Ana içeriğe geç
Sözlük

birşey ile cümle

birşey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.He's making 45 molecules, and he's looking for a sandalwood, something that smells of sandalwood.
Bu, molekuler teshis ile aciklanmasi oldukca zor birsey.It's very hard to explain this by molecular recognition.
Evet. Birsey enerjiyi sogurursa, elektron yer degistirebilir.If something absorbs the energy, the electron can travel.
Ve olaganustu birsey gerceklesti:And then a magnificent thing happened:
İşte birşeyler yapılabilir, Afganistan gibi çok uç ortamlarda bile.So something can be done, even in such extreme environments as Afghanistan.
En ufak, en yumuşak, yumuşacık sesten, çok geniş kocaman ve muhteşem birşeye.The tiniest, softest, softest sound to something that is so broad, so huge, so incredible!
Her zaman birşeyler vardır -- şu yukarıda kulağa hoş gelir, burada pek birşeye benzemezThere's always something -- it may sound good up there, may not be so good there.
Ayni anda tek birsey yapiyorlar.They do one thing at a time.
[Hiç birşey duyamıyor][Inaudible]
Birinci yılın sonunda bile birşey almıyorsunuz, paranıza vadeye kadar dokunmayacaksınız.You're not going to get anything, even a year from now.
Oh, son birşey.Oh, and one last thing.
Hiç birşey söylemek zorunda değilsin.You don't have to say anything.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.But just being wrong doesn't feel like anything.
Burada, az önce söylediğim birşeyi düzeltmem gerek.So I should actually correct something I said a moment ago.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Except that then we freak out at the possibility that we've gotten something wrong.
Çünkü buna göre, birşeyleri yanlış yapmak bizde birşeylerin yanlış olduğu anlamına gelir.Because according to this, getting something wrong means there's something wrong with us.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.We think this one thing is going to happen and something else happens instead.
Ve bunun yerine başka birşey oldu.And something else happened instead.
Bunun yerine başka birşey oldu.And something else happened instead.
Bunu yerine başka birşey oldu.And something else happened instead.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.I was fortunate in finding things.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.But instead, I go out and I find things.
Tekrar tekrar çabaladık ama ondan başka birşey elde etmek mümkün olmadı.Well we tried and tried and we couldn't really get anything else out of it.
Epey süper birşey.And that's pretty cool.
Ama başka birşey daha var.But there's another thing.
İyi birşey mi oldu bugün?Did something good happen today?
Aman,bize iyi birşeyler olmasını diliyorum.Aigoo, I wish something good happened to us.
Neden? Birşey mi oldu?Why? <BR><BR>Did something happen?
Korktum... Yanlış birşey yapmaktan.I was afraid... that I might do something wrong.
Yerçekimi konusunda biraz birşeyler öğrendik.We've learned a little bit about gravity.
Elektrostatik konusunda biraz birşeyler öğrendik.We've learned a little bit about electrostatic.
Şimid yeni birşeyi, evrendeki temel kuvvetlerden birini öğrenmenin zamanı geldi.So, time to learn about a new fundamental force of the universe.
Yani tek-kutuplu birşeyiniz olabilir.So you could have monopoles.
Neredeyse bizim hiç-- bu bizim normalde birşey yapmadığımız çok geniş bir alan.It is almost-- it is a realm that we don't normally operate in.
Biz birşeyler yapmalıyız !We must do something!
Pinoko, aptalca birşey söylemePinoko, don't do that.
Bu noktada bir bakıma sapıkça birşey yaptık.And so we've done something here that is heretical.
Nasıl birşey olacak?What is to come?
Diğer verileri, bu sayfalar dolusu olan ve birşey söylemeyen diğer verileri bu şekilde özetliyoruz.All those other values, all those pages and pages of values that are full of nothing, we summarize.
Fakat sıra bunu gerçeğe dönüştürmeye geldiğinde, birşey aniden değişiyor.Well, transparency is scary -- (Roar)
Fakat bu tamamen yanlış birşey.But it's something completely wrong.
Evet, eğer uçmak istiyorsanız, kuşlara bakmanız iyi birşey, kuşlardan ilham almanız...Well, if you want to fly, it's good that you look at birds -- to be inspired by birds.
Evet diyelim ki elimde böyle birşey var.So let's say I have something like this.
Diyelim burada şöyle birşeyim var.Let's say I have this thing right here.
Böyle birşeye benzer.It's just going to look like that.
Ceplerinde birşey yok, değil mi Mike?Nurse: Nothing in your pockets, Mike?
Ceplerimde hiç birşey yok.Nothing's in my pockets.
Ve işte yine inanılmaz birşey oluyor.It's an incredible thing that's taking place.
O zaman ben birşey yapamam.Then I can't do anything.
Yapmamamız gereken birşeyi yapmak heyecanlı değil mi?Isn't it exciting doing something we're not supposed to do?
Her zaman çok da net olmayan bizden birşeylerin beklendiği duygusu vardır.Not only that -- we always have this vague notion that something's expected of us.
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"Well, why don't I do something?
Bu başsız vücutlar bir gün kadar yaşayabiliyor, fakat fazla birşey yapmıyorlar.These headless bodies can live for about a day, but they don't do much.
Dediğim gibi... Bu...Bu harika birşey.And I'm telling you ... (Laughter) It's a beautiful thing.
İnanılmaz cesaret verirdi -- göz kulak olurdu, birşeyler yapmak için.He was this amazing encourager -- this patron, sort of, to make stuff.
Dedim ki, bununla ilgili birşeyler var.So I thought, maybe there's something with this.
10 sene önce eğer böyle birşey yapmak isteseydik, dublörün tekini öldürmemiz gerekiyordu.Now, 10 years ago, if we wanted to do that, we'd have to kill a stuntman.
Fantastik birşeylerle doldurmak gerekiyor.It needs to be filled with something fantastic.
İçerideler işte - söyledikleri hiç birşeyi duyamıyorsunuz!They're in there -- you don't hear anything they're saying!
Size şimdi herhangi birşeyle hiçbir alakası olmayan başka birşey göstereceğim.I just want to show you one other thing that has nothing to do with anything.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod