I'm HlV-positive. I've been afraid to tell everybody."
Herhalde şöyle birşey: quiz , notlar,dersler bile yok.If students designed their own schools, what would school look like?